YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

HAS PARTİ AK PARTİ'NİN YEDEĞİ Mİ?

Çalkantılı bir dönemin ardından seçimlere yetişebilmek kaygısıyla kısa sürede kurulan HAS Parti siyaset sahnesinde yer alarak kuruluşla ilgili merakları sona erdirdi.Genel başkanlığıyla birlikte dikkatleri üzerine çeken Numan KURTULMUŞ yeni partisinin dikkat çekmesinde şüphesiz en önemli faktör oldu. Kullandığı dil ve oluşturduğu kadro ezberleri bozacak bir yapıya sahip olmakla beraber, (kendileri böyle bir tanımlamamalarına rağmen) yakıştırılan “Müslüman Sol” tanımlaması ezber sahipleri açısından oldukça şaşırtıcı bulunuldu.

Doğrusu bir süreden beri -çok genel bir tanımlama ile- AK PARTİ çevresinde yer alan ya da bu çevrelere yakın duran üst düzey siyasal bilince sahip kesimlerin AK PARTİ eksenli özeleştirilerinin ifadesi olacak bir siyasal duruş arzulanıyor ve bekleniyordu. HAS Parti bu beklentilere paralel bir şekilde Türk siyasi hayatında yer aldı. Siyaset sahnesinde parti kimliği ve çatısı altında yer almak kolay (mevcut 60 küsur siyasi parti var) ama siyaset sahnesinde oluşturacağınız dil ve duruşla muhkem bir mevki edinmeniz ve oradan da iktidar olmanız oldukça güçtür. HAS Parti işin kolay kısmını gerçekleştirmekle birlikte bundan sonra zor olanı gerçekleştirebilmesi için doğru dili ve duruşu sergilemesi gerekmektedir. Seçimlere 7 ay kadar kısa bir süre kalmışken doğru dil ve duruşu tesis etmek çokta mümkün görünmemektedir.

HAS Partinin en büyük müşkülatı siyasi yelpazede konumlanacağı yerin tespiti ve bunun doğru bir şekilde ifade edilmesi meselesidir. Gerek AK PARTİ taraftarlarının gerekse karşıtlarının duygusal nedenlerle HAS Partiye biçtikleri konum, AK PARTİ’nin yedeği olmaktır. Bir taraf kendisinden çok uzak algılamadığı ve ikbalde lider olabilecek potansiyeli gördüğü için Numan Kurtulmuş’un liderliğini AKPARTİ’ye uygun bulurken, karşıt taraf ise aynı benzerlikten yola çıkarak AKPARTİ ile HAS Partiyi bir bütünün parçası gibi algılamaktadır.Bu iki algılayış ister istemez HAS Partiyi AKPARTİ’nin yedeği durumuna düşürmektedir.Bu şekilde algılayacak seçmen kitlesinin % 90’larda olduğunu düşünecek olursak HAS Partinin zoraki kendisine biçilen bu konumdan sıyrılması oldukça güç olacaktır. Bunu kırmak adına güçlü mesnetlere dayanmayan sert AK PARTİ muhalifliği oylarına talip olduğu geniş bir kesimle arasına mesafeler girmesine neden olurken, yumuşak ve uzlaşmacı muhalefet yapma biçimide kendisinin varlığını tamamen anlamsızlaştıracak ve HAS Partiyi kötü bir kopya durumuna düşürecektir.

Yukarıdaki nedenlerden dolayı HAS Partinin oluşturacağı politik dil ve bu dildeki bütünlük büyük önem taşımaktadır. Seçmen algısını oluşturacak bu dilin tesis edilmesinde parti kadrolarındaki entelektüel ve bilimsel derinlik yeterli gibi görünse de SP’de kongre sürecinden gözlemlediğimiz siyasi acemilikler HAS Parti açısından en büyük handikaptır. Sadece dindar kesimlere tanıdık ve hoş gelecek bir dil ya da bu kesimi ürkütecek geleneksel dini inanışları, sağ refleksleri keskin reddedişler partinin bir yanını beslerken diğer yanını zayıf düşürecektir. Örneğin; AK PARTİ’ye yakın medyanın yaptığı haberlerde ısrarla HAS Partiyle ilgili sol-sosyalist vurgusunda bulunarak muhafazakar seçmene baştan set çekmeye çalışması dikkat çekicidir.

HAS Parti alt kadrolarının eski alışkanlıklar ve dilden sıyrılarak yeni parti ve programını yeni bir dille ifade etmesi, yazılı ve görsel basında parti genel merkezinin yapacağı çalışmadan daha büyük bir önem taşımaktadır. HAS Parti seçim nedeniyle hızlı bir şekilde teşkilatlanırken bir yandan da alt kadrolarını eğitmek zorundadır. Aksi takdirde Bremen Mızıkacıları gibi her yerden ayrı bir ses yükselecek ve parti tanımlanamaz bir hal alacaktır.

Netice olarak; HAS Parti için siyaset yelpazesinde tanımlanabilir net bir boşluk görünmemekle beraber, siyaset ve muhalefetin tükendiği bu karmaşa içerisinde parti lideri ve kadrolarınca farklı-doğru bir dil-duruş sergilenebilirse, kısa vadede olmasa da orta vadede HAS Partinin Türk siyasi hayatında etkin bir konum üstlenmesi mümkün görünmektedir.
 

30.11.2010
Bu yazı 977 defa okundu.

Diğer Yazıları