YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Özge Çelik

KAR HELVASI

Merhaba değerli okurlar...

Hafta sonu Pazar akşamı güzel bir akşamdı. Akşamüzeri oğlum Erdem Kent Meydanında scootera binmek istedi ve ailecek meydana gittik. Meydan son bir haftadır olduğun gibi yine kalabalıktı. 15 Temmuz’da yaşanan hain kalkışmadan sonra Türkiye’deki tüm meydanlardaki gibi ülkesine ve demokrasisine sahip çıkan bu kalabalığı görmek mümkün.

***

Kalabalık içinde nasıl insanlar olduğunu merak ediyorum aslında. Demokrasi için orda bulunan güzel insanlarımızın dışında acaba pravokatör gruplar ya da orda olup da, bu tarz zihniyetlere hizmet etmiş ama olaylar gelişince işinden olmamak ya da bu işlerle ilgisi olmadığını “onlardan” olmadığını göstermek, kanıtlamak için orda bulunan, çeşitli kişilerle bir arada gözüküp fotoğraflar çektirip, bunları bir şekilde bir yerlere gelebilmek için basamak olarak gören sözüm ona demokrasi için orda olduğunu söyleyen başka insanlar da var mıdır diye merak ediyorum gerçekten.

***

İnsanoğlu çeşit çeşit işte. Kimse kimsenin zihniyetini bilip içini göremiyor. Dürüstlük de şaibeli ama ben bu topraklar için ülkemiz, milletimiz, insanlarımız için gerçekten iyi şeyler yapmaya çalışan, geleceğimizi korumaya çalışan bunu içten ve samimi bir şekilde yapan insanlarımızı takdir ediyorum.

***

Keşke tüm bunlar olmasaydı.Her şey hakka, hukuka dayalı işleseydi…

***

O akşam biz de demokrasi için orada olan, ülkesine, milletine bağlı, İstiklal Marşı’nı onurla, gururla söyleyen, bayrağını şerefle taşıyan o güzel insanların arasında yer almak için oradaydık. Sevgili eşim ki eşim diye söylemiyorum, hayatta tanıdığım en dürüst, güvenilir, içinde Allah inancı, vatan sevgisi olan, ailesine bağlı insanlardan biridir. Marmaris’ten döndüğümüz günden itibaren belki de Marmaris’te yaşadığımız durumun vahametinin verdiği ciddiyetle, her gece sabaha kadar o meydanlardaydı.

***

Oraya gittiğimizde meydanda oynayan çocuklar vardı sadece… Akşamüzeri Erdem scootera bindi, parka gittik. Annem ve ananemle buluştuk. Sonra da sevgili ablam, Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Semra Şener’in meydanda yapacağı konuşmada yanında olmak için meydanda kaldık.

***

Ablam, benim için çocukluğumdan beri her zaman örnek aldığım kişilerden biri olmuştur. Gerek ahlak anlayışıyla, gerek insanlığı, çalışkanlığı, ailesine ve vatanına, milletine bağlılığı, sevgisiyle… Bunlar gerçekten Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı sayın Semra Şener’i övmek için söylediğim sözler değil. Ablam için hissettiğim duygular. Hani hayatınızda bazen birisinin söylediği sözler bir yerlerinize dokunur ya; işte öyle bir şey... Abimin ve ablamın yeri bende gerçekten ayrıdır. Konuşma sırasında Erdem, Ali ve Elif ile ilgilendiğim için her şeyi net olarak dinleyemedim maalesef. Ama duyduğum satırlardan biri sonradan izlediğim konuşmanın bence ana fikriydi. “…Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Vatan Şairimiz Mehmet Akif’in yüzünü kara çıkarmadık!..” demişti ablam.

***

Nitekim konuşma öncesinde de meydanda toplu olarak İstiklal Marşı’nı okuduk. İstiklal Marşı okunurken benim hiç bir şey söylememe kalmadan ayağa kalkıp saygıyla, başları dik bir şekilde söylediler güzel marşımızı Erdem, Ali ve Elif… Onların bu tavırları beni çok duygulandırdı. Geleceği onlara emanet edeceğiz diye düşündüm içimden ve onlarla gurur duydum.

***

Konuşma bittikten sonra ise çocuklara söz verdiğimiz gibi kar helvası yemeye gittik hep birlikte. Kar helvasını hep çok sevmişimdir. Küçüklüğümden beri bende yeri ayrıdır… Küçükken ananemle pazara çıkardık uslu durursam bana kar helvası alırdı. Ya da babamla gezmeye giderdik ve onunla kar helvası yerdik. Annem, hep gösterdiği anne hassasiyetiyle hasta olurum diye pek istemezdi yememi ama ben gene de severdim kar helvasını.

***

Hatırlıyorumda hamilelik dönemimde bile kar helvası aşermiştim. Kar helvası yerken ablam da eskiden evin önünden kar yüklü katırlarla geçen kar satıcılarından ve kar alıp evde kar helvası yaptıklarından bahsetti. Ben onları tam hatırlamıyorum; hayal meyal işte. Ama eskiden kar helvaları daha güzel olurdu sanki. Yani ben karadutu çok severim ama benim eskiden yediğim karadutlu kar helvaları daha bir karadut gibiydi, rengi bordo gibi koyu olurdu. Şimdiki karadutlar daha bir pembe olmuşlar sanki. Karadutlu kar helvasının rengi pembeydi.

***

Zaman her şeyi değiştiriyor sanırım. Karadutun rengini, tadını. Rengi,  tadı farklı olsa da ailemle, sevdiklerimde, oğlum ve yeğenlerimle kar helvası yerken hissettiğim duygu aynıydı. Çocukluğuma döndüm bir an... Çocukluğumdaki kar helvası yerken güzel anılarım aklıma geldi. Ananemin elinden tutup pazarda dolaşmamız, babamla annemden kaçamak heyecanla kar helvası yiyişimiz falan.

***

Gözümde canlanan anılardan sonra bir an için dönüp oğluma ve yeğenlerime baktım. Nasıl da tatlı sohbet ederek kar helvası yiyorlar diye düşündüm. Onların da ileride çocukluğuna dair kar helvasına karşı hisleri anıları olacak mı acaba? Ne düşünecekler? Nasıl bir anı canlanacak gözlerinde? 

***

- “…İnsanlar vardı meydanda, herkesin elinde Türk Bayrağı dalgalanıyordu, çok kalabalıktı, istiklal marşı okundu. Annem, halam konuşma yaptı. O zamanlarda bir darbe olmuştu. Televizyonlarda görüyorduk, şehit olanlar, ölenler, yaralananlar vardı. Bir sürü insan yakalandı, gözaltına alındı. Biz de ülkemizi kurtarmak için meydanlardaydık. Topumuz, tüfeğimiz yoktu ama minicik ellerimiz, yüreğimiz, her şeyi gören ve bir gün anlatacak olan gözlerimiz vardı. Belki biz de savunmasızdık ama yine de ülkemizi savunmaya çalışıyorduk. Belki korkuyorduk ama ‘Korkma, Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak’ diye geleceğimizi korumaya çalışıyorduk. İşte böyle günlerden bir günde gitmiştik kar helvası yemeye. O yüzden kar helvasının biz de hissettirdikleri başkadır.” mı diyecekler ya da nasıl hatırlayacaklar çok merak ediyorum… 

***

Galiba kar helvasıyla ilgili çağrışımlarımız onlarla aynı olmayacak. Benim hatırladığım pazarda;  meyve sebze, anneanne, anne, baba görüntüleriyle, onların hatırlayacağı görüntüler  birbirinden oldukça farklı... Keşke onlara daha güzel görüntüler bırakabilseydik. Ya da bundan sonra belki bırakırız. Onlar büyüdüğünde bunu onlara soracağım. Merakla o günü bekliyorum. 

***

Güzel günlere, aydınlık yarınlara olan inancımla. Sevgiyle kalın.

 

Ayrıntılı bilgi için

İDEA PSİKOLOJİK HİZMETLER

0 256 225 05 06

27.07.2016
Bu yazı 1285 defa okundu.

Diğer Yazıları