YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

Müslüman-Türk Milleti’nin ümidi olan gençlerimize!

   Müslüman-Türk Milleti’nin ümidi olan gençlerimize seslenmek istiyorum:

   Çok değerli genç kardeşlerim; 

   Müslüman-Türk genci, ahlâkın dibe vurduğu yerde âdeta bir ahlâk abidesi olmak mecburiyetindedir. Giderek maddileşen ve sokak ortasında ahlâksızca, esfeli safilîn derekesine  çakılan yeni nesle karşı erdem ve fazilet âbidesi; sağa ve sola bakmadan hedefine varmak için canhıraş koşan bir gençlik.. Bunun aksi; taşıdığı mükemmel tarihî ve millî değere, hep ahlakî üstünlükle ayakta kalmış ve bu­lunduğu insanlık mevkîsini hak­ketmiş ecdadına, daha önemlisi, en mükemmel din olan İslâm'a ve onun eşsiz ahlâkıyla ahlâklanmış Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e ihanet olur.Onun Vâris-i Nebisi’ne sırt çevrimek olur. Nasıl ki cemiyetler ahlâksızlıkları neticesinde hak ile yeksan ol­muş, devletler tarihe gömülmüşse, ademoğlunu da beşeriyet arenasında zelil ve re­zil eden, köleleştiren, nâmerde el açtıran ahlaksızlıktır.

Bu milletin yegane ümidi olan sevgili gençler; mukaddes dava şuuruna sahip olmak istiyorsanız, her şeyden önce sahih gelenekle yoğrulmuş irfanla, kültürle ve İslâmî kaideler ölçüsüyle ahlaklanmalısınız. Şeref, kendisinden taviz verilemeyen en önemli hususiyetlerdendir. Şerefsizce ayakta kalmaktansa, şerefli can vermek üstün insanların özelliği ve şiarıdır.

  Hizmet adamı, kendine istemediği, başkalarına reva gör­mediği ve egosunu yendiği müd­detçe ahlâklıdır. Asla yalan söyle­mez; çünkü yalan söylemek yap­rak gibi esen rüzgara göre şekil alır. Doğruluktan taviz vermemelidir. Toprak gibi ağır, vakur, toplayıcı, verimli, kucaklayıcı ve şefkatli olmalıdır. “Halka hizmet Hakka hizmettir " prensibini ana düstur edinmelidir

   Kıymetli gençler; Milli şuuru olmayanların dava şuuru da olmaz, olamaz. Dava şuuru, bilinçlenmekten geçer. Bilinçli bir nesil araştırmakla husûle gelir. Araştırmak da okumakla mümkündür. Okumak ise doğruyu, güzeli bilmekle olur. Bilmek, ilim ile mümkündür. İlim ise ilk emir olan “İkr’a”(oku) emr-i fermanıyla vahiy geleneğinin imbiğinden süzülerek  bizi biz yapan  mukaddes kıymetlerimize sımsıkı sarılmak ile olur. Vermeyi daima umde edinmiş bir neslin vücuda gelmesiyle dava şuuru teşekkül eder.Millî hasletlerin bütün benliğimize nakış nakış nakşedilmesi neticesinde fiili olarak tezahürü ile mümkündür.

   Dâvâ şuuru,“Hizmet muvaffak olsun da, varsın bizim yerimiz caminin pabuçluğu olsun” mefkûresinin bütün gençlerimizin gerçek mânâda baştacı etmesiyle mümkündür. Bu veciz düsturu serlevha ederek hayata bakışını yönlendiren, vizyonunu ve misyonunu bu mefkûre doğrultusunda çizen bir neslin, Müslüman-Türk ruhunu; yani millî şuuru yeniden tesis etmesi kabildir. Böylece, dalga dalga, içte ve dışta; bütün yeryüzü sath-ı mahallinde bu misyonu yüklenecek ve yüklenme cehdi ve gayreti içinde olacak siz gençlerin yeniden o ruhu diriltme “Kızıl Elmanız”, hayalden gerçeğe dönüşecektir.

   Yaklaşık bir asır evvel karanlığa kızıp terk-i diyar etmektense; bir mum yakarak; mukaddes nuru yaymanın gayretini bütün benliğinde hissetmiş ve bunu  evvela kendi içinde; daha sonra dalga dalga,özden çevreye doğru yayarak; dağ-taş, dere-tepe demeden; yaz-kış durdurak bilmeden; varlık yokluk nedir anlayışını terk edip, milli şuurlanmanın yeniden inşasının ve ihyasının temellerini atan bir telâkkînin; artık, ümidvar olduğumuz nesli gördüğümüz şu zamanda bu ideali ehemmiyetine göre hayata geçirecek memuriyetler sizlerin sırtlarındadır. Bu uğurda mücadele verilmesi  hepinizin ve hepimizin vazifesidir. Herkes sorumluluğunun bilincinde olarak  vazifesini yerine getirirse; sahasında en iyisi olmanın gayretiyle çalışırsa, dâvâ şuuru teşekkül etmeye başlamış demektir. Mes’uliyetimizin idrakiyle hareket ettiğimiz müddetçe; birer aksiyon  adamı olarak; Necip Fazıl’ın dediği gibi: “ Surda bir gedik açtık, Mukaddes mi mukaddes; Ey kahpe rüzgar ne yandan esersen es” rahatlığıyla iki cihanda saadete ereceğinizden endişeniz olmasın.

  Millî şuuru hakiki mânâda bütün benliğine ilmek ilmek nakşetmiş ve bunu dâvâ şuuru içinde meczetmiş bir anlaşıyın müdrikliğinde olmanız ümidiyle…

  Bu mukaddes davanın şuurlu birer ferdi olmanız temenisiyle..

  Ve, Cenab-ı Hakk’tan bu ümid ve temennilerinizi hayatınızda tatbik etme imkânını bahşetmesini dileyorum.

 Cenab-ı Hakk,bütün şuurlu dualarınızı ve dualarımızı kabul etsin.

  Not:Sevgili okuyucularım, kıymetli AYDINLILAR; lütfen etrafınıza bakarak; bataklığa düşmüş gençlerimize sahip çıkalım. Artık kütüphanenin önünde, caminin yanınde sarmaş dolaşı geçtik; öpüşerek hayvandan daha aşağılaşan gençlerimizin elinden tutalım.

 Çok geç olmadan…

 

05.11.2014
Bu yazı 1168 defa okundu.

Diğer Yazıları