YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Özge Çelik

HAYALİMDEKİ KIZ ÇOCUĞU

Merhaba değerli okurlar kadına karşı şiddete değinilen şu son günlerde konuyla ilgili bir takım etkinlikler gerçekleştirildi. Nitekim benim de içimden bu hafta bu konuyla ilgili bir şeyler yazmak geldi. Kadına yönelik şiddet diyince aklıma gelen bazı görüntülerden bahsetmek istiyorum aslında sizlere.  Nedense aklıma ilk olarak 7-8 yaşlarında, gözleri yaşlı, üzerinde incecik bir şeyler olan ve soğuk bir kış günün de yalınayak evden kaçmak zorunda olan bir kız çocuğu geliyor. Neden aklıma bu görüntü geliyor tam olarak cevap veremesem de sıklıkla bu görüntünün aklıma geldiğini söyleyebilirim. Lütfen sizler de bu yazıyı okurken bu kız çocuğunu hayal edin ama sanki ordaymışçasına, sanki ona dokunabilecekmiş gibi. Sonra bu kız çocuğuyla ilgili şunu düşünüyorum. Lütfen sizlerde gözlerinizi kapayın ve birkaç dakika bu çocuğu hayal ettikten sonra bu kız çocuğunu düşünün benimle birlikte. Acaba bu kız çocuğu babasından mı şiddet görüyordu ve kaçtı? Yoksa bu kız çocuğunun annesi mi şiddet görüyordu ve bunlara şahit olarak kaçtı? Yoksa bu küçük kız çocuğunu evlendirmek istedikleri için mi kaçtı? Görülen şiddetin içeriği neydi acaba? Fiziksel şiddet mi, duygusal şiddet mi, cinsel şiddet mi? Neydi acaba bu kızın bu soğukta evden kaçmasına neden olan maruz kaldığı veya şahit olduğu şiddetin niteliği?  Neydi? Şimdi hayal ettiğiniz bu kız çocuğuna biraz daha yaklaştığınızı düşünmenizi istiyorum sizlerden. Şuan bu kız çocuğu ne yapıyor acaba? Bir köşede çömelmiş, yüzünü dizlerinin üzerine kapatmış ağlıyor mu? Yoksa bağırıp yardım mı istiyor? Yalnız mı? Yanında annesi ya da kardeşleri var mı? Peşinden birileri geliyor mu? Sizin hayalinizdeki kız çocuğu ne yapıyor bunu lütfen derinlemesine düşünün. Kız çocuğunun üzerindeki giysileri düşünmenizi istiyorum şimdi sizden? Nasıl giyinmiş, bir elbise mi var yoksa bir pijama mı? Üstündekiler yırtık pırtık şeyler mi? Soğuk onu nasıl etkiliyor acaba? Titriyor mu yoksa tüm vücudu kaskatı mı kesilmiş, elleri soğuktan çatlamış mı? Saçları nasıl peki bu kız çocuğunun? Uzun mu? Kısa mı? Örülmüş mü, dağılmış ve bakımsız mı? Ne renk saçları var acaba? Benim hayalimdeki kız çocuğunun birazcık sarı. Vücuduna bakın bir de bu kız çocuğunun yer yer morluklar, çizikler, bereler var mı? Varsa bunları görebilirsiniz zaten. Mümkünse bir de kalbine bakın. Var mı açılmış derin yarıklar, çizikler diyeceğim ama bu çok zor tabi. Ayaklarına bakın şimdi lütfen. Yalınayak çıkmış evden buradan anlıyoruz kaçtığını ve gözlerindeki yaşlardan anlıyoruz içindeki korkuyu beklide kalbindeki derin yarıkları. İyice gördünüz mü kız çocuğunu. Lütfen hissedin onu. Hatta belki onun yerine koyun kendinizi, Onun annesinin yerine koyun kendinizi, Onun kardeşleri, babası yerine koyun kendinizi. Ona iyice yaklaşın. Yakınlaşın ona. Dokunun. Şimdi size şu soruyu sormak istiyorum. Ne hissettiniz? Peki sizin orda işiniz ne? Orda durmak ve seyretmek mi sadece? Belki bunlar benim size hayal ettirdiklerimdi ama siz kendi gözünüzün önünde olanları düşünün ve orada durmayın sadece seyretmeyin lütfen. O kız çocuğuna dokunduysanız eğer; bunun size yüklediği bir sorumluluk olmalı. Bakın onun gözlerine ve ne yapılması gerekiyorsa yapın. Hemen şimdi. Aydınlık yarınlara olan inancımla. Sevgiler…

Ayrıntılı bilgi için

İDEA Psikolojik Hizmetler

0 256 225 05 06

01.02.2016
Bu yazı 769 defa okundu.

Diğer Yazıları