YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Özge Çelik

SİZ NASIL BİR EBEVEYNSİNİZ?-

Merhaba değerli okurlar bu haftaki yazıma M. Scott Peck’in güzel bir sözüyle başlamak istiyorum. “Bir çocuk için annesi ve babası dünyayı temsil eder. Çocuk, annesi ve babası nasıl davranıyorsa, dünyadaki herkesin de aynı şekilde davranacağını düşünür.”  Bu güzel söz bize ebeveyn tutumlarının bir çocuğun ve bir insanın hayatında ne kadar önemli olduğunu, çocuğun dünyaya ve çevreye olan algısının da anne-babasının ona olan davranışlarına göre şekillendiğini anlatıyor. Anne-babanın çocuğa olan davranışlarıyla çocuğun benlik algısının ve benlik saygısı oluşmaya başlıyor. Çocuk “ben değerliyim” ya da “ben değersizimi” hissederek bu algıyı oluşturabiliyor. Ya da “ben çok değersizim” veya “ben o kadar değerliyim ki başka hiçbir şey ya da hiç kimse bundan daha değerli olamaz” gibi algılar…Tabi bunların dışında başka algılamalar da geliştirebiliyor. Ben değerliyim çünkü annem-babam bana değerimi ………..şekilde anlatır. Çocuğun algısında işte bu nokta noktalar çok önemlidir. Bu noktalar onun kendisini değerli olduğunu nasıl hissettiğine ve ona değer veren insanları nasıl algıladığına ilişkin bilgiler verir bize. Ebeveynler çocuklarına verdikleri değerleri nasıl ifade ederler? Maddi ya da manevi değerin karşılığı nedir? Çocuklarımıza değer verdiğimizi onlara hediyeler alıp, onları gezdirerek veya her istediklerini yaparak mı ifade ederiz? Yoksa onlara dokunarak, öperek koklayarak mı? Ya da onunla zaman geçirerek mi? Veya onun ihtiyaçlarını karşılamak mı bizim için önemlidir? Ona verdiğimiz değeri sözcüklerimizle mi yoksa davranışlarımızla mı gösteririz. Ona verdiğimiz değeri vücut dilimizle nasıl ifade ederiz? Ona verdiğimiz değerin karşılığı ödül ve cezalar mıdır yoksa? Peki o bizim ona verdiğimiz değeri nasıl anlar ve yorumlar. Biz gerçekte vermek istediğimiz mesajı ona doğru iletebilir miyiz? Bu soruların her biri ayrı ayrı o kadar önemli ki…Bütün bunlar ve çocuğumuzla bu şekilde kurduğumuz ilişkiler aslında bizim ebeveyn olma stilimizi yansıtıyor. Bu yazımda size bu ebeveynlik stillerinden kısaca bahsetmek istiyorum.  Ebeveynlik becerilerinin bir kısmı genetik olmakla birlikte bir kısmı da toplumsal değerler, ihtiyaçlar ve ebeveynlerin kişilik özellikleri ile şekillenir. Ebeveynlerin inanç sistemi de ebeveynlik davranışlarını şekillendirerek  çocuğun davranışsal ve duygusal gelişimini etkilemekte, bunun yanı sıra çocuğun inanç sistemini de oluşturmaktadır.  Gelişim psikolojisinde ebeveynlik tarzları genel olarak 4 başlık altında toplanır:

1) Otoriter  Ebeveynlik Stili: Bu tür ebeveynlik stilinde çocuğun katı kuralları takip etmesi ve uyması beklenir. Kurallara uygum göstermeme durumunda sonuç cezadır. Ebeveyn kuralların konulma sebeplerini çocuğuna aktarmada güçlük yaşayabilir.  Genellikle “Ben öyle istediğim için, Annen /Baban olduğum için “ türü kısıtlı açıklamada bulunur. Çocuğun, ebeveynin taleplerini sorgulamadan uygulamasını ister. Tehditkardır. Çocuk  kendisinden uyulması istenen kurallara uyar ancak bunu cezadan veya başına gelebilecek olumsuz durumlardan kaçınmak için korkuyla ve kaygıyla yapar. Cezala fiziksel veya duygusal türden olabilir. İstismar boyutuna da ulaşabilir. Bu tür çocukların özgüvenin düşük olduğu, daha bağımlı ve benlik saygısının daha düşük olduğu görülebilir.

2) Demokratik Ebeveynlik Stili: Demokratik ebeveynde çocuğunun uyması gereken kuralları belirler. Ancak otoriter ebeveynden farklı olarak  çocuğuna kuralların ne işe yaradığını anlatır, gerektiğinde çocuğu ile ortak bir anlaşma yaparak bu kuralları oluşturur ve gereksiz, mantıksız kurallar koymaz. Çocuğunun ihtiyaçlarına yönelik hassas ve duyarlıdır. Çocuğundan beklentileri, çocuğun gelişimine ve yapısına daha uygundur. Çocuğun beklentileri karşılayamadığı durumlarda cezalandırıcı tutum yerine daha çok anlamaya çalışır ve çözüm arayışındadır. Çocuklarının hayatına müdahale etmekten çok, çocuklarını yönlendirmeyi tercih eder, destekleyici davranır. Demokratik ebeveyn tarzı ile yetişen çocukların, sorumluluk sahibi, duygularını yönetebilen, daha sabırlı ve anlayışlı, öz güvenli ve benlik saygılarının yüksek olduğu görülebilir.

 

3)İhmalkar Ebeveynlik Stili: İhmalkar ebeveynler çocuklarının ihtiyaçlarını göz ardı eder. Fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını fark etmez ve ihmal ederler.  Bu ebeveynlik stilindeki ebeveynler, çocuklarından beklentileri düşük ve çocukları ile iletişimleri zayıftır. Bu tür ebeveyne sahip çocukların öz kontrolleri düşük olan, düşük öz güvene sahip olduğu görülebilir.

 

4)İzin Verici Ebeveynlik Stili: İzin verici ebeveynlik stilindeki ebeveynlerin çocuklarından sorumluluk beklentileri çok düşüktür aynı zamanda kendilerini de bir ebeveyn olarak yeterli görmeyebilirler. Bu nedenle çocuklarına kural koymamayı tercih ederler. Çocuklarına yönelik duyarlıdır ancak iletişimleri ve ilişkileri bir ebeveynden çok arkadaş gibidir. Sınır koymakta zorlanan bu tarz ebeveynlik stilinde çocuklar belirli sınırları olmadığı için kendilerini güvende hissetmezler. Aynı zamanda kuralların olduğu ve otoritenin bulunduğu ortamlarda da güçlük çekebilmektedirler. Bu nedenle sıklıkla okul uyum sorunları yaşamaktadırlar.

 

Çocuk dönemindeki ebeveynlerimizin sahip olduğu ebeveynlik stili ile bize olan davranışlarının şu anki kişiliğimize oldukça önemli etkileri vardır. Ebeveynlik stilimiz dışında çocuğumuzla kurduğumuz ilişkinin işlevsel ve duygusal bir ilişki olması da çok önem taşır. Bir sonraki yazımda ebevenlik stillerinin kişiliğimize etkisinden ve çocuğumuzla kuracağımız ilişkinin hem işlevsel hem duygusal boyutlarından bahsedeceğim. Görüşmek üzere.

 

Ayrıntılı bilgi için

İDEA Psikolojik Hizmetler

0 256 225 05 06

03.11.2015
Bu yazı 1177 defa okundu.

Diğer Yazıları