YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

MİLLET BİLMEZ; BÖYYÜK BÖYYÜKLERİMİZ BİLİR!

 Millet böyle aşağılanıyor..

***

Rahmetli Özal, “Anayasa’yı bir defa delmekten bir şey çıkmaz” demişti. Herkes kıyameti koparttı.

Şimdi Anayasayı deldiği söylenen kurum, Anayasa Mahkemesi…

Gerekçesi açık;

Anayasa’nın 148. maddesi, anayasa değişikliklerini Yüksek Mahkeme’nin sadece şekil açısından inceleyebileceğini emrediyor.  Mahkeme ise, kendisini Anayasa’nın da üstüne çıkararak, “esastan” inceleme yapma yetkisini kendisine tanımış, Anayasa’nın vermediği bir yetkiyi kullanarak iptal kararı verdiğini açıklamıştır…

Özal için kıyameti kopartanlar, şimdi sessiz sedasız izliyor…

Herhalde, “Anayasa’yı bir defa delmekten bir şey çıkmaz” demek istiyorlar…

 

 

 

***

 

Sizi bilmem ama ben karar ilk açıklandığında şöyle düşündüm…

Türkiye İran olur-olmaz mı diye tartışadurup, AK Parti’yi suçlayalım, ama dünya kamuoyunda öyle bir duruma düşmüşüz ki farkında bile değiliz…

Youtube.com adlı merkezi ABD’de olan video erişim sitesini kapatmışız…

Haftalardır siteye mahkeme kararıyla girilemiyor…

Nedenini elbette savunacak değilim…

Ama biz bu tür korku duvarlarını ördüğümüz ve bu yasakçı mantıkla devam ettiğimiz sürece dünyada düştüğümüz yer çok acı bir yer oluyor. Youtube.com sitesinin yasaklı olduğu diğer ülke İran çizgisinden başka bir yer değildir…

Hadi bakalım şimdi izah edin bu durumu…

Bir internet sitesindeki üç-beş dakikalık görüntülerden bu köklü Cumhuriyetin yıkılacağını düşünmek, sadece “kökünden habersiz”lerin işidir…

 

 

 

 

***

 

Öyle bir duruma düşmüşüz ki!

Youtube.com sitesine giriş yasak, üniversiteye türbanla giriş yasak, sınavlara türbanla giriş yasak, otele türbanla giriş yasak…

Bunca yasağa karşı sinirlendiniz, efkar dağıtacaksınız, kapalı mekanda sigara içmek yasak…

Yürüyüş yapıp, protesto edeceksiniz, izinsiz yürüyüş yasak…

Ne bu ülkenin hali kardeşim? Diyecek oluyorsunuz, “Türklüğe hakaret” sayılıyor o da yasak…

Ey benim sevgiden önce korkuyu öğrenmiş temiz yürekli, ceylan bakışlı halkım!

Bizi bu hallerin yıktığını geç olmadan anlamamız gerekiyor…

Bu yasaklı haller, korku imparatorluğunu büyütüyor, enerjimizi yok ediyor…

 

 

 

 

***

 

Bir başka durum daha var…

Siz, tüm teamülleri yok sayıp “Cumhurbaşkanlığı seçimi için 367 şart” diyeceksiniz, bunu eleştirmeye kalkanlara, “hukuka saygılı olun” diye susturacaksınız…

Tekzip edilmiş gazete haberlerinden “kapatma davası” açacaksınız, bunu eleştirmeye kalkanlara, “hukuka saygılı olun” diye korkutacaksınız…

Anayasanın 148. maddesini açıkça ihlal edip, TBMM iradesini yok sayıp bir karar vereceksiniz, “bu nasıl karar” diyenleri yine “hukuka saygılı olun” diye susturmaya çalışacaksınız…

 

***

 

İyi de birader!,

Bu hukuka saygılı olalım olmasına da, sizin saygı beklediğiniz hukuk, ihlal edip yok saydığınız hukuk değil mi?

367 kararına mı saygı bekliyorsunuz?

Yoksa yüzde 47 oy almış bir partiyi ülkeyi ekonomik uçuruma götürme pahasına kapatma kararı açmanıza mı?

Ya da açıkça Anayasa’yı ihlal etmenize mi?

O zaman insanın aklına şu geliyor, bu hukuka saygı AK Partililere düşen bir görev mi ki, hep bu çağrıyı onlara yapıyoruz?

Oysa hukuk herkese lazımdır…

Gün gelir herkes o hukukun kararlarına teslim olur…

O halde önce bu saygı bekleyenlerin kendileri hukuka saygıyı gösterip, yasal ve meşru iktidarı seçimle alt edemeyince zorlama ve antidemokratik hukuk kurallarıyla kapısına kilit vurmaya kalkmamalıdır…

Halk, kapısına kilit vuracak partiyi de kendisi seçer, iktidarın kapısına getireceği partiyi de…

Ama derseniz ki, “biz hepsini seçeriz kardeşim, millet henüz neyin doğru-yanlış olduğunu kavrayamıyor”…

İşte o zaman size söylenecek tek söz, “size kral diyebilir miyim!” sözüdür…

 

12.06.2008
Bu yazı 1110 defa okundu.

Diğer Yazıları