YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

TERBİYE TARLASI (2)

Daha eğitim-öğretim kelimesi, tedavülde yok iken maarif dünyasında bizim adımız tavuk terbiyesi ile değil, talim ve terbiye diye ad alıp, nam salmıştı. Talimden söz açılmışken hangi manalara geldiğime lugatten baksak daha isabetli olurdu: 1. Besleyip yetiştirme, büyütme. 2. ilim ve edeb öğretme, te’dîb, talim, tehzîb-i ahlâk: Kızına asıl terbiye verecek vâlidesidir; çocuk ilk terbiyeyi ailesinden görür. 3. Alıştırma, ülfet ettirme, te’nîs, talim: Ayıyı, maymunu terbiye ederler, terbiye olmuş at. 4. Edeb öğrenmesine medâr olmak üzere hafif sûrette ceza verme, te’dîb 5. Bazı yemeklere yumurta ve limon yahut sirke ve salça vesaire ilâvesiyle lezzet verilmesi, soslanması: Çorbayı, pilici, yahniyi terbiye etmek.

Aslımı sorarsanız Arapça rab kökünden tefil babına nakledilerek mastar halinde gelirim. Manam: Büyütmek, yetiştirmek. Muallim Bey, daha teferruatlı anlatmak isterim. insanın zihni, kalbi bir tarladır ki orada iyi de kötü de yetişmeye imkan bulur. Lakin bu tarla kötü şeylerden temizlenmez, terbiye edilmezse karmaşa bir hayat ortaya çıkar. Terbiye tarlası ise ‘eğitim’ kelimesi ile talan edilmiştir. Zira eğitim kelimesi dil inkılabında Divanü Lügati’t-Türk’ten benim yerime devşirilmiştir. Etimolojik olarak da eğitim, iğdiş ile aynı kökten gelmiş, eğdişmek, eğitmek ve eğitim şeklinde terbiye tarlasına kurulmuş ve bu tarlayı kurutmuş.

 

Mualim Bey, eskiden terbiyeden mahrum olanlara, görgüsüz kimseler için terbiye fukarası denilirmiş. Siz de zamanımızda böyle insanları müşahede etmişsinizdir. Diyeceğim o ki başımızda hakiki manada mürebbi eksikliği var. Eskiden kendisinden terbiye alınan kimse için terbiyesinden terbiye satın almak deyimi söylenirmiş. Mazinin terbiyesini almak bedava iken eğitim bu topraklarda çok pahalıya mal oldu.

 

Şimdi sen iyi ahlak sahibi olmayan, terbiyeden mahrum büyüyen öğrenicilerden dert yanıp, onlar için üzülüyorsun. Bazen ‘Bu gidiş nereye?’ diye de ders esnasında masaya kolunu dayayıp kara kara düşünüyorsun. işte ben de diyorum ki daha bir asırlık olan ve devamlı değiştirilen eğitim sisteminden önce ne vardı? Merak et, araştır, soruştur. Talim ve terbiye gibi iki tane kelime sana maarif dünyasında çok güzel sistemli bir kapı aralayacaktır.

 

Arapça bir lügatte, araba beygirinin dizginine de terbiye ismi verilirmiş. Şimdi söyle, nefsi dizginlemeden, terbiye etmeden, ancak öyle bir terbiye ki, Rab’den iştikak eden Rabbanî bir terbiye olmadan tesirli, isabetli ve sistemli bir eğitim tarlası kurmak ve bu tarladan bereketli bir hasat mümkün mü? Cevabını yemekten sonra çay içerken bir tefekkür et, derim.

(Kaynakça:ÜMİT YÜKSEL İnsan ve Hayat/ EYLÜL 2014)

 

12.02.2016
Bu yazı 1219 defa okundu.

Diğer Yazıları