YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

BİLGİ ÇAĞINDA BİLGİSİZ,İRFANSIZ VE TEFEKKÜRSÜZ BİR TOPLUM İNŞÂ ETMEK (*)-8-

 

SONUÇ:
 
      Bilginin en büyük güç olduğu üçüncü binyılda bizler ne kadar bu-nun farkındayız?Yaldızlı laflarla nitelikli bilgi ve bilimi hayatımıza yer etmesini sağlayabildik mi? Buna çaba sarf ediyor muyuz?Kuru bilgilerle bilimcilik mi yapıyoruz?
 
     Çarpıcı bir araştırma sunalım:
 
     1996 yılında 27 ülkede 32 bin öğrencinin katıldığı çok geniş bir kamuoyu araştırması yapıldı. Araştırmanın adı ’Gençlerin Tarih Bilinci Üzerine Karşılaştırmalı Avrupa Projesi’ydi. Bu projeden ilginç sonuçlar çıktı. Katılan ülkeler şöyleydi: Türkiye, Fransa ,İskoç-ya, İngiltere / Galler, Belçika, Almanya, Güney Tiroller, İtalya, İspan-ya,Portekiz, Filistin, İsrailli Araplar, İsrail, Yunanistan, Bulgaristan, Hırvatistan, Slovenya, Çek Cumhuriytei, Macaristan, Polonya, Ukray-na, Rusya, Litvanya, Estonya, Finlandiya, İsveç,Danimarka, Norveç, ve İzlanda. Köber Vakfı’nca desteklenen ve Türkiye’de Tarih Vakfı’ nın yürüttüğü, bu araştırmaya Türkiye’nin çeşitli kentlerinden 1229 öğrenci katıldı. Hepsinin yaşları 14-15 arasında değişiyordu İşte bazıları: 1- Türk öğrenciler, tarih öğretmenini en az dinleyen kesim.2- Aile büyüklerinin anılarına bütün ülkelerde çocuklar inanıyor. İnanmayan dört ülkenin çocukları:Rusya, Çek, Alman ve en az inanan da Türk çocukları! (Hürriyet Pazar,12 Aralık1999).Araştır-madan ilginç sonuçlar ortaya çıktı.
 
   İlginç ve düşündürücü bir anektodu nakledelim:
 
 Türkiye’ye Japonya'dan bir eğitim heyeti gelir. Temas ve incelemeler yapacak, neticeyi yetkililere aktaracaklar.Gerektiği kadar da ikili iş-birliği gerçekleştirecek. İşler buraya kadar çok iyi...
 
   Japon heyeti yurdumuzun bazı bölgelerinde gerekli incelemelerini yapar.
 
 Sonra Bakanlıkta toplanırlar. Heyetin hakkımızdaki tespiti ilginç:
 
 “Sizin çocuklarınızda milli şuur yok.”
 
   Bizimkiler şaşırır! Bizim çocukla­rın damarlarındaki kan milli duy-gumuzun kaynağıdır.Yine de fazla ses çıkarmazlar! Ne de olsa misa­firdir! Bizimkiler sorar:
 
 “Peki, sizin gençlerinizde milli şuur var mıdır?”
 
   Japon uzmanları anlatmaya başlar. “Biz gençlerimize ilk mekte­be başlamadan şok testler uygula­rız. Mesela uçak gibi hızlı giden trenlerimize bindirir, bir tur yaptırı­rız. Çok katlı yollardan da geçen tren, onları şöyle bir sarsar. Mini mini çocuklarımız teknolojinin bu baş döndürücü neticesini görerek bir şoke olurlar.
 
   Sonra...Bu şoktan sonra Hiroşima'ya götürürüz. Bölgeyi aynen koru-yoruz.Bombalanmış bu bölge hakkında bilgilendirir;değil hay­van, bit-kinin bile yeşermediğini gösteririz. Ve deriz ki Eğer sizler çalışmaz, sizden öncekileri geçmezseniz vatanınız, işte böyle düş­manlar ta-rafından bombalanır. Hiç­bir canlı yaşamayacak biçimde size bı-rakıp giderler.
 
   Çalışırsanız, bindiğiniz hızlı tren­leri bile geçecek yeni vasıtalar ya parsınız. Gerisi sizin bileceğiniz iş. Çocuklarımız bununla ikinci bir şok daha yaşarlar. Sizlere şunu hatırlatalım ki, Türkiye'de birçok teknik elemanlarımız bulunmaktadır. Bun­ların herhangi birine bu konuyu so­rabilirsiniz.
 
   Bizimkiler şaşkınlık içinde sorar­lar:
 
 - Peki ya Türkiye için tespitiniz var mı? Varsa müşahedeleriniz nedir?
 
 Japonlar; “Elbette var derler. Bizimkinden çok daha önemli. Bir tanesi Çanakkale Savaşları'nın oldu­ğu bölge. Bu bölümü gençle-rinizin şok olması için yeter de artar bile. Bir metre kareye altı bin merminin düştüğü savaşta, Türk'ler her şeye rağmen galip çıkıyor, olamayacağı olur hale getiriyorlar. En son teknolojiye ve donanıma meydan okuyarak, inancın galip geldiğinin ispatını yapıyorlar. Üstelik karşılarında tek bir düşman değil, müttefik güç­ler; sizin tabirinizle yetmiş iki millet var"
 
   Japonlar çocuklarına;Japon millî şuurunu vermek için Hiroşi-ma ve Nakazaki’ye götürerek; nereden nereye geldiklerini bellek-lerine sindirip; millî şuurlarını her daim canlı tuttukları halde; bizim de millî uyanışımız bu şehit topraklarda yatmasına rağmen; şuursuzluğun zirvesini yaşıyoruz.Varlık içinde yokluğa mahkum vaziyette millî şahsiyetimizin berheva olmasına seyrici kalıyoruz.
 
   Bizdeki “bilimselliğin”sonucu…
 
   
 
        OKUMAYI HAYATIN MERKEZİNE ALMAK
     Okumayı merkeze almayan fertlerden teşekkül etmiş bir cemiyetin geleceğe yönelik bir iddiasının ne kadar “iddialı “ olduğu şüphe götürmez bir hakikattir.
 
     Doğru oturup doğru konuşalım:Müslüman-Türk milletinin bir ferdi olarak “Oku Emri”ne ne kadar sadığız?
 
     Kendimizi ne kadar sorguluyoruz?
 
     Boş vakitlerde okumak şeklindeki bir anlayışın bizleri ne kadar güçsüz, takatsiz bıraktığının farkında mıyız?
 
     .Bizler Müslüman olmakla; düşünen ve kitaba, ilme, alime büyük değer veren bir millet olduk.Şimdi ise bu değerlere düşman bir millete dönüştük!
 
§       Nizamü’l-Mülk, Fatih, Yavuz.. gibi devlet büyüklerinin en bü-yük özellikleri bazen günde 8 saat kitap okumalarıdır.Biz kaç dakika okuyoruz?
 
§       İhtişamlı devirlerden sonra duraklama ve gerileme ile beraber kitap okumaz hale geldik.Çünkü bize bu ihtişamı sağlayan “Oku” Emri’ne yüz çevirdik!
 
§       Matbaanın Türkiye’ye gelişinden (1727) 19. Asrın sonlarına kadar, basılan kitap sayısı 5 bin civarındadır.
 
§       20. Yüzyılın başlarında ancak basılan kitaplarla beraber tüm Osmanlı’nın kitap mirası 35-40 bin civarındadır.
 
§       1930-1932 yıllarında bir kitap 300 adet basıldığında sevinilirdi.
 
§       1940-1946 yılları arasında Türkiye’de gazete tirajı, İkinci dünya savaşı gibi toplumu ilgilendiren çok önemli bir hadise olmasına rağmen, 30 bin civarındadır.
 
§       Bu tiraj ancak 1947 de 70 bine doğru çıkabilmiştir.
 
§       Ülkemizde 73 milyon insan olmasına rağmen günümüzde günlük 4.5 milyon gazete satılabiliyor(Yay-Sat raporlarına göre).
 
§       “Nasıl   okumalıyız ? “ sorusunu cevaplamadan önce ,”niçin   okumalıyız ? “   sorusunun cevabını bulmalıyız
 
Ø    Kitaba   uzak bir toplum fikirsiz toplumdur . Fikirsiz   toplum ise toplum değil, sadece bir yığındır. Çilesiz, kimliksiz ve başkaları   tarafından kullanılagelen bir toplum.
 
§       Bilgi çekirdektir. Çatlayıp bilgi   vermesi için   uygun bir toprağa atılması gerekir.
 
 
 
     Kitaba bir yılda kim ne kadar para vermiş bilmek istiyor musunuz?
 
       Kişi Başına
 
§       Norveç’li                     137 Dolar.
 
§       Alman                           122 Dolar
 
§       Belçika’lı                     100 Dolar
 
§       Avusturya’lı                 100 Dolar
 
§       Güney Kore’li             39 Dolar
 
§       İspanya’lı                     39 Dolar
 
§       Dünya Ortalaması       1,3 Dolar
 
§       Türkiye’li                    0.45 Dolar( 45Sent)
 
 
 
                                 *****
 
 
 
Meşhur Çiçero, köy evine   çekildi. Bütün hayatı da şu cümle ile özetleyiverdi:
 
BİR KİTAPLIGIN VE BİR BAHÇEN VARSA HİÇBİR EKSİĞİN YOK DEMEKTİR...
 
                                   *****
 
§       Kitap, ömrü   uzatmanın   en iyi ilacıdır. Kim ki kitap sever ve okur, onun yaşayışı dolu ve zengin olur. Zira   insanın baş düşmanı boşluk ve tembelliktir ki bu da stresi   doğurur . Stresler de insanın ölüm alarmlarıdır.
 
   Düşünmeden öğrenmek faydasız, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir”
 
§       ” Kitap okumakla   insan zekası   gelişir ”  
 
§         “Dünyayı yöneten   KALEM , MÜREKKEP VE   KAĞITTIR” 
 
§       Kitap,düşünce bahçelerinden devşirilmiş bir buket çiçek, DÜNLE YARIN ARASINDA çetin bir yolun yolcusu olan insanın önüne serpilmiş bir kucak ışıktır.
 
                                  *****
 
 
 
 
 
İbn-i Rüşt: Sadece evlendiği gün ve babasını kaybettiği gün kitap okuyamamıştır.
 
 Ely Burn :İsmindeki bir demirci, boş vakitlerini değerlendirerek 8 dil ve 22 Avrupa Lehçesi öğrenmiştir.
 
 Churchill: Yurt dışı seyahatlerinde okuyacağı kitaplar kalacağı otele yerleştirilirmiş.
 
Maison Good: Londra’da hastalarını ziyarete giderken araba içinde Lukretiyus adlı meşhur eseri tercüme etmiştir.
 
Amerika’lı yazar Marjorie Holmes: Dört çocuk annesidir. Yüzlerce makale ve 17 kitap yazmıştır. “Disiplinliyim, planlıyım. Heveslerime karşı koymayı ve zamanımı tanzim etmeyi erkenden öğrendim” demiştir.
 
ABD Başkanlarından Abraham Lincoln;
 
§       Çocukluğunda bir çiftçinin yanında   ırgat olarak çalışırken çift sürdüğü hayvanlara istirahat verdiğinde kitap okuyarak bazı okulları dışardan bitirmiştir.
 
§       Bakkal çıraklığı yaparken de müşteri gelmediği zamanlarda kitap okuyarak liseyi ve üniversiteyi bitirmiştir.
 
                            ******
 
       Kişi başına düşen kitap sayısı     
 
§       Almanya’da   1000 kişiye 2.700
 
§       Rusya’da      1000 kişiye 18.000
 
§       ABD’de         1000 kişiye 12.000
 
§       Japonya’da   1000 kişiye 1.100
 
§       Türkiye’de     1000 kişiye 7 kitap düşer.
 
Basılan kitap sayısı
 
§       ABD’de bir yılda 72.500 kitap basılıyor.
 
§       Rusya’da 38.000
 
§       Almanya’da 49.000
 
§       Japonya’da 42.000
 
§       Türkiye’de 7.000
 
§       Türkiye kumarda dünyada ikinci
 
§       İsrafta birinci
 
§       Alkolde üçüncü
 
§       Sigarada dördüncüdür.
 
       ******
 
 
 
   Odanın ortasında bir masa. Masanın üstünde bir sandalye . Sandalyeninde üstünde elinde kitabını okumaya çalışan bir mütefekkir: CEMİL MERİÇ...
 
   Gözlerindeki rahatsızlığın okumasını zorlaştırdığı bu yıllarda, okuma açlığını bu şekilde gidermeye çalışıyor. Bunu yaparken tavandaki lambanın ışığından faydalanıyor. Çünkü lambayı kendisine yaklaştıracak bir -iki   metre kabloya vereceği paranın hesabını yapmak zorunda...
 
“...Düşman bir çevrede   ister   istemez    kitaplara kaçıyorum. Yani düşünce ve edebiyata hür düşünce sonunda yönelmiyo-rum. Yasamak için   kendime   bir dünya inşa   etmek zorun-dayım! Kitap bir liman benim için, kitaplarda   yaşadım ve ki-taptaki insanları   sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap be-nim has bahçemdi. Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplar-dı.’’
 
                       ******
 
§       Beş yıl sonra bugüne göre iki konu dışında aynı kalacaksın: Bu süre içinde tanıdığın insanlar ve okuduğun kitaplar. (MacMillan)
 
§       Sadece akıllılar fikir sahibi olurlar; insanların geri kalanı fikirlerin eseridir. (Colerige)
 
§       Küçük kafalar kişileri,
 
     Normal kafalar hadiseleri,
 
     Büyük kafalar ise fikirleri konuşur.
 
§       Gençler, ihtiyarların aptal olduklarını sanırlar, ama ihtiyarlar gençlerin aptal olduklarını bilirler. (George Chapman)
 
§       Milletin genç unsurları bozuk olmaz. Onlar ancak yetişkin insanlar bozulduğu zaman bozulur. (Montesguie)
 
 
 
     Bilgi,sadakatin varlığını öğretir.
 
    İrfan,sadakatin bütün benliğe nüfuzuna sebep olur.
 
   Tefekkür ise,millet ve memleketi için:“ Hizmet muvaffak olsunda varsın bizm yerimiz caminin pabuçluğu olsun“ prensibini hayatının merkezine yerleştirir.
 
   Albert Einstein’ın dediği “ilimsiz din topal;dinsiz bilgi de kördür.“
 
          Artık,nitelikli bilgi ile donatılan nesil, gücünün farkında olarak-Necip Fazıl’ın ifadesiyle-:
 
          “ Surda bir gedik açtık, Mukaddes mi mukaddes; Ey kahpe rüzgar ne yandan esersen es” rahatlığıyla gelecek vizyonunu çizecektir.
 
 
 
 
 
FAYDALANILAN KAYNAKLAR
 
*Bu makale Mesut MEZKİT'in Pamukkale Üniversitesi'nde yapmış olduğu sunumun gözden geçirilmiş halidir.
 
BABUNA ,Cevat, Gerçek Hayat Dergisi, Nisan-2004,İstanbul
 
ÇÜÇEN,A.Kadir,Bilgi Felsefesi,Asa Yayınları, Bursa-2009
 
DOĞAN,D.Mehmet,Büyük Türkçe Sözlük,Rehber Yayınları,İstanbul-1990
 
DRUCKER,Peter F.,Trc.:ÇORAKÇI,Belkıs,Kapitalist Ötesi Toplum,İnkılâp Kitabevi,İstanbul-1994
 
EROĞLU,Feyzullah,Davranış Bilimleri,Beta yayınları,İstanbul-2010
 
HALDUN,İbn-i,Trc.:KENDİR,Halil,Mukaddime I,Yeni şafak Yayınları,İstanbul-2004
 
HÜRRİYET Pazar,12 Aralık1999
 
KARAMAN,Hayrettin,Bilgizlik ve İletimşizlik Çağı,İzlenim Dergisi, Sayı:30,Şubat-1996,İstanbul
 
MENGÜŞOĞLU,Takiyettin,Felsefeye Giriş,Remzi Katibevi,İstanbul,1992
 
NASR,Seyyid Hüseyin,Trc.:YAZAR,Yusuf,Bilgi ve Kutsal,İz Yayıncılık,İstanbul-2001
 
ÖĞÜN ,Süleyman Seyfi,Türkiye Günlüğü Dergisi, Sayı:75, 2003, İstanbul
 
PALECEK, Mike, Trc:Berkay Öbek,Kapitalizm Bilime Karşı, Le Monde Diplomatique Türkiye Ekim-2009,İstanbul
 
TABAKOĞLU,Ahmet,Toplu Makaleler I,İktisat Tarihi,Kitabevi,İstanbul-2005
 
TURGAY,Nurettin,Şamil İslam Ansiklopedisi,Tefekkür Maddesi,Akit Yayınları,İstanbul-2000
 
TÜRKDOĞAN,Orhan,Bilimsel Araştırma Metodolojisi,Timaş Yayınları,İstanbul-2009
 

YILMAZ, Ö.Faruk, Osmanlı Tarihinden Altın Sayfalar, Osmanlı Yay., 1998 İst.,

10.02.2011
Bu yazı 2385 defa okundu.

Diğer Yazıları