YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

"Türkiye, İngilizlerin saldırısını püskürtebilmek için Yahudilerle anlaşıyor! "

Türkiye'nin son hamleleri ülke menfaatine olsa da zaruretler bazı durumları mübah kılıyor.Konu, memleket olunca teferruatlarda takılmak pek de doğru görünmüyor. Ancak stratejik hamleler bazen de kimlerle dans ettiğimizi flulaştırıyor. Dikkatlerimizi bu noktaya odaklamak en doğrusu gibi geliyor. Stratejik hamlelerin nelere mal olabileceğini ve nelere gebe olduğuna dair ikazları, değerli fikir adamı Yusuf Kaplan çok güzel analiz ediyor. Serlevha ettiğimiz konuya dikkat çekmemizin sebebi de hamlelerde, satrançtaki taşları yerli yerine oturtulmasıdır. Yusuf Kaplan şöyle diyor Yeni Şafak’taki yazısında:

İnsan türü, ezberi çok seviyor: Ezber, rahatlatıyor insanı; kafa konforunu rahatsız etmiyor çünkü.

 

Ezberlerle yaşıyoruz; üstelik de ne olduğunu, ne'ye ve nereye dayandığını, nereden kaynaklandığını çok iyi bilmediğimiz ezberlerle.

 

O yüzden ezberlerimizin altüst olması, en son düşüneceğimiz şey. Dedim ya: Kim rahatının kaçmasını ister?

 

Ama bu yazıda ezberlerinizi yerle bir edeceğimi söyleyeyim yazının başındayken.

 

KAPİTALİST SİSTEMİ İNGİLİZLER KURDULAR. AMA...

 

En büyük ezberlerimizden biri şu: Dünyayı İngilizlerle Yahudiler el ele, kol kola, omuz omuza vermişler, keyiflerine göre yönetiyorlar!

 

İkinci bir ezber de şu: Dünyayı Amerikalılarla Avrupalılar yönetiyor.

 

Şimdi bu iki ezbere yakından bakalım, nasıl döküleceğimizi göreceksiniz: Dünyayı görünüşte Washington şekillendiriyor ama sadece görünüşte! Washington ya da Amerika, Yahudi hegemonyası demek.

 

Amerika, küresel sistemin sopasıdır; kaba güçtür, beyin değildir.Küresel sistemin beyni, İngilizlerdir. İki büyük sanayi devrimini İngilizler yaptılar. Cârî kapitalist küresel sistemi, İngilizler kurdular.

 

Adına ekonomi-politik devrim dediğimiz, insanı “homo economicus” / “ekonomik insan” olarak tanımlayan vahşî, gayr-ı insanî, insanı ezip geçen bir sistem bu.

 

Makinayı insanın önüne geçiren, insanı makinanın peşinden sürükleyen,insanı makinaya, paraya, üretime kilitleyerek hapseden, ontolojik olarak katleden bir sistem.

15.07.2016
Bu yazı 818 defa okundu.

Diğer Yazıları