YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

TERBİYE TARLASI (1)

Eskiden kendisinden terbiye alınan kimse için terbiyesinden terbiye satın almak deyimi söylenirmiş. Mazinin “terbiyesini” almak bedava iken “eğitim” bu topraklarda çok pahalıya mal oldu.

Maksat mideyi doldurmak değil, ikram esnasında gönülleri edibane sözler ile beslemekti. Nimete nankörlük olmasın ama, geçen davet edildiğim bir yerde loş ışığa denk getirilip terbiyesiz bir köfte yedim, köfte miydi yoksa çamur muydu belli değil. Sıcak lavaşın yanında tereyağı ile verilen deri çökeleği ve akabinde sunulan tavuk da iyi terbiye edilememişti. Çökelekten çok deri tadı kaldı ağzımda. Çekişte ‘tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin’ ise daha acıydı, tam olmamıştı.”

Muallim Bey’in, davet edildiği öğrenci velisinin evindeki yemek ile alakalı intibası bu minvaldeydi. İyi bir gurme/ tatbilir olan Muallim’in et ve yemek hususunda terbiye mevzusuna bu derece dikkat etmesine hicabımdan menekşe misali, boynumu büktüm. Lakin Muallim Bey’in beni, yemekte, tavuk terbiyesinde sos için kullanması hoş da, eğitim/maarif sahasında ismimi zikretmemesi ise hüzünlendiriyordu. Asıl yerim eğitim dünyası iken kendimi mutfakta baharatların, sebzelerin arasında söylenirken buluyordum. Muallim Bey’e hatırlatırım ki, bu kadar dar manalı bir kelime değildim. Modern zamanlarda görgü diye tesmiye edilen, baştan aşağıya edep ile kuşanmış, dili, gönlü, davranışı, ruhu kemale erdiren akıllı uslu bir kelimeyim ben; terbiyeyim.

İnsanlar sadece karnını doyururken bir lezzet almak için söylememeliydi beni. Bu yemek vesilesi ile Muallim Bey’e kendimi anlatmalıydım. Adab-ı muaşeret, hüsn-i ahlak noktasında ruhun, nefsin dizginlenmesi için, eğitimin hakiki manasında icrası için bana ihtiyaçlarının olduğunu biliyordum. Öğretmen-öğrenci-veli, hepsi iyi bir neslin yetiştirilemediğinin, sadece eğitimin/bilmenin insanı insan yapmadığının, bir şeylerin eksik olduğunun farkına varmışlardı(Kaynakça:ÜMİT YÜKSEL İnsan ve Hayat/ EYLÜL 2014)

11.02.2016
Bu yazı 1248 defa okundu.

Diğer Yazıları