YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

MHP niçin İmralı'nın ekmeğine yağ sürüyor?

 

 Sayın Devlet Bahçeli TBMM'de red oyu vermesine rağmen oturumlara katılması devlet ciddiyetini göstermesi açısından önemlidir.Ama BDP ile aynı safta yer alması ise tabanda huzursuzluk meydana getirdiği unutulmamalıdır..
 BDP' nin yani eski adı ile DTP' nin meclise girmesine karşı en sert muhalefette bulunan parti MHP idi. Hele parti lideri Bahçeli ve bastonu Oktay Vural. Astılar, kestiler, biçtiler... Adeta gittikleri yerde tufanlar estirdiler.
 
   Ancak bugün nerede o asıp kesen milliyetçi parti? Nerede o sağcı parti? Nerede o BDP ile aynı çatıda olmamak için yırtınan parti? BDP ile aynı safta... Aynı cephede... Aynı konumda...
   Bir dönüp geçmişlerine bakmıyorlar mı diye merak ediyorum doğrusu. Nasıl baksınlar? Bakarlarsa eğer bir daha aynaya bakamazlar. Bunu bile bile nasıl baksınlar? Hadi kendi yüzlerini geçtim. Aynaya da baksınlar, kendi yüzlerine de baksınlar.
   Peki, kendi tabanına nasıl bakacaklar? Onlara ne diyecekler? Ne hesap verecekler?
   Daha dün bunlar değil miydi ''DTP varsa biz yokuz.'' diyen? Daha dün bunlar değil miydi BDP milletvekilleri ile göz göze gelmemek için köşe kapmaca oynayan?
   BDP ile muhattap olmuyor ve BDP ile aynı mekanda olmamak için elinden gelen her şeyi yapıyorlardı. Çünkü MHP' nin lider kadrosu da biliyor ki BDP bir çok konuda İmralı' dan emir alarak hareket ediyor. Kendisine milliyetçi diyen bir partinin İmralı' da ki mahlukla aynı kafa yapısına sahip insanlar ile bir araya gelmesi elbette zordur.
   Ancak MHP bugün bu zorluğu yendi. Kendi safının dışına çıkmakla, tabanına yüz çevirmekle ve hatta üstlendiği davasını bir kenara bırakıp CHP zihniyeti ile aynı safta yer almanında ötesine geçti. BDP ile aynı tavrı sergilemeye başladı. Dolayısıyla İmralı' nın hoşuna giden işler yapmaya başladı.
   Tabanını unuttu. Bir dönüp baksa görecek ki kendi tabanının %80 gibi güçlü bir kesimi bu anayasa değişikliğine destek veriyor. Ancak en başta kendi tabanının ve milletin çoğunluğunun desteklediği anayasa değişikliğini desteklemeyen milletin vekilleri, sokaktan ne kadar kopuk bir siyaset izlediklerini adeta itiraf ediyor.
   Geçmişini unuttu. MHP değil miydi 12 Eylül 1980 darbesinin en ağır tokadını yiyen? Sayısız ülkücü canından olmadı mı 80 darbesinde? Onlarca ve belki de yüzlerce ülkücü sırf siyasi görüşlerinden dolayı sokaklarda, okullarda, evlerinde şehit edildi. Cengiz Baktemur isimli ülkücü idam masasına gitmeden önce annesinden gelen son mektupta ''Başını dik tut ve ipi boynuna sen geçir. Onlar senin imanından korktular.'' yazıyordu. Dursun Önkuzu isimli ülkücünün ise kırılmadık kemiği, patlatılmadık bir yanı kalmayana kadar dövüldükten sonra tüm bunlar yetmezmiş gibi ağzından bisiklet pompası ile hava verilerek ciğerleri patlatıldı. Bununla da yetinmeyen gözü dönmüş insan bozmaları Önkuzu' yu okulun üçüncü katından aşağı attı.
   Bunlar gibi daha nice ülkücünün hikayesi mevcut. Bunu en iyi bilenin MHP lider kadrosu olması gerekir. Ancak ben MHP içerisinde ülkücü şehitlerin sadece on tanesinin bile ismini sayamacak vekiller olduğuna inanıyorum. Ancak ben ülkücü yeminini edemeyecek, Türkeş' in yazdığı dokuz ışığı sayamayacak vekiller olduğuna inanıyorum.
   Eğer ki MHP geçmişine sahip çıkan bir parti olsaydı, eğer ki MHP tabanına daha yakın bir parti olsaydı, eğer ki MHP dava şehitlerine sahip çıkan bir parti olsaydı, eğer ki MHP milliyetçi - sağcı bir parti olsaydı bugün acısını tattığı o 80 darbesinin en acı izi olan, demokrasi ve hukuk rezaleti olan 82 anayasasını korumak gibi gaflete ve kendi özüne karşı bir ihanete girişmezdi.
   Şimdi, tekrar soruyorum. Ellerini vicdanlarına (tabi varsa) koysunlar ve cevap versinler. Hani siz milliyetçiydiniz, neden bir katilin görüşü ile aynı çizgidesiniz? Hani siz sağcıydınız, neden CHP gibi artık köhnemiş bir zihniyetin peşine takıldınız? Hani siz Türklük adına mücadele ediyordunuz, neden Türk Milleti için daha fazla demokrasi yerine ''Madem ben yapamıyorum başkasıda yapmasın.'' düşüncesine sahipsiniz?
   Yoksa sizde ''Önce partim sonra devletim.'' diyenlerden misiniz? Eğer önceliğiniz parti değilde devletse sırf oy kaptırmama adına nedir bu hainlerle bir duruşunuz?
   Millete gitmekten, referandumdan korkan bir parti milliyetçilikten söz edemez. PKK' nın siyasi kanadı olarak anılan bir parti ile aynı çizgide olanlar milliyetçilikten söz edemez. Devrim, sosyalizm gibi çağ dışı fikirlere sahip olanlar ile aynı çizgide yer alan parti sağcılıktan, çağdaşlıktan söz edemez. ''Yapamıyorsam yaptırmam.'' diyen bir parti millete hizmetten söz edemez.
   Anayasa süreci içerisinde ihanet tayfası ile aynı karede poz veren MHP ve lideri Devlet Bahçeli bu referandum sürecinde başını iki elinin arasına alıp düşünmeli. Geçmişini, bugününü, rolünü ve milletini düşünmeli. Yoksa Abdullah Gül' ün cumhurbaşkanlığı seçimindede aynı gaflette bulunan DYP ve ANAP' ı hem sandığa hem de tarihe gömen bu millet, MHP' yi de sandığa ve hatta tarihe gömme kudretine sahiptir.
 
10.05.2010
Bu yazı 956 defa okundu.

Diğer Yazıları