YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Özge Çelik

ÖFKE KONTROLÜ

Merhaba değerli okurlar. Bu hafta sizlerle öfkemizi tanımamız ve onu nasıl daha etkili ifade edebileceğimizle ilgili birkaç önerimi paylaşmak istiyorum. Umarım biraz olsun yararlı olacaktır. Öfke kaçınılmaz bir duygudur. Aslında tüm duygularımız gibi o da bizim için gerekli ve yararlı olabileceği gibi bize ve çevremize zarar verici bir canavara da dönüşebilir. Bir kere içimize yerleşti mi artık dışarı çıkmak için her türlü yolu deneyebilecek kadar tehlikeli bir düşman da olabilir öfkemiz ya da bizim kendimizi ve sınırlarımızı tanımamızı, kendimizi savunmamızı, ifade etmemizi, kendimizi gerektiğinde korumamızı sağlayan etkili bir araç haline de dönüşebilir.  Buz dağının, suyun üstünde kalan kısmı öfkedir. Öfkenin ortaya çıkmasına neden olan pek çok duygu ise suyun altında gizlidir. Utanç hissettiğimizde, hayal kırıklığına uğradığımızda, kendimizi engellenmiş hissettiğimizde, haksızlığa uğradığımızda, kıskançlık hissettiğimizde, yalnızlık, itilmişlik, kaygı hissettiğimize, sıkıldığımızda, anlaşılmadığımızı hissettiğimizde yaşarız çoğunlukla öfkeyi. Bazen yaşadığımız durum öfkelenmemize neden olmuştur. Bazense kendimizi sürekli öfkeli bir insan olarak düşünebiliriz. Nedeni her ne olursa olsun öfke basite alınacak bir duygu değildir ve mutlaka onu analiz etmemizi gerektirir. Öfkemizi ne kadar iyi anlayıp analiz edebilirsek, onu ne kadar iyi tanırsak o kadar yarar sağlayacaktır bize. Çünkü bütün duygularımız gibi o da bize hayatta yol göstericidir. Öncelikle öfkemizden korkmayalım. Onu zarar verici bir düşman gibi algılamak yerine onunla arkadaş olalım ve bize nasıl fayda sağlayabileceğini düşünelim. Aksi takdirde biz onu değil, o bizi kontrol etmeye başlar ve yarardan çok zarara uğrarız.  Öfke hissettiğimiz anda hemen tepki vermek yerine onunla bağlantıya geçmeliyiz ve bu kısa bir zaman dilimi içerisinde gerçekleşmeyebilir o yüzden sabırlı olmalı ve gerekirse destek almalıyız. Öfkemizle konuşmalıyız. Bu şekilde öfkemizi doğru ifade edebilme becerisini kazanabiliriz ancak. Öfkemizi analiz etmek için kendimize birtakım sorular sorarak işe başlayabiliriz. “Beni daha çok ne öfkelendirir? Sınırlarım neler? Beni rahatsız eden şey ne? Bu durum beni neden rahatsız ediyor. Kendimi engellenmiş ya da çaresiz hissediyor muyum? Kendimi tehdit altında hissediyor muyum? Haksızlığa uğradığımı düşünüyor muyum? Öfkemi daha çok nasıl ifade ederim?, Öfkemi ifade ediş şeklim doğru mu? Kendime, diğerine ya da çevreme zarar veriyor mu? Öfkemin kaynağında neler var? Kullandığım yöntemler sorunuma ve öfkeme çözüm getiriyor mu? Rahatsız olduğum ya da istemediğim durumu değiştirebildim mi? Bu eğişim kalıcı bir değişim mi oldu yoksa sadece şuanlık mı?” gibi.  Bu soruların cevapları olumluysa yani ifade edişimiz işe yarıyor ve sorunumuza çözüm getiriyorsa, bu çözüm anlık değil ve kalıcı bir çözümse,  bunun yanı sıra kendimize, diğerine ve çevremize zarar verici bir nitelik taşımıyorsa  belki de doğru yoldayız demektir. Peki ya değilse…Öfkemizi ifade ediş şeklimiz bize ve çevremize zarar veriyorsa, bir çözüm getirmiyorsa ve sonradan pişmanlıklar yaşamamıza sebep oluyorsa ne yapmalıyız? Bu nokta da başka bir soru sormalıyız kendimize “Öfkemi nasıl kabul eder ve onu nasıl daha sağlıklı ve etkili ifade edebilirim?” İşte bu soruyu sormak değişim için büyük bir adım atmak demektir. Cesaret ve sabır da bu değişimde bize yol gösterebilecek en önemli rehberlerdir. Bu süreç içerisinde psikolojik bir destek almak da çok faydalı olabilir. Öfkeli olduğumuz zamanlarda en azından kendi başımıza yapabileceğimiz birkaç şeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Öfkeli olduğunuz anlarda.

1-            Derin nefes al ver. Hemen elini yüzünü yıka.

2-            Gevşeme egzersizleri yap ve bunu hayatının parçası haline getir.

3-            Çatışma ortamından bir süre uzaklaş.

4-            Karşındakine öfkeli olduğunu söyleyip sakinleşinceye kadar bir süre izin iste.

5-            Yürüyüşe çık.

6-            Duşa gir.

7-            Komik bir şey aklına getir ve gülmeye başla çekinmeden ve karşındakine bunun öfkeni kontrol etmek için iyi bir yol olduğunu söyle.

8-            Ağlamak istiyorsan bırak ağla.

9-            Kendine bir süre bir meşguliyet bul.

10-          Affetmeyi dene.

11-          Bir süre gözlerini kapatıp dinlen.

12-          Kendine, karşındakine ve çevreye zarar vermeyeceğine dair söz ver ve telkin et.

13-          İçinden “sakin olmalıyım” “sakin olmalıyım” şeklinde  tekrarla.

14-          Daha önceki öfke patlamalarında sonradan yaşadığın pişmanlıkları düşün ve öfkeni kontrol edebileceğini, bunu başaracağını düşün.

15-          Unutma ve aklından çıkarma “Kontrolsüz güç, güç değildir.”

 

Ayrıntılı bilgi için

İDEA Psikolojik Hizmetler

0 256 225 05 06

16.02.2016
Bu yazı 850 defa okundu.

Diğer Yazıları