YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Özge Çelik

ÇOCUKLARLA DOĞRU İLETİŞİMİN SIRLARI (Yenidoğan)

Geçen haftaki yazımda hamilelik döneminde anne karnındaki bebeğimizle nasıl doğru iletişim kurabileceğimizden bahsetmiştim. Bu haftaki yazımda ise bebeğimiz dünyaya geldikten sonra onunla nasıl sağlıklı ve güven ilişkisi içerisinde iletişim kurabileceğimizi paylaşacağım sizlerle.

Bebeğimizle anne karnındayken temelini attığımız doğru iletişim yöntemleri bebeğimiz doğduktan sonra da biraz farklılaşarak devam eder. Bu dönem bebeğimiz açısından ihtiyaçlarının tatminiyle ilişkilendirilmiştir.  Bu dönemde bebeğimizin temel ihtiyaçlarını karnının doyması, altının temiz olması, uyku ihtiyacının yeterli düzeyde ve uygun bir ortamda karşılanması, dış tehlikelere karşı korunduğunu hissetmesi, güven ve sevgi dolu bir ortamda varolması olarak sıralayabiliriz. Bebeğimizin, içine doğduğu dünyanın yaşanılası ve güvenilir bir yer olduğunu, kendisinin değerli bir varlık olduğunu algılayabilmesi gereklidir. Bunun için öncelikle anne tarafından daha sonra çevresindeki diğer yetişkinler tarafından fizyolojik ve duygusal ihtiyaçlarının düzenli , doyurucu ve istikrarlı bir şekilde karşılanması gereklidir.

Bebeğimiz doğduğu ilk anda annesi tarafından kucağa alınması ve annesinin sıcaklığını hissederek, onunla göz teması kurabilmesi çok önemlidir. Anne bebeğini ilk kucağına aldığında; sanki ona iyi ki doğdun der gibi onunla göz teması kurarak ona gülümsemelidir. Anne ve bebek ikisi de acemi olsalar bile aslında birbirlerini tanımaktadırlar ve içgüdüsel olarak ne yapmaları gerektiğini hissedebilirler.

Bu dönemde bebek kendisini henüz anneden farklı bir birey olarak algılayamamaktadır. Nasıl anne karnında iken annesinin yediği, içtiği ve hissettiklerini paylaşmışsa, bu dönemde de kendi benlik algısını annesinin benlik algısıyla ve annesinin ona bakışıyla kurgular. Bu nedenle annenin kendini iyi hissetmesi, mutlu olması, bebeğine gülümsemesi, ihtiyaçlarını karşılaması bebeğin kendi benlik algısının gelişim süreci açısından çok önemlidir. Bebeğin bu ihtiyaçlarının karşılanması ile ilişkili olarak anne ve bebek arasında bağlanma gelişir. Bu bağlanma modelinin güvenli olması bebeğin kişilik gelişiminde önemli bir yer tutar. Bebeğin ihtiyaçlarının yeterli düzeyde karşılanmadığı durumlarda ise anne-bebek arasında kaygılı-çelişik ya da korkulu bağlanma gelişebilir. Böyle bir durum, bebeğin benlik algısını ve kişilik gelişimini olumsuz etkileyebileceği gibi ileriki hayatında da kendisini olumsuz şekillerde gösterebilir. Bu nedenle bebeğimiz her acıktığında onu kucağımıza alarak onunla göz teması kurarak,onunla konuşarak veya ona dokunarak onun hoşlandığı tarzda iletişime geçmemiz ve onu güvenli bir ortamda  karnı doyuncaya kadar beslememiz gereklidir. Bunun dışındaki diğer özbakım ihtiyaçlarının da ona sevgi ve şefkat vererek karşılanması önemlidir. Mesela altını değiştirirken de onunla göz temasını ihmal etmemeli , ona bir yandan şarkı söyleyebiliriz. Ona ne yaptığımızı anlatmamız ve bunu severek yaptığımızı belli etmemiz de onunla kuracağımız ilişki açısından yararlı olacaktır. Bebeğimizin uyku zamanı da onunla iletişim kurabilmemiz açısından değerli zamanlardır. Bebeğimiz uyurken onun yanında olmamız, onu okşamamız, ona kendi sesimizden şarkı söylememiz, ona bir masal anlatmamız, onu sevdiğimizi belirten cümleler kurmamız uykuya geçmesi için ona yardımcı olacaktır. Ancak konuşmalarımızın aşırı mesaj içerikli ve fazla olması, ses tonumuzun yüksek olması uykuya geçmesini zorlaştırabilir. Bunun yanı sıra bebeğimizi uyuyacağı ortamın nitelikleri de önemlidir. İklim şartlarına göre ne soğuk, ne de sıcak olan, ılık bir ortam tercih edilmelidir. Bebeğimizin üstünü kat kat giydirip, nefes alamayacağı şekilde üzerine örtüler örtmek onun için rahatsız edici olacaktır. Uyuması  veya nazar değmesin diye bebeğimizin yüzünü tülbentle kapatmak onun etrafındaki uyaranları keşfetmesini engelleyeceği gibi korkmasını ve dış dünyaya uyum sağlamasını da güçleştirebilir. Ayakta sallamak da onun sersemleşmesini sağlayıp, kendi kendine uykuya geçmeyi öğrenmesini engeller.

Bütün bunlara dikkat ederek bebeğimiz ilk doğduğu zamanlarda onunla güvenli bir bağlanma ilişkisi geliştirebilir ve onun kendi benlik algısına, kişilik gelişimine olumlu katkılar sağlayabiliriz. Nitekim bizimle kurduğu bu güvenli ilişkiyi daha sonra çevresine genelleyecektir. Bu şekilde kendine  güvenen,kendisini seven ve olumlu bir benlik algısı olan bir birey yetiştirmenin temellerini atabiliriz. Bebeğimiz içsel olarak iyi ki doğmuşum, iyi ki varım, burası yaşanılası güzel bir yer mesajını algılayacak ve bunu yaşamının bir parçası haline getirecektir.  Haftaya  görüşmek üzere…

 

22.09.2015
Bu yazı 1068 defa okundu.

Diğer Yazıları