YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

Türkan Saylan ve Kiliseler Birliği? -2-

 

....dünden devam...

Diyorlar ki; Eğitim gönüllüsü Türkan Saylan ismi neden Ergenekon’a karıştırıldı?

PKK’lı öğrencilerine yardım yataklıktan tutuklandığı sadece elde olan bir suçlamadır.

Diğer suçlamaların ne olduğunu üçüncü iddianame açıklandığında herkes gayet net bir şekilde görecek.

PKK’lı öğrenciler demişken; ÇYDD derneğine burs için giden öğrencilere ilk tavsiye şudur; Konuşurken şivenin iyice bozuk olmasına dikkat et, güneydoğulu olduğunu anladılar mı, burs garanti.

Öncelikle şunu da bilmek gerekiyor.

Türkan Saylan bir eğitimden ziyade bir dava kadınıdır.

Hastalıklı halinde her ay güneydoğuya gidip gelen, hatta ve hatta günlük vurulması gereken bir iğnesinin ve kullanması gereken bir ilacının olmasına rağmen gitmekten vazgeçmeyen bir kadın ve tutuklanan arkadaşlarına ‘’ülkesine hizmet eden arkadaşlardı’’ demesi, belli bir gaye güttüğünün de göstergesidir.

Ve bu hanımefendi sadece ÇYDD ile ön plana çıkmıştır.

‘’Baba beni okula gönder’’ kampanyasıyla tanınan Türkan Saylan’ın önceki hayatına neden birileri bakmıyor, o da ayrı bir tartışma konusu.

*

İddianamede Neriman Aydın’a ‘’bir kız öğrencinin Karargah evlerinden tutuklanan Teğmen’ler den birine aşık olduğunu’’ söylemesi üzerine Aydın; Bu işte aşk, maşk olmaz, unut o işleri demesi ve kendi gruplarına Harp okulundan adam toplamak kadın figürünü de kullanması çok önemli bir ayrıntıdır.

Neriman Aydın’ın eski bir ÇYDD çalışanı olduğunu düşündüğünüzde ve Neriman Aydın’ın tutuklanmasından sonra Türkan Saylan’ın çevresine yakında bize de gelirler demeye başlaması da ayrı bir ilginçlik taşıyor.

Burada çok önemli bir husus daha var ki; Dünya Kiliseler birliğinden cüzi’de olsa yardım aldıkları.

Sen bir Türksün ve Müslüman-Türk öğrencilere hizmet ediyorsun.

Sana yardım edenler ise Dünya kiliseler birliği ve Ergenekon’da adı geçen Mehmet Emin Karamehmet…

Dünya kiliseler birliğinin yardım ettiği kurumların başındaa Afrika ve Asya’daki misyoner faaliyeti yapan okullardır. Bu okullara da çok ciddi bir destek sağlanmaktadır.

D-tipi medya diyorlar ki Tijen Mergen’in Ergenekon ile ne alakası var.

Aslında çok alakası var.

ÇYDD toplantılarının birinde konuşan yönetici ‘’Bu kızları iyi yetiştirecek devletin önemli birimlerine gelmesi için çalışacağız. İyi yerlere gelemeyenlerinde devletin önemli görevlerini yapacak, geleceği olan erkeklerin yanına monte etmeye çalışacak ve onlarla evlenmesi için uğraşacağız.’’

Çok gariptir Dünya Kilisler Birliğinin burs verdiği misyoner faaliyetlerinde de çoğu kadının bu iş için kullanıldığını görüyorsunuz.

Küçük bir örnek;

 ‘’Dünyanın en çirkin insanları olarak kabul edilen Aborjinlerin Hıristiyanlığı seçmelerindeki büyük artış.’’

Peki neden?

Çünkü misyoner faaliyeti için giden kadınların onlarla evlenmesi.

Aborjinlere soruyorlar ‘’Neden Hıristiyan oluyorsun?’’

Cevap; Bizim gibi çirkin bir adamla evlenmeyi tercih eden bu güzel kadına bu ahlakı veren bir dini neden seçmeyeyim.

Örnekleri çoğaltmak mümkün.

Preason Break’da Türk diplomatın karısının derin devlet yöneticisi olmasının basit bir mantığı yoktur.

Yakında hepimizin duyacağı ‘’Ergenekon’da şahinler ve güvercinler’’diye iki kanadın olması ve bu iki kanatta kadınların ağırlığının olması da çok önemlidir.

 

Bürokrat eşlerinin hepsinin örgüt üyesi olduğunu söylemek tamamen saçmalamaktan ibaret olacaktır. Biz böyle bir şey söylemiyoruz. Sadece şunu diyoruz; böyle bir çalışmanın içerisinde olduklarını bilmekte fayda olduğu düşüncesindeyiz.

Anayasa Mahkemesi başkan vekilinin eşinin-Ferda Paksüt’ün- Ergenekon örgüt üyesi olduğu iddiasıda basite indirgenebilecek bir hadise değildir.

Bu açıdan bakıldığında ‘’Türkiye’de ölen bir devlet yetkilisin ailesine de bakmakta fayda olduğu düşüncesindeyim.’’

Türkan Saylan hadisesini, çağdaş yaşam romantizmine dökmenin bir mantığı yoktur.

TSK ve MİT raporunda ki Türkan Saylan hakkında yazılanlar da bu doğrultuda bize zaten ışık tutuyor;

’’Kiliselerin insan ihtiyacını karşılamak,

Ekümenik bilinci geliştirmek,

Diğer ekümenik organizasyonlar ile bağlantı sağlamak,

Yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde ekümenik hareketleri desteklemek...’’

Soruşturmanın değerlendirilmesi yukarıdaki kriterler ele alınarak da yapılmalıdır.

Tüm bunlardan sonra size desem ki; Emekli bir Orgeneralin eşi de bu güvercinlerin içerisinde yer almış olabilir mi?

Buyurun araştırması ve cevabı bulması da sizden.

***

12.Dalga Ne Zaman Olacaktı?

Pazartesi 12.Dalga oldu, Salı PKK yöneticilerine baskın.

Muhalefet diyor ki, bu neyin nesi.

Ya bu muhalefet bizimle kafa buluyor ya da hakikaten iyi rol kesiyorlar.

Birçok gazeteci, muhabir, yazar 12. dalganın seçimden önce olabileceğini bildiği halde, sırf ortalık karışmasın diye seçim sonrasına bırakıldığını biliyor da, muhalefet yetkilileri bilmiyor mu?

Muhalefetin suçluların yanında yer alan tavrı emin olun ki; Gelecek nesiller için utanç kaynağı olacaktır.

*

Türkan Saylan’ın PKK’lı öğrencilere yardım ettiği ve 12.dalgadan sonra Türkiye’de ki PKK’ya yapılan operasyonlarda durumu önemli bir boyuta getirmiştir.

17.04.2009
Bu yazı 696 defa okundu.

Diğer Yazıları