YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

Kırgızistan?daki kanlı olaylar ne anlama geliyor?

 

1990’lı yıllarda dünyada görülen ekonomik ve politik değişim içerisinde en önemlisi Sovyetler Birliği’nin (SSCB) dağılması hareketi olmuştur. 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Orta Asya’da yeni bir süreç yaşanmaya başlamıştır.
 
 
                    Sovyetler Birliği dünyada geniş bir coğrafi alanı kapsayan ve içerisinde pek çok topluluğu bir arada barındıran bir devlet olması nedeniyle burada oluşan değişimler tüm dünyayı yakından etkilemiştir.
               Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Orta Asya Cumhuriyetleri bağımsızlığını kazandı. Daha sonra bu cumhuriyetler uluslararası arenada ilgi çekmeye başladı.
          Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB ya da Sovyetler Birliği) 1917 Ekim Devrimi'nin ardından Çarlık Rusyası'nın yıkılması ile kurulan devlet.
          1991 yılının sonunda Sovyetler Birliği resmen dağıldı.
        Kırgızistan‘ın başkenti Bişkek'te polis ve hükümet karşıtı göstericiler arasında çıkan son çatışmalarda 84 kişinin öldüğü ve çok sayıda kişinin yaralandığını açıklandı.
            Kırgızistan'ın Talas kentinde başlayan olayların başkentte taşınması endişe ile karşılandı. Kırgızistan Cumhuriyeti’nde kötü yönetim ve talihsizlik bir türlü Kırgız halkının yakasından düşmüyor.
 
           Ülkede yaygın yoksulluk, artan fiyatlar ve yetkililerin yolsuzluk iddialarıyla başlayan siyasi kargaşa Mart başından bu yana varlığını sürdürüyor.
           Muhalefet, Bakiyev hükümetini insan hakları ihlalleri, otoriter yönetim anlayışı ve rastgele ekonomi politikaları yüzünden eleştiriyor. Bu politikaların sonucunda ülkede temel mal ve hizmetlerin fiyatlarının hızla yükselmesine neden olan bir enflasyon sorunu yaşanıyor.
 
Çin, Rusya ve Güneybatı Asya arasında kalan Kırgızistan 1991’de Sovyetler Birliği’nden ayrıldı. Ama bölgede en talihsiz ve fakir ülkelerden birsidir. 
           Yoksulluğun, yolsuzluğun ve kronik istikrarsızlığın pençesindeki ülkede Mart 2005’te de benzer olaylar yaşanmış ve dönemin devlet başkanı Aksar Akayev koltuğundan olmuştu.
           Geçtiğimiz günlerde oğlu Maksim Bakiyev'i Yatırım Ajansı'nın başına getiren, dolaylı yoldan veliaht ilan eden ve 'Demokrasi bize göre değil' diyen Bakiyev'in ülkesinde ana nüfus Kırgız asıllı. Özbekler ile Ruslar da önemli bir sayıyı teşkil ediyor.
           Kırgızlar kendi aralarında altı ana klandan meydana geliyor ve sürekli bir çekişme halinde. Aynı zamanda ülkede kuzey- güney çekişmesi de bulunuyor.  
            Özbekistan yönetimi, hükümetin devrildiği ve muhalefetin iktidara el koyduğu Kırgızistan ile olan sınırını kapattı. 
          Elektriklerin büyük oranda kesik olduğu Bişkek'te gerginlik günlerce sürdü. Ana caddelerdeki dükkânların yağmalandığı öğrenildi. Başkentin çeşitli bölgelerinden dumanlar yükseldi. Kent merkezindeki Ala Too meydanında birçok araç yakıldı.
        Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki Manas Uluslararası Havalimanı'nın, ülkede süren gerginlik dolayısıyla hizmete kapatıldı ve yeniden hizmete açıldı. 
        Devlet Başkanı Kurmanbek Bakıyev'in, ülkenin güneyindeki Oş kentine gittiği bildirildi. Hem Bişkek, hem de Oş havaalanlarındaki görgü tanıklarının bu bilgiyi doğruladığı belirtildi. Oş'ta yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı kaydedildi. Daha sonra ülkenin güneyindeki Celalabad bölgesine yerleşen Bakiyev istifa etmemekte direndi.
 
 
       Kırgızistan’da geçici hükümetin Ulusal Güvenlik Dairesi Başkanı Kenesbek Duşebayev, yaptığı açıklamada, “Bakiyev’e yönelik herhangi bir silahlı operasyon düzenlenmeyecek. Geçici hükümet olarak bu sorunu barış yoluyla çözmek istiyoruz.’ Ülkemizde, birilerinin kanının akmasını istemiyoruz’, Kurbanbek Bakiyev’in bile.       Bakiyev’i akıllı olmaya ve gönüllü olarak teslim olmaya çağırıyoruz” dedi.    
    Görünen o ki Bakiyev için iki seçenek gözüküyor. Ya Kırgzistan’ı terk edecek ya da teslim olacak.    
 Göstericilerin polis araçlarını yakmaya çalıştığı ve barikat oluşturarak polisin müdahalesine izin vermediği kaydediliyor. İktidarın değişmesini isteyen muhalif grupların başkent Bişkek'e doğru hareket halinde oldukları belirtiliyor. Bişkek'e 20 kilometre mesafede bulunan Rus askeri üssü Kant'ta yüksek alarm seviyesine geçildi.
 
 ABD ve Rusya'nın askeri üslerinin bulunduğu Kırgızistan bölgede stratejik öneme sahip.
 Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Andrey Nesterenko, Kırgızistan'daki son gelişmelerin gergin bir duruma dönüşeceği hususunda endişe duyduklarını belirtti. Sözcü, tüm Kırgız karşıt taraflara çağrıda bulunarak şiddete yol vermemesine davet etti.
 
 
    Kırgızistan Başbakanı Daniyar Usenov ise, Rusya Bişkek büyükelçisini çağırarak Rus basınında olayların taraflı bir şekilde verildiği konusunda uyarıda bulundu. Büyükelçi olaylarla ilgili Rus basının suçlanmasını doğru bulmadığını söyledi.
  
     Gösterilere eski başbakanlardan Almazbek Atambayev de destek veriyor. Bazı kaynaklar, Türkiye dostu olarak bilinen ve Türkiye'de bazı iş çevreleriyle yakın ilişki si bulunuyor.
      Geçtiğimiz günlerde ise ülkenin güneyinde Oş kentinde ikinci bir ABD üssü açılacağına dair başlayan spekülasyonlar, Rusya'nın tepkisini çekmişti.
       Kurmanbek Bakiyev aleyhine pek de bağımsız sayılmayan Rus medyasındaki yolsuzluk haberlerinden sonra Kırgız devlet başkanı hakkında haber çıkan basın organlarına değil direk Rusya'ya nota vermişti.
    Kırgız sınır hizmetleri sözcüsü Dizhodar Isakonov, telefonla yaptığı açıklamada, "Özbek tarafının talebi üzerine Özbek-Kırgız sınırında insanların ve araçların geçişi askıya alındı" dedi.
   Muhalefetin kurduğu 6 aylık geçici hükümetin başına, Bakiyev'in 2005 devrimindeki sağ kolu ve eski Dışişleri Bakanı Roza Otunbayeva geçti. Ülkede birçok bakanlığa geçici atamlar yapıldı. Kırgızistan'da geçici hükümet kuruldu. Geçici hükümetin başına eski Dışişleri Bakanı ve Sosyal Demokrat Partisi Milletvekili Roza Otunbayeva getirildi.
Muhalefet temsilcilerinin yaklaşık 3 saatlik görüşmesinin ardından basına yapılan açıklamada, kurulan geçici hükümetin dört bakandan oluştuğu belirtildi. Geçici bakanlar, görevlerini yapmak üzere çalışmalara başladı.
Kırgızistan’da iş başındaki geçici hükümetinin içişleri bakanlığı, başkent Bişkek'teki durumun sakin olduğunu ve emniyet birimleri tarafından kontrol altına alındığını açıkladı. 
 Geçici hükümetin lideri Roza Otunbayeva, Kırgızistan'ın Türkiye büyükelçisinin yanı sıra, ABD, Almanya, Rusya'daki büyükelçilerin görevlerine de son verilmesi kararını aldı.
   Ayrıca, Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev'in kardeşi Almanya Büyükelçisi Marat Bakiyev'in de görevinden alındığı kaydedildi.
 Olayların ardından iktidarı muhalefete kaptıran Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev, BM'den ülkeye barış gücü göndermesini talep ettiğini söyledi.
Başkent Bişkek'ten kaçmak durumunda kalan Bakiyev, ülkenin güneyindeki küçük bir şehirden gazetecilere yaptığı açıklamada, BM'den, 7 Nisan'da meydana gelen olaylarla ilgili bağımsız bir komisyon kurmasını istediğini belirtti.
 Kırgızistan'da geçici hükümetin Başbakan Yardımcısı Almazbek Atambayev, devlet başkanlığı görevinden istifa etmeyen ve Calalabad kentindeki Teyyit köyünde babaevine sığınan Kurmanbek Bakiyev'in tutuklanması için çalışmalarda bulunduklarını söyledi.
 
Rusya'daki temaslarının ardından Bişkek'te basın toplantısı düzenleyen Atambayev, Bişkek'te 2001 yılından bu yana askeri hava üssü bulunduran ABD'ye yönelik eleştirilerde bulundu. Atambayev ülkedeki Amerikan üssüyle ilgili konunun uygar ve dikkatli bir şekilde çözüleceğini bildirdi.
 
 
Atambayev, ABD Büyükelçisinin, Bişkek'teki üslerini korumak için hak ve özgürlükler ile basın özgürlüğünün çiğnenmesine göz yuman tutumu üzerine daha önce kendisi tarafından uyarıldığını hatırlatarak, "ABD'ye Kırgızistan halkı değil, üs lazımdı" diye konuştu.
 
Afganistan'da istikrarın ve barışın sağlanmasına geçici hükümetin de önem vererek yaklaşacağını vurgulayan Atambayev, bütün uluslararası yükümlülükleri yerine getirileceğini söyledi.
 
 
   Öte yandan Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Kırgızistan yetkilileri ve muhalefeti itidalli olmaya ve şiddetten kaçınmaya çağırdı.
Rusya'nın Kırgızistan'daki olaylarda parmağı olduğu iddialarını reddeden Putin, "Ne Rusya ve ne de Rusya yetkililerinin Kırgızistan'da olanlarla herhangi bir ilgisi var" dedi.
Bu arada, Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Kırgızistan'daki olayların endişe ile izlendiği belirtilerek, taraflardan itidalli davranmaları istendi.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Mike Hammer, "Durumu yakından takip ediyoruz. Şiddet ve yağma haberlerinden endişe duyduk ve bütün tarafları şiddetten kaçınmaya ve itidalli davranmaya çağırıyoruz" dedi.
 Kırgızistan, ülkedeki ABD üssünü kapatma kararının ardından Rusya ile yakınlaşmış ve 300 milyon dolar nakit kredi, 2 milyar dolarlık da yatırım kredisi almıştı.
 Hemen ardından yeniden ABD ile pazarlığa oturan Kırgızistan ABD üssünün devamına karar vermişti.
       Kırgızistan’da işbaşına gelen, geçici hükümetin ekonomi ve maliyeden sorumlu Başbakan Yardımcısı Almazbek Atambayev ilk yurt dışı gezisini Rusya’ya yaptı. Başbakan Yardımcısı, Rusya yönetimiyle görüşmek üzere Moskova'ya gitti.
      Olayların ardından Rusya yönetimi, Kırgızistan'da yeni iktidarı desteklediğini ve her türlü yardım ve desteği sağlamaya hazır olduğunu bildirmişti. İkili görüşmelerde Rusya’dan Kırgızistan’a mali yardım edilmesi gündeme gelecek. Görünen o ki, yeni yönetim Rusya ile sıcak ilişkiler kurmak niyetindedir.
 
 
 Kırgızistan Cumhuriyeti, büyük güçlerin veya uluslararası aktörlerin mücadele alanı olarak görülüyor.
     Olayların görünürde, hükümetini insan hakları ihlalleri, otoriter yönetim anlayışı ve rastgele ekonomi politikaları yüzünden başladığını söylemek mümkündür. Ama Kırgızistan’daki olayların ardında uluslararası aktörlerin (ABD, Rusya, Çin) çekişmesini de göz ardı etmemek lazım.
(Kaynak:Dr. Mürteza HASANOĞLU ,h.murteza@mynet.com )
29.04.2010
Bu yazı 705 defa okundu.

Diğer Yazıları