YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Tuna

Yargı? bağımsız ve tarafsızmış !...

 

Anayasa Mahkemesi, CHP’nin 1998, 2004, 2005 ve 2006 hesaplarının mali denetimini tamamlamış..

Yüksek Mahkeme, CHP’nin muhasebe kayıtlarını usulüne uygun tutmadığı gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuş...

Neticede CHP’nin 1 milyon YTL’lik nur topu gibi bir ‘usulsüzlük’ davası var artık...

Ancak ne gariptir ki, CHP’den Kanaltürk’e aktarılan 4 milyon YTL’nin faturalandırılmadığı ve aradaki tutarın deftere yansıtılmadığı Maliye tarafından tesbit edilmesine rağmen..

( 2005’de biten ödemelerin 2007 tarihli faturaları ibraz edilmişti netekim !..)

CHP ile Kanaltürk arasında 10 maddelik gizli bir sözleşme ortaya çıkmışken...

Sözleşmede, Kanaltürk’ün CHP’nin dışında başka bir parti, siyasi kişi veya oluşumla yayın sözleşmesi yapamayacağı taahhüdü verilmişken...

Aynı sözleşmede CHP’nin Kanaltürk’e İcra Kurulu üyesi atacağı ve kanalın yüzde 40’nın rehin alınacağı hükmü yer alırken...

Yüksek Mahkeme tarafından bir usulsüzlük tespit edilmedi...

Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan da bir ses yok...

Hani diyeceğim ki, haberleri yok !...

Yahu kardeşim, insan ‘Google’dan bir araştırır...

Sözleşme, faturalar..vs. bütün delillere kolayca ulaşılıyor !...

Ancak kimseden çıt çıkmıyor...

Peki ‘Google’da onca ‘delil’ mevcutken, neden bu usulsüzlük gözardı ediliyor ?..

Yoksa söz konusu sözleşme, siyasi partiler kanununa aykırı olduğundan, soruşturma açıldığı takdirde, yeni bir ‘kapatma davası’ olasılığı mı ortaya çıkar ?..

Yok canım, olur mu hiç öyle şey ?..

Yargı bilmez mi, hangi partinin kapatılıp kapatılamayacağını ?!...

Hangisi usulüne uygundur, hangisi değildir..

Bilir elbette !...

Üstelik kendine özgü uslûbu olan bir ‘yargı usulü’müz vardır bizim...

Onlar usulünü bilir !...

Öyle ki, Anayasa’ya göre yanlızca ‘usûlden' görüşülmesine izin verilen bir davayı dahi gerekli hallerde(!) ‘esastan’ görüşebilmenin bir ‘usulünü' bile bulur, bizim yargımız...

Yargı bağımsız ve tarafsızmış !...

Tabii ki öyledir !...

Tekrarlamaya gerek yok belki ama, gündemde ‘yargı’ var ya, ‘usûldendir' diye yazıyoruz işte !..

***

Bu arada Haşim Kılıç’ın yüreklere su serpen açıklaması ile olası bir kapatma tehlikesinin de olmadığı ortaya çıkınca, CHP kurmayları bu ‘usulsüzlük davası’ üzerinden gerekli yerlere mesaj göndermeyi de ihmal etmediler... 

Baykal; ‘Yanlışa karşı hukukun işletilmesini öncelikle biz isteriz..’

Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu ise ; ‘CHP yargı kararlarına saygılı olacaktır. Bir usulsüzlük saptanmışsa, gereği yerine getirilecektir..’ dedi..

Yani dinleyin diğer davalı arkadaşlar !...

Bakın bizden örnek alın.. Biz yargıya, hukuka saygı duyuyoruz. ‘Yargı kararları karşısında boynumuz kıldan incedir’ diyoruz. Kapatılmanız gerekiyorsa kapatılacaksınız.. Debelenmeyin, İtiraz etmeyin, sesinizi çıkartmayın.. Siz de saygılı olun.

Anlıyor musunuz ey AK Partililer !!!...

***

CHP’nin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor...

Bir taraftan dava ile uğraşırken diğer taraftan ‘Sosyalist Enternasyonal Kongresi’ CHP’yi kara kara düşündürüyor...

Zira, Sosyalist Enternasyonal içinde CHP’ye karşı çok güçlü bir muhalefet oluşmuş...

CHP’nin ne kadar sosyalist olduğu ciddi ciddi tartışılıyormuş...

Hatta delegeler, CHP aleyhine sert bir bildiri yayınlamayı planlıyorlarmış..

Bu yüzden, her zaman ‘Tehlikenin Farkında’(!) olan Baykal, ‘Sosyalist Enternasyonal’ toplantısına katılmama kararı almış..

Onun yerine ‘Dut Festivali’ne katılmış...

İyi etmiş !...

‘Sosyalist Enternasyonal’lerden fırça yemek yerine, ‘dut’ yemeyi tercih etmiş...

Afiyet olsun !...

***

Bu arada AK Partili milletvekili Haluk Özdalga ve liberal solcu Prof. Baskın Oran , Sosyalist Enternasyonal’e mektup yazmış...

CHP’yi şikayet etmişler !...

Askerin vesayetinde politika yaptığından, darbeci olduğundan, anayasa reformuna ve özgürlüklere karşı duruşundan, 367’den, 301’den, parti kapatmaya verdikleri destekten söz etmişler...

Aslında bunlara hiç gerek yoktu...

‘Sosyalist Enternasyonal’ için, tek bir bilgi yeterli olurdu...

“22 Temmuz’da CHP’nin aldığı oyların, toplumun hangi kesiminden olduğunu bilmeleri...”

CHP Anadolu’dan, özellikle kırsal kesimden çok az oy almış...

Güneydoğu’da esamesi okunmuyor...

İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerin varoşlarında da yoklar...

En yüksek oy aldığı yerler, büyük kentlerin ‘Beyaz Türk’ mahalleleri..

Diğer bir deyişle; CHP seçmeni, kendini ‘Kentsoylu’ zanneden burjuvazi !!...

Peki ‘Sosyalist Enternasyonal’, bunu bilmez mi ?

***

İşte bu yüzden bir türlü anlam veremiyorum;

CHP, ‘Sosyalist Enternasyonal’ üyeliğini şimdiye kadar nasıl devam ettirdi ? 

CHP’nin, ‘sosyal demokrat’ olduğunu iddia etmesi, ya da partisinin isminin içinde ‘Halk’ kelimesinin bulunması yeterli miydi ?

Şu Avrupalılar da çok tuhaf insanlar yahu...

Kardeşim burası Türkiye !...

Bu ülkede, 367 Sabih bile ‘Demokrasi Ödülü’ aldı..

Siz ‘sosyal demokrat’ demelerine bakmayın...

CHP’den asla olmaz, ‘Sosyalist Enternasyonal’ ?

Bizimkisi olsa olsa ‘Kemalist Nasyonal !..’

02.07.2008
Bu yazı 1111 defa okundu.

Diğer Yazıları