YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Özge Çelik

Stres yönetiminde 2. Kural: denge

Merhaba değerli okurlar… Geçen haftaki yazımda stres yönetiminde benim için çok önemli olan birinci kuralı, “huzur ve cesareti” sizlerle paylaşmıştım. Umarım bir hafta boyunca hayatınızdaki değiştiremeyeceğiniz ve değiştirebileceğiniz şeyler konusunda düşünme fırsatınız olmuştur. Bu haftaki yazımda ise stres kavramından, bizim kişilik tiplerimizden, esneklik ve işlevsellikten ve en önemlisi dengeden bahsetmek istiyorum. İlk olarak  “stres nedir?” sorusunun cevabını araştıralım. Öyle ya bir şeyi ne kadar iyi tanırsak onu o kadar iyi kontrol edebiliriz.  Öncelikle sizlere stres kavramının fizik biliminden psikolojiye uyarlandığını söylemek isterim. Fizik bilimine göre, “ Herhangi bir madde, zorlanma karşısında uyum göstermiyor ve sabit kalıyorsa stres ortaya çıkar ve madde aşınır.” Şimdi artık stresin ne olduğunu biliyoruz. Bu tanımı gözünüzün önünde canlandırabilir misiniz? Ne geliyor aklınıza? Benim birçok şey geliyor bu tanıma göre. Mesela ilk aklıma gelen elime alıp, iki elimle tutup ortadan kırabileceğim tahta bir kalem. Zorlanma karşısında uyum sağlayamayan tahta kalemin akibeti muhakkak kırılmak olacaktır. Ama geçenlerde oğluma kitap almak için girdiğimiz bir kırtasiyede enteresan bir kaleme daha rastladım. Kalemin yapısı plastik. Eğilip, bükülüyor ve hiç kırılmıyor. Her şekle giriyor. Stresin ortaya çıkması için ancak kesmek lazım yani. Onun dışında kalem her duruma uyum sağlayabilecek bir esneklikte yapılmış. Bu ilginç kalem bana ilham verdi ve stresli durumun ortaya çıkışındaki A tipi ve B tipi dediğimiz kişilik tiplerini düşündüm. Sanki tahta kalem, sabit fikirli, mükemmeliyetçi, aceleci, farklı durumlar karşısında esneklik gösteremeyen ve bu nedenle herhangi bir zorlanma karşısında daha kolay aşınan A tipi kişiliği yansıtıyordu. İşlevsel bir hali vardı ama şartlar değişince işlevselliğini kaybedip zarar görebiliyordu. O plastik kalem ise sanki, her durumda rahat, her ne olursa olsun nabza göre şerbet verebilen, mükemmeliyetçi olmayan, plan ve program yapmadan daha olduğu gibi hareket eden, fikirleri duruma göre değişkenlik gösteren, oldukça esnek, tam da B tipi kişiliği yansıtıyor gibiydi. Hatta o kadar esnekti ki yazı yazabilmek  bile çok mümkün olmuyordu. İşte o noktada şu durum ortaya çıkmıştı. A tipi kişilik, yani bizim  tahta kalem işlevsel görünebilen ancak şartlar değiştiğinde yeterli esnekliği gösteremediği için işlevselliğini kaybedip zarar görebilen bir yapı gösteriyordu. B tipi kişilik ise , yani o plastik kalem, hemen hemen  her durumda esneklik gösterebiliyordu aslında ama aşırı esneklikten işlevselliğini de yitirmişti. Yazı yazma aracı olarak o kalemi kullanmak çok da mümkün değildi. Bu noktada stres karşısında bizim kişilik yapılarımızın önemi kadar, dengeyi sağlamamızın da çok önemli olduğuna karar verdim. Fizik kavramından psikolojiye uyarlanmış bu stres kavramı yaşamımızın her anında varlığını sürdürmekte. Onun olmaması gibi bir ihtimal yok ki zaten olmaması demek başka bir stres kaynağı . Nitekim stresin varlığı, bizi hayattaki amaçlarımız için harekete geçiriyor. Olmazssa olmazlardan yani. İş yaşamı stres, evlilik stres, çocuğun olması stres, ekonomik kaygılar stres, trafik stres, hava, kirliliği, gürültü vs… hepsi stres…Artık stresin varlığını kabul edip kendimize dönüp bakmanın vakti geldi. Stres zaten var ve olmaya devam edecek. Peki bizim yapımız hangisi, tahta kalem gibi miyiz, plastik kalem gibi miyiz? İkisinin de olumsuz taraflarını değerlendirdiğimizde aslında burada bir de c seçeneği olması gerekiyor. Yani malzememizin hem esnek olması lazım hem de işlevsel. Bunu nasıl sağlayabiliriz. Bu hafta sizlerden bu soru üzerine düşünmenizi istiyorum. Dengeyi nasıl sağlayabiliriz? İşte stres yönetimde ikinci kural: Denge. Haftaya görüşmek üzere. Sevgiyle kalın…

Ayrıntılı Bilgi İçin

İDEA PSİKOLOJİK HİZMETLER

0 256 225 05 06

08.03.2016
Bu yazı 1381 defa okundu.

Diğer Yazıları