YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

KILIÇDAROĞLU, GÜVENOYU ALAMADI!

 

Bu tespit bana ait değil..
Hayır oyu kullanacağını daha evvel ilan eden ve hayır oyu kullandığını ifade eden Hürriyet'ten Cüneyt ÜLSEVER'e ait..
Ona göre Kılıçdaroğlu efsanesi erken bitti..
Sessiz yığınların sesi ilan edilip altıntepsi de kamuoyuna sunulan Kılıçdaroğlu efsanesinde sona gelindi.
Önce CHP’nin kongresinde kafasında Ecevit kasketi ve 495 liralık ‘Etro’ gömleği ile ilk pişmanlık yaşandı.
Ardından en yakın yol arkadaşının ‘satılmasına’ tanıklık ettik tarih tekerrürden ibaret diyerek.
Kılıçdaroğlu, MKYK’ya girmeye hak kazanan İstanbul’da yıldızını parlatan arkadaşı Gürsel Tekin’den adım adım uzaklaşmaya başladı kongreden sonra.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin tarihin en büyük terkini Kılıçdaroğlu ile yaşayarak yalnızlaştırılmak istendi.
Ve yol arkadaşı uzun bir süre ‘genel başkan yardımcısı’ ünvanı vereceğim diye bekletilip mitinglere bile davet edilmedi.
Ve sıradanlaştırıldı, bir anlamda kalplerden sınır dışı edildi.
CHP’ye bir anlamda ivme kazandıran AK Parti’yi yerel seçimlerde zorlayan o İstanbul teşkilatı görevden alınarak yerine kavgayı başlatan bir 'artist' göreve getirildi.
Rüzgar ekenler fırtına biçeceklerinden habersiz Kılıçdaroğlu ile devam ettiler politikalarına.
‘Etro’ gömlek tezgahtar tavsiyesi, asla oturmayacağım yalanı ‘satacağım’ dediği villa ile sevenlerini ikinci kez hüsrana uğrattı.
Daha ayağının tozuyla ’türban meselesini ben çözerim’ açıklamasının ardından atılan geri adım da üzerine KDV olarak eklendi.
Çözerim ama ben böyle demek istememiştim ve ardından gelen çözemem çelişkisi…
Beni eleştirenlerden faydalanacağım diyen Kılıçdaroğlu’nun gafları bu kadarla da kalmıyor elbette.
Tunceli’de ‘genel af’ çıkaracağım mesajından sonra AK Parti’nin ve referandumdaki tek silah arkadaşı MHP’nin sert tavrı karşısında ‘Ben Apo’yu af kapsamında tutmayacağım’ çarkına da birlikte şahit olduk.
İstanbul’da Kağıttepe’de! başlayan gaflar miting meydanlarında büyüdü durdu.
Eh son olarak da 12 Eylül’de yapılan referandumda asıl bomba patladı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu oy kullanamadı. ‘Hayır’lı olsun diyen lider yol arkadaşlarını yüzüstü bırakıp vatandaşlık görevini yapmadı.
Hayır için kapı kapı oy isteyen Kılıçdaroğlu ‘hayır’sız çıktı.
Gülelim mi ağlayalım mı?
Siz okurlarım ne düşünüyor bilemiyorum ama ben katıla katıla gülüyorum. Temel fıkrası gibi.
Nasrettin Hoca’da aradım böyle bir fıkra var mı? diye ama onunda aklına gelmemiş.
Kampanyayı sen yürüt, bu arada kendi oyunu da unut.
Elleriniz patlayana kadar alkış KIlıçdaroğlu’na.Sayın Kılıçdaroğlu çok erken tarihe geçtin.
Tüm bu gelişmelerden sonra ‘oy kullanamamasını’ nasıl yorumlayacak diye beklerken gelen açıklama da bir o kadar komedi.
Suçlu bulunmuştu.
Emniyet görevlileri…
Adres değişikliğini gelip tespit eden emniyet görevlileri…
Ne yazık ki onlar suçlu…
Bilmiyordum, böyle bir değişiklik bana bildirilmedi, haberim yoktu sözlerini de Sayın Kılıçdaroğlu’nun ağzından duyarken ben utandım O’nun yerine.
Kimin haberi olacaktı?
Benim…
Kimin haberi olacaktı?
Köydeki Çoban Mehmet’in…
Kimin haberi olmayacaktı?
Şehir şehir miting yapıp hayır oyu isteyen Kılıçdaroğlu’nun!
Vah ki ne vahhhhh…
Kılıçdaroğlu’dan nasıl oy kullanacağını ya da kullanmayacağımızı da öğrendik ya…
Aylar önceden askıya alınan listede adının olmadığını da haber vermemişler.
Siz hiç Kılıçdaroğlu’nun hayatındaki suçluları düşündünüz mü? İşte onlar…
Kongrede giyilen Etro gömlek, zorla tavsiye eden tezgahtar,
Gürsel Tekin MKYK üyesi, genel başkan yardımcısı yapmayan Önder Sav,
Türbanı ben çözerim, yok öyle demek istemedim dilim sürçtü,
Genel af ilan ederim, ‘ben Apo’yu’bu af kapsamı dışında’ tutacaktım.
Oy kullanamadım ‘adresimi tespit edip bildirmeyen emniyet’ .
Kağıttepe’de başlayan serüven kullanılmayan oy ile bitti maalesef.
Referandum yapıldı ve sonuçları da alındı.
%42 Çıkan hayır oyu için büyük çaba sarf ettim diyen oyların arasında Kılıçdaroğlu’nun oyu yok.
Sen kampanya yapacaksın ve bir oy bile önemli diyeceksin ama bu oyların arasında senin oyun olmayacak.
Böylece boykot kararı alan BDP ile aynı rengi paylaşanlardan ne farkın var bunu nasıl açıklayacaksın.
Hayırlı olsun…
Kendi oyunu yönetemeyen bir lider Türkiye’nin yönetimine hangi yüzle talip olacak?
Son bir hatırlatma! Demokrasilerde krallar değil kurallar konuşur…Keşke Kılıçdaroğlu sandık kurallarını biliyor olsaydı.
14.09.2010
Bu yazı 1172 defa okundu.

Diğer Yazıları