YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

Kepazelik,skandal ve..

 

Ve, evet, bunun adı aşağılıktır;aşağılanmaktır..
Hatta,Müslüman-Türk milletini aşağılamaktır..
Neden mi bahsediyorum?
Tabi ki şarkı yarışmasına katılan kızın giysisinden...
Giyene tepki değil, giydirene..
Buna müsade edene..
Bizim vergilerimizle ayakta duran TRT'ye yuh olsun!..
Nerede görülmüş geleneğimizde olmayan aşağılık bir kıyafetle Türkiye'yi temsil etmek?
Nereden buluyorsunuz Türk milleti adına böylesine kepazeliğe izin verme hakkını?
Size kim verdi bu cür'eti?
Nasıl olur da bütün dünyanın izlediği bir yarışma programına erotik görüntülerle  -sözüm ona yarışmaya-bizi temsilen çıkılmasına izin verilir?
Tam bir rezalet..
Bu, bir skandaldır.
Tam bir aşağılık kompleksidir..
Batı karşısında  küçülmüşlüğün, ezilmişliğin bir tezahürüdür..
Oryantalist bir zihniyetin Türkiye'ye nasıl hükümran olduğuna işerettir..
Batının kafasındaki Müslüman-Türk kadını tiplemesine tam uyan kıyafet  arz-ı endamıdır..
Ben, bu şarkıcı kıza kızmıyorum..
O,zaten Avrupa'da yetişmiş, kimliğini unutmuş; sadece Türkçe konuşmakla Türk olunacağını zanneden birisidir.
Hatta onun kıyafetini hazırlayan Belçika asıllı Türk'e de kızmıyorum.
O da o yolun yolcusu..
Onlar, netice nasıl alınır; ona bakarlar..
Benim sözüm  Müslüman-Türk Milleti'nin vergileriyle yayın yapan bir kamu kuruluşunun  böylesi bir kepazeliğe izin vermesidir..
Dahası, AK Parti tarafından getirilen TRT Genel Müdürü'nün böylesi bir rezalete niçin izin verdiğine bir tepki..
Ve; diyelim ki TRT Genel Müdürü de buna göz yumdu..
Niçin AK Parti iktidarının bakanı buna izin veriyor..
Neden Bülünet ARINÇ gibi bir değerli bakanın-her ne kadar yeni bakan olsa da- bu kepazeliğe dur demiyor ,buna şaşarım..
İddia ediyorum,eğer ATATÜRK  yaşıyor olsaydı bu rezalete,küçük düşürüce duruma izin vermezdi..
Dur,derdi..
O vakit sorumluları derhal görevden alırdı..
Bu ülke tamtamlar ülkesi değil..
Bizim böyle oryantal bir geleneğimiz yok ki..
Oryantal geleneğin nereden geldiğini merak edenler, biraz araştırırlarsa  bulabilirler..
Böylesi rezaletler bizim dışımızda makul görülebilir..
Avustralya yerlileri gibi bizim çıplak geleneğimiz yok ki anadan üryan herkese kendimizi sunuyoruz?..
Salyalarını akıtarak şarkıcı kıza değil,Müslüman-Türk milletinin namuslu kızlarına baktıklarının farkında değiller mi?
Bunun adı sanat olmaz..
Böyle soyunarak Türk milleti temsil dilemez..
Böylesi fikir ileri sürenlerin alnını karışlarım..
O kişiler Müslüman-Türk milletinin ruhunun farkında değildirler..
Geçen yıl yarışmaya katılan Mor ve Ötesi grubuna bir şey diyen var mı?
Şimdiden söyleyelim:Şarkıcı kız soyunduğu için  yarışmada birinci seçilir..
Onun şarkısının kalitesi değil-ki zaten Tükçe söylememesi ayrı bir garabet ve içler acısı durum- değil, Müslüman-Türk Milletinin namusu olan bir kızın karşılarında seksi kıyafetlerle arz-ı endam etmesidir..
Avrupalılar şimdi şampanyalarını patlatarak Müslüman-Türk milletini nasıl aşağıladıklarının keyfini çıkartıyorlardır..
Ayıptır..
Günahtır..
Bunun sorumluluğunu taşıyamassınız Sayın Başbakanım..
Sayın Sayın Bülent Arınç, tarih sizleri affetmeyecektir.
Ben de affetmeyeceğim..
Bu kadar da suskun kalınmaz ki..
Şu an o TRT Genel Müdürü derhal istifa etmelidir..
Etmiyorsa,görevden uzaklaştırılmalıdır..
Neredesiniz Ey MHP ve CHPli aklı selim milletvekilleri...
Ve,tabi ki,Ak Partili milletvekiller..
Ben, dilsiz olmadım;olamadım;olmayacağım..
Ben,tarihi bir görevi yerine getirdiğime inanıyorum..
Benim gücüm yazmak,okuyucularımı uyarmak..
Bundan başka bir şey de elimden gelmez..
Ama,bir gün olur da hesap sorma zamanı gelir Müslüman-Türk Milleti adına demokratik yollardan  bunu soracağımdan emin olabilirsiniz.
Ve,beni yakînen takip eden derinlerdekiler;bir gün mutlaka bu yazımı karşıma çıkaracağınız adım gibi eminim.
 
Ama,biz,kuşlardan korksaydık,tarlaya mısır ekmezdik.
Ve son olarak Avrupalıların bize nasıl baktığına ibret olsun diye rahmetli fikir adamı  Prof. Dr. Ayhan SONGAR‘ın, 1932 yılında yapılan “Dünya Güzellik Yarışması” ile alâkalı yazısını nakledelim ki  son hüküm siz değerli okuyucularımın olsun:

  “Ben ufak bir çocuktum ama bugün gibi hatırlarım, adayımız evvelâ Cumhuriyet Gazetesi tarafından tertiplenen müsabakada belirlenmiş ve Keriman Halis Hanım, “Türk güzeli” olarak katıldığı Belçika’nın Spa şehrindeki yarışmada “Dünya Güzeli” seçilmişti. Çeşitli ülkelerden gelmiş güzeller jüri heyetinin önünde mayoları ile ar-ı endam ettikleri zaman Jüri Başkanının yaptığı konuşma aynen şöyle, ibretle ve dehşetle okuyun:

  “-Sayın Jüri üyeleri, bugün Avrupa’nın, Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hakimiyetini sürdüren İslâmiyet artık bitmiştir. Elbette Amerika’nın ve Rusya’nın hakkını inkâr edemeyiz. Neticede bu Hıristiyanlığın zaferidir. Bir zamanlar sokağı bile kafes arkasından seyredebilen Müslüman kadınların  temsilcisi, Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. Bu kızı zaferimizin bir tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz. Ondan daha güzeli varmış, yokmuş,  bu önemli değil. Bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz. Bu sene Hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. Avrupa’nın zaferini kutluyoruz. Bir zamanlar Fransa’da oynanan dansa müdahele eden Kanunî Sultan Süleyman’ın torunu işte mayo ve sütyen ile  önümüzdedir. Biz de bize uyan bu kızı beğendik. Müslümanların geleceği böyle olması temennisi ile, Türk kızını dünya güzeli olarak seçiyoruz. Fakat kadehlerimizi Avrupa’nın zaferi için  kaldıracağız.”

  İbret alınız... Bari tarihten ibret alın beyler... Ve, ne olur, kızlarımızın kollarını tutun ki, “karpuz güzeli, domates güzeli, bilmem ne güzeli” seçilmek  öyle pek de övünülecek şeyler  değildir. Ne zaman uyanacağız, ne vakit aklımız başımıza gelecek, bilmek ki?..”(Türkiye Gazetesi,4 Nisan 1992)

 

13.05.2009
Bu yazı 1187 defa okundu.

Diğer Yazıları