YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

Sayın Çerçioğlu’nu tebrik ediyoruz; ancak…

Evet, bizim işimiz bağcıyı dövmek değil; üzüm yemek..

 

Dolayısıyla her kim ki olumlu bir adım atmış; biz, onu kendi imkânlarımız ölçüsünde destekleriz…

 

Sayın Çerçioğlu’nu tebrik ve desteklediğimiz gibi..,

 

Bizim Türkçe ile ilgili hassasiyetimiz bellidir..

 

Bu noktada kim olursa olsun; gerekli gördüğümüz hallerde mutlaka o  anki imkânlar ile eleştirilerimizi dile getiririz..

 

Dikkate alınırsa ne âlâ..

 

Alınmaz ise yine tenkitlerimizi sürdürürüz…

 

Aynen daha evvel sayın Çerçioğlu’nu tenkit ettiğimiz gibi..

 

Biz, şuna inanıyoruz:

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Devleti’dir ve,  dili de Türkçe olmalıdır..

 

Bu sebeple -başta kamu kurum ve kuruluş olmak üzere- yazılı ve sözlü kelimeler Türkçe alfabedeki 29 harften müteşekkil olmalıdır..

 

Bunun aksi bir davranış,-en hafif tabir ile-, rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti’nin ifadesiyle  « Kültür Emperyalizm »in değirmenine su taşımaktır.

 

Bir milleti müstemleke haline getirmenin en etkin ve kestirme yolu, dilini köleleştirmektir. Bu noktada, - başta bizi yönetenlerin (atananlar ve seçilenler)- Türkçe hassasiyeti çok yüksek olmalıdır.

 

Bir yönetici, « okey », « full », « pardon » vb. kelimeleri çok rahat kullanabiliyor ise yönetilen ne yapsın?

 

***

 

 İşte biz de bu noktada Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Özlem Çerçioğlu’nu muhtelif zamanlarda eleştirmiştik.

 

Meselâ, www.yenifikirhaber.com haber sitemizde 15.03.2014 tarihinde şu makaleyi kaleme almıştık :

 

« Yeni Kent Meydanı açılırken millî hassasiyet gösterilmeli..

 

Ulusalcı bir partinin belediye başkanı Sayın Çerçioğlu, Türk Milletine Türkçe  isim kazandırmalı..

 

Koskoca meydan açılışı yapılıyor..

 

"Meydan Cafe", Aydınlı Türk halkına Türkçe diye sunuluyor..

 

Sayın Başkanın bundan haberdar olması lazım..

 

Kamu görevi ifa eden bir başkanın bu tür hassasiyetleri  gözetmesi gerekliydi….

 

İllaki "cafe" olacaksa..

 

Meydan Kafe diye isimlendirirsiniz olur biter..

 

Bu hassasiyeti belki ilgili şirket göstermeyebilir..

 

Ancak, ulusal bağımsızlığı savunan bir Başkanın bunlara dikkat etmesi icap ederdi..(Yenifikirhaber.com:15.03.2014)

 

 ***

 

Yine Güzelhisar gazetesinde uzun bir analizin başlangıcını şu başlık ile açmış ve şöyle demiştik:

 

« Türkçemizin Modernleşmeyle  imtihanı ve Aydın  Belediyesi’nin kendi eliyle Modernleşmesi ! »

 

  Anayasa’nın 3. maddesi : « Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. »

 

  Madde 4 : « …. 3 üncü  maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif edilemez »

 

Aydın Belediyesi şimdiki adıyla Efeler Belediyesi Kent Meydanı’nda belediye ambleminin yanındaki « yabancılaşma », « modernleşme » anlamına mı gelmektedir ?

 

  ***

 

Aynı şekilde  Gazete Flaş’taki köşemizde uzun bir tahlilimizden sonra şu hususları dile getirmiştik :

 

« Türkçemizin ateşle imtihanı ve Aydın’ın İngilizceyle işgali !

 

  Zannederim, Nurullah Ataç gibi ‘modern batıcıların’ arzuladıkları çağdaşlık bu olsa gerektir. Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP’nin belediyecilik anlayışında batıya ram, esas olmalı..

 

Artık, vatandaşın ezilmişlik duygusuyla batıcılığına bir şey diyeceğizmiz kalmadı.. Ancak, Anayasamızın amir hükmüne rağmen Aydın Belediyesi, Türkçeyi kullanmaktan kaçınıyor. Olacaksa illa da İngilizce olsun diye tutturuyor..Kendi kurduğu meydandaki « cafe »leri gençlerin dimağlara yerleştirmekte beis görmüyor.

 

Şimdi şu soruları sormak hakkımız değil mi?

 

Ulusalcı bir parti olmakla övünen CHP’li belediye, nasıl olur da Anayasayı ihlal eder?

 

Kendi elleriyle Türkçe kelimeler tukaka edilerek Türkingilişvari bir dili nasıl kullandırtır?

 

Çağdaşlığı İngilizceyi yerleştirmek olarak mı görüyorsunuz?

 

Muasırlıktan bunu mu anlıyorsunuz?

 

Didim’in bundan önceki CHP’li belediyesi İngilizlere yaranmak adına su faturalarını İngilizce bastırmamış mıydı?

 

Belediyecilik halka rağmen değil; halkla beraber yapılır.

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Devleti’dir. Ve dili de Türkçedir. Belediye eliyle Türkçe katledilemez.

 

Edilmemelidir..

 

Ben, her gün o meydanda “cafe”leri görmekten, yabancı kelimelerle bezenmiş “ayaküstü” lokantalardan bizarım..

 

 

 

***

 

Sayın Başkanım;

 

Siz de bizar mısınız?”

 

 ***  

 

Doğrusu biz, ümidimizi kesmiş idik..

 

Ancak, sayın Çerçioğlu yazdıklarımızı dikkate almış olmalı ki büyük bir hassasiyet göstererek  bütün “cafe”leri Türkçeleştirerek “Kafe” haline dönüştürmüş.

 

Sayın Başkanımızı bu hassasiyetinden dolayı tebrik ediyoruz.

 

Kendilerine de yakışan bu idi.

 

Ancak;

 

Yeterli mi?

 

Değil…

 

Yine  “Meydan Kafe” vd.’nin yanında  Fransızca kullanım devam ediyor..

 

Madem ki lokanta kelimesini kullanamayacağız…

 

O halde onu da Türkçeleştirelim..

 

Nedir o kelime?

 

“Restaurant”..

 

Bu kelime “restoran” olarak değiştirilerek Türkiye’nin diğer belediyelerine ve kamu kuruluşlarına örnek olunabilir..

 

 Bu ayrıtınlar, gelecek inşasında emin adımlarla adım atmamızın zeminini sağlamlaştıracaktır.

 

 Ayrıca alfabemizdeki 29 harfte bulunmamasına rağmen Türkiye’deki TDK hariç bütününde olmasa bile birçok kamu kuruluşunda “x” harfi kullanılmaktadır. Çok uzağa gitmeye gerek yok..

 

Aydın/Efeler Belediyesi’nin iletişim adresine bakınız: “faks” yerine “fax” kelimesini görebilirsiniz.

 

(Hemen yeri gelmiş iken belirtelim ki, Aydın’ın bazı kaymakamlık iletişim adreslerinde hâlâ “fax” kelimesi yazılıdır.)

 

Artık, TDK’nın faks için tavsiye ettiği “belgeçer” kelimesini geçtik..

 

Bari, ‘faks’ımızı doğru dürüst yazalım.

 

Diğer bütün belediyeler de böyle..

 

Nazilli, Söke vd..

 

Bakabildiğim kadarıyla sadece Kuşadası Belediyesi, iletişim köşesinde “faks” kelimesini doğru kullanmış..

 

Tebrik ediyoruz..

 

***

 

Sayın Başkanım;

 

Evvele kendi evimizden(belediye) başlayarak cadde ve sokaklarda Türkçe kullanmaya ve teşviğe ne dersiniz?

 

Buna, sizler önayak ol(a)maz mısınız?

 

Biz, bu hususta her zaman yanınızdayız.

 

Vesselâm..

09.12.201
Bu yazı 2166 defa okundu.

Diğer Yazıları