YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Tek kelime ile sorumluyuz

AİLE

Meşhur hadisi bilmeyenimiz yoktur: “Hepiniz çobansınız, güttüklerinizden sorumlusunuz!”

Baba babalığından, anne anneliğinden, eş eşliğinden sorumludur. Tabiî bir aile ortamında herkes, kanunlardan önce vicdanlarının kontrolü altındadır. Sorumlu olmanın vereceği ince anlayış gerektiğinde uykusuz kalmak, seccadede gözyaşı akıtmak, bu sorumluluk idrakinin yükleyeceği kimliktir. Dua veya beddua ederek bu sorumluluğumuzu savamayız. Çocuklarımızın ve sorumlusu olduklarımızın gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılıyor olmamız da rahatlama gerekçemiz olamaz. Bilhassa çocuklarımızı, yaşadığımız zamana göre hazırlamanın baba ve anne olmanın içi doldurmayacağını kavramış olmalıyız. Onları yaşayacakları zamana göre donatmak, sorumluluk alanımızda olmalıdır.

Basit bir örnek olarak ele aldığımızda, çocuklarımızı TV veya bilgisayar teknolojisine göre koruma altına almamızın yeterli olmayacağını söylememiz doğru olacaktır. Mesela onların 20 yıl sonra yaşayacakları iletişim teknolojisi, kesinlikle bugünkü bilgisayar ve TV olmayacaktır. Bizim onları eğitirken kullanacağımız üslup, bugün önümüzde duran iletişim imkânlarıyla sınırlı olursa onları âdeta motorlu vasıta yarışına bisikletle sokmak gibi bir duruma havale etmiş oluruz.

Çocuklarımızın olaylara bakan gözlerini, muhasebe yapan beyinlerini onların yaşayacakları zamanlara göre düzenlememiz “sorumlu baba, sorumlu anne, sorumlu eğitimci” kimliğimizin gereğidir. Kitabımız Kur’an’ın ele alınmasında da aynı şeyleri söylemek mümkündür. Çocuğumuzun gelecekteki yaşantısı için onun Kur’an’ı ezberlemesini yeterli görmemiz yarın, Kur’an’ı ezber bilen ama fitneler önünde ne yapacağını bilmeyen bir insan tipi üretmemiz demektir. Bu ise, sorumlulukların yerine getirilmemesinden başka bir şey değildir. Bu nebevi ikazı şu şekilde anlamamız mümkündür:

Herkes sorumludur, herkesin de sorumluluk alanları bellidir. Bu sorumluluğu bize yükleyen imanımızdır, yani mü’min olmamız başıboş olmamıza manidir. Hangi kimlikle nerede bulunuyorsak, imanımız bize orada bir sorumluluk yüklemiştir. Bu sorumluluğumuzu icra edeceğimiz yer dünya hayatıdır. Ahiret, sorumluluk değil, sorumlulukların sonuçlarının görüldüğü yer olacaktır. Buna göre mü’min insanın sorumluluğu, insan olarak bulunduğu her yerde ve insan için olan her iştedir. Bunu baba olarak gördüğümüzde babalık, anne olarak gördüğümüzde annelik, komşu olarak gördüğümüzde komşuluk, idareci olarak gördüğümüzde de idarecilik olarak isimlendirebiliriz.

.(Değerli fikir adamı Yaşar DEĞİRMENCİ'ye teşekkürler)

 

03.08.2015
Bu yazı 1004 defa okundu.

Diğer Yazıları