YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

ANAYASA MAHKEMESİ GLOBAL DEĞİL;MAHALLÎ HARAKET EDİYOR!

 Anayasa mahkemesinin Türban ile ilgili kararından sonra oturup Anayasa mahkemesi üyelerinin hayata bakış açılarını anlamaya çalıştım. Bu anlama işine de ilk olarak özgeçmişlerini araştırmakla başladım.

11 asıl üyeli bu mahkemenin ikisi dışında hayatlarının herhangi bir dönemini Türkiye dışında geçirdiğine dair bir bilgiye rastlamadım.

İnsan bir karar verirken sahip olduğu bilgiye dayanarak karar verir. Bilgi edindiğiniz yollar da sizin yaşadığınız çevre ile kısıtlı olunca verdiğiniz kararlar günümüz insanının ihtiyaçlarına cevap vermeyebilir.

Düşünsenize; ömrünüzün büyük bir bölümünü aynı şehirde geçirmişsiniz, liseyi, üniversiteyi çalışma hayatını vb.

Bunun üzerine dostlarınızı da sizinle aynı görüşte olan insanlardan seçtiyseniz bırakın dünyayı, kendi ülkenizdeki insanların yaşam tarzlarının ne olduğunu nasıl anlayacaksınız?

İnsanlar hukuki konularda karar verirken sadece hukuka bakarak karar vermezler. Verdikleri kararların içinde konunun başka ülkelerde nasıl uygulandığı, sorunun başka ülkeler tarafından nasıl çözüldüğüne dair ipuçları da dikkate alınır.

Mesela sizler hayatınızda Amerikanın en ünlü üniversitelerinde,(Berkeley, Stanford,) insanların başörtüleriyle eğitim gördüklerini bilmezseniz vereceğiniz kararların evrensel bir nitelik taşıyıp taşımadığını anlayamazsınız!

Bu nedenle Anayasa Mahkemesi üyelerinin kararlarının tartışılmasında küresel bir dünyada yerel kalmalarında buluyorum.

Batı kültürü hakkında hiçbir bilgisi olmayan bu insanların, sadece Ankara’nın bürokratik ortamının eseri olan kararlar dışında başka bir seceneğin zor olduğunu bende biliyorum..

Batı kültürünü gören, orada bir süre eğitim gören insanların özgürlükler konusunda hatalı kararlar verebileceğini düşünemiyorum.Anayasa mahkemesine tavsiyem üyelerini belirli aralıklarla çeşitli ülkelere soyal içerikli araştırmalara göndersinler.

Batıda hayatından kastım, peşin hükümsüz bir şekilde insanların hayat  tarzlarının sistemler için tehlike olmadığını görmektir.

Yoksa sözde yazarlarımız gibi, otel odasından manzara izlemeyi kast etmiyorum.

İnsan fildişi kulesinde yaşadı mı çok fark etmiyor. Yurtdışında da fildişi kuleleri vardır. Oraya gidip te otellerinin dışına çıkmayan uluslar arası filleri batı toplumunu bilen insanlar olarak görmek Türkiye’deki fillere hakaret olur.

Bu nedenle üniversite döneminde her gencin devlet tarafından en az bir yıl eğitimlerini batıdaki herhangi bir ülkede devam etmeleri gerektiğini düşünüyorum

 

27.06.2008
Bu yazı 1892 defa okundu.

Diğer Yazıları