YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Özge Çelik

BEN’İN İYİLEŞME YOLCULUĞU

 

 

Merhaba değerli okurlar. Bu haftaki yazımda iyileşmekten bahsetmek istiyorum. “İyileşmek”  kelimesinin ardında bir “Kötüleşmek” durumu ya da dönemi var mıdır dersiniz? Sanırım genellikle akıllara gelen kötüleşmeğe dair bir dönemin varlığıdır. Bir hastalığa yakalanmak ve ondan kurtulmak gibi. Bu fiziksel hastalıklarda daha belirgin gözlemlenebilir bir durumdur. Mesela grip olursunuz. Hastalığa yakalanırsınız ve iyileşirsiniz. Yani artık grip değilsinizdir ve bu hastalığın size yaşattığı sıkıntılardan şikayet etmezsiniz. Ya da kansere yakalanmış olabilirsiniz. Bu da bir hastalıktır ve çeşitli tedaviler sonucunda bu hastalıktan da kurtulup iyileşebilirsiz. Bu hastalığın size yaşattığı sıkıntılar artık yokolmuştur. Ama hiç kimse size bir daha grip veya kanser olmayacağınızın garantisini de veremez. Tekrar hastalanabilirsiniz ve tekrar iyileşebilirsiniz. Ancak bu tür bir iyileşmede mutlaka hastalanma yani kötüleşme durumu vardır. Peki herhangi bir hastalık ya da kötüleşme durumu olmadan iyileşmeyi sağlamak mümkün müdür acaba? Benim bahsettiğim iyileşme biraz böyle bir şey sanki. Varolan durumun iyileşmesi. Varolan durum içerisinde herhangi olası bir hastalığı barındıradabilir barındırmayadabilir. Varolan durumun içerisindeki şeylerin bazıları net olarak görüledebilir, görülemeyedebilir. Çünkü varolan durum bizim içimizdedir. Kişiliğimizde, ruhumuzda, yaşantılarımızda, yaşanmışlıklarımızda, hepsinde, heryerde, tam olarak bizi biz yapan şeylerde, yüzeyde veya derinlerde ama yine de BİZ’dedir. Herkesin varolan durumu analiz ederken kendisine dönüp bakması gerekeceği için “BİZ”  yerine “BEN” kelimesini kullanmak  bu iyileşme yolcuğunda daha doğru olacaktır. Evet “BEN’İN İYİLEŞME YOLCULUĞU” dur bu. BEN hasta mıdır? Neden iyileşecekmiş diyenler için şunu söyleyebilirim ki gerçekten ben de bilmiyorum hasta mıdır değil midir? Ne ukalalık etmek ne de tanı koymak isterim bu duruma. Zaten önemli değil benim için ya da BEN’in kendisi için hasta olunup olunmadığı. Çünkü BEN’in amacı bu yolculuktur zaten. Oyunda kazanmanın ya da kaybetmenin önemli olmadığı, önemli, olanın sadece ve sadece oyun oynamak olduğu ve oynayanın amacının oyunda varolmak olduğu gibi, BEN’in amacı da bu yolculuktur ve bu yolculuk süresinde giderek daha çok “BEN” olur ve giderek daha çok iyileşir. Bu iyileşme süreci zaman zaman sancılı olabilir, zaman zaman fark edilmez, görünmez de olabilir ve neredeyse bir ömür boyu sürer. Önemli olan BEN’in korkmadan bu yolculuğa başlayabilmesidir. Hasta, masta hiç birşey olması gerekmez, orada yani BEN’in içinde mutlaka iyileşmesi, iyileştirilmesi gereken şeyler vardır. Yolculuk sırasında mutlaka o duraklara da gelinir, beklenir, bazen yola devam edilir bazense bir süre orada kalınır. Ama  en sonunda mutlaka bir yere BEN’in merkezine varılır. Burası BEN’in evidir. En güvende olduğu yerdir. İçinizdeki BEN’e izin verin. O sizi evinize ulaştıracak. Hepinize, BEN’in kendi içine yaptığı bu derin ve büyülü iyileşme yolculuğunda, “İyi Yolculuklar” dilerim. Haftaya görüşmek üzere…Sevgiyle kalın…

 

Ayrıntılı Bilgi İçin

İDEA PSİKOLOJİK HİZMETLER

0 256 225 05 06

26.04.2016
Bu yazı 1035 defa okundu.

Diğer Yazıları