YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

İSRAİL MERKEZLİ HABERLER İÇERİDE İYİ SATIYOR!

Birkaç gündür dikkatinizi çekti mi bilmiyorum.
Amerikan Washington Post Gazetesi’nde çıkan bir haber, orada çıktığı andan itibaren tercüme yoluyla bizim basında da dolaşıma girdi.
Bizde batı basını, hele Washington Post deyince akan sular durur, oralarda çıkan haberlerin önüne arkasına pek bakılmaz.
Bu son haberde de öyle oldu.
Oysa orijinaline baktığınız zaman sözü edilen haberin, sadece “haber verme” amacı taşımadığını düşündürtüyor insana.
 Haber 7'den Mehmet ACET şöyle diyor:
Önce haberi bir özetleyelim.
Haberde geçen ve bizim basında da genişçe yer bulan spotlardan bazıları şunlardı.
“Obama ile Erdoğan’ın arası açılıyor.”
“Obama, İran’la yapılan anlaşmanın ne kadar yanlış olduğunu anlatmak için Erdoğan’a bir saatini ayırıp dil dökmek zorunda kaldı.”
“Erdoğan, üçüncü dünya ülkelerinin hayranlığını kazanmak için Amerika’yla ilişkileri berbat ediyor!”
 
Kurulan tuzağı iyi fark etmiş olmalı ki, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hemen tepki verdi.
Bakan, Başbakan Erdoğan’la Obama arasında yapılan telefon görüşmesine dair haberin Türkiye’de veriliş biçimine tepki gösterdi ve “bu görüşme sunulduğu gibi gerilimli geçmedi” dedi.
Sonra da şu cümleleri kullandı.
“Net olarak şunu söylemek istiyorum. Gerek ulusal basın, gerekse uluslar arası basını, buradan hareketle Türkiye ile ABD arasında bir kriz çıkarma teşebbüsleri akamete uğrayacaktır. Böyle bir şey söz konusu değildir.” ifadesini kullanıyordu.
 
Bakanın “kafasını attıran” haberin orijinaline bakınca “tuhaf bir durum” olduğu hemen belli oluyor.
Obama ile Erdoğan arasındaki telefon görüşmesi Ankara-Washington hattında olduğu halde, her iki başkentteki diplomasi muhabirlerinin ulaşamadığı bilgilere Kudüs’teki Washington Post muhabiri ulaşmıştı.!
Evet evet tercüme yoluyla bizim basında dolaşıma sokulan haber, Washington değil, Kudüs mahreçliydi.
Haberin başındaki imza da, gazetenin Jerusalem (Kudüs) muhabiri Janine Zacharia’ya aitti. 
Nasıl?
Haber Washington Post’ta çıktı ama zaten kaynağının belli ettiği gibi Beyaz Saray’dan çok İsrail’in hissiyatını yansıtır gibi duruyor.
Çünkü küçük bir mantık kurgusu içinde bakarsanız, Obama eğer Erdoğan’a “çok kızmış!” olsaydı bunu Kudüs’teki bir gazeteciden değil, muhtemelen bir Beyaz Saray muhabirinin kaleminden okumuş olurduk.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu resmi kanaldan yalanladığına göre, görüşmenin öyle sunulduğu gibi gergin geçmediği de ortaya çıkmış oldu.
 
Washington Post’ta çıkan bu haber, öyle anlaşılıyor ki, sadece okunsun diye değil, başka hedeflere de ulaşsın diye hazırlanmış.
Bir süredir yerli ve uluslar arası bir koalisyon, Erdoğan’ı, Venezüella devlet başkanı Chavez ve İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’la eşitlemek için derin bir kampanya yürütüyor.
Bunu başarmaları halinde, Erdoğan’ın İsrail’e dönük eleştirileri “ciddiyetini” kaybedecek.
Chavez ve Ahmedinejad’ınkiler gibi o sözler “slogan”dan ibaret kalacak.
 
Ancak Erdoğan’ın İsrail eleştirilerinin insani ve kalplere hitabeden bir özelliği var.
Ve de ideolojik yani anti-semitik vurgular içermiyor.
Bu yönüyle bu sözler, sadece Üçüncü Dünya’da değil, gelişmiş ülkelerde hatta İsrail’in yakın müttefiki olan Başkentlerde bile müşteri buluyor.
Bilmiyorum, geri dönüp malum haberi bir kez daha okuduğunuzda Obama ile Erdoğan’ın arasını açmak üzere hazırlanmış ince işçilik ürünü bir haber olduğu düşüncesine kapılıyor musunuz.?
 
Erdoğan’la Obama’nın arası açılmış falan değil.
Davutoğlu açıkladığına göre, ikilinin yaptığı telefon görüşmesi de öyle gergin bir atmosferde geçmemiş.
Olan şu.
Türkiye’nin Brezilya ile birlikte İran’a attırdığı ve uygulattığı anlaşma, birilerinin hesaplarını bozduğu için araya fitne sokmaya çalışıyorlar.

 

29.05.2010
Bu yazı 939 defa okundu.

Diğer Yazıları