YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Özge Çelik

TRAVMA, KAYIP VE YAS

Yaşam sürecimiz içerisinde hepimiz olumlu, güzel, bizi mutlu eden, heyecanlandıran olayların yanı sıra, olumsuz sorun ya da durumlarla da karşı karşıya kalmaktayız. Bu durumların bir kısmıyla baş edebilecek güçteyizdir.  Ancak bazen öyle olaylar olur ki yaşamımız belirgin şekilde etkilenir ve bu durumla başa çıkmakta savunma mekanızmalarımız yetersiz kalmıştır. Sevilen birinin kaybı ya da ani gelişen, beklenmedik, öngörülemez yaşamı tehdit eden, kontrol edilemez ve bu nedenle kişinin kendisini çaresiz hissetmesine neden olan travmatik yaşantılar başa çıkmakta zorlandığımız, kimi zaman yetersiz kaldığımız durumlardır. Bu gibi durumlar bireysel olabildiği gibi kitleler halinde de yaşanabiliyor maalesef. Savaşlar, doğal afetler, hastalıklar, kazalar ve ölümleri travmatik yaşantılar olarak değerlendirebiliriz. Son zamanlarda Türkiye’de yaşanan bir takım olayların da bu tip travmatik yaşantılar içerisinde yer aldığı ve herkesin üzerinde olumsuz etkiler bırakacağı tartışmasız bir gerçek. Bu nedenle bu haftaki yazımda travmalar, kayıp ve yastan biraz söz etmek istiyorum.

Travmalar, kişinin kendisini güçsüz ve çaresiz hissetmesine neden olur. Kişinin güvenli bir dünyada yaşıyor olma inancını zedeler. Yaşananları kaybın ya da tehdidin büyüklüğü de travmanın yaşanış şeklini, baş etme yöntemlerini, yas tutulup tutulamadığını ve tarvma sonrası süreci belirler. Kayıplardan sonra yaşanan yas, sadece yaşam kaybı ile ilişkili değildir.

Para, eşya, ilişki, sağlık veya organ kaybı da kişi tarafından kayıp olarak algılanıyorsa yas süreci başlayabilir. Ancak ölüm yas sürecinin başlaması için kaçınılmaz bir nedendir. Bu nedenle ölenlerin yakınları yas süreci içerisinde olduklarını, aynı zamanda kaybın ağırlığı ve büyüklüğü düşünüldüğünde toplumsal bir yas süreci içerisinde olduğumuz söylenebilir. Olağan bir tepki olan yas süreci bireysel  farklılıklar gösterse de evrensel olarak, kaybı inkar etme, kayba inanmama, öfke, suçluluk gibi yoğun duygular yaşama, kaybı geri getirmek için pazarlık yapma ve kabullenme gibi dönemlerden oluşmaktadır.

Ancak bazen kayıplar öylesine büyüktür ki, duygular öyle karmaşıktır ki bununla yüzleşilemez ve bu durum olağan yas sürecini yaşamaya engel olur. Çok yoğun üzüntü, keder, suçluluk, hayal kırıklığı, umutsuzluk, isteksizlik, incinmiş adalet duygusu yaşanır. Nefes darlığı, kalp çarpıntısı, gerginlik ve irkilme tepkileri, İştah ve uyku bozuklukları, gerçeklikten uzaklaşma, intihar, düşünceleri gibi durumlarla, karşı karşıya kalınır. Bu gibi durumlarda uzman desteği almak çok önemlidir. Uzman desteğinin yanı sıra bu dönemlerde kişinin yakınlarının desteğinin de bir o kadar önemli olduğunu unutmamalıyız.

Olağan yas sürecini geçirebilmemiz dileğiyle. Tüm milletimizin başı sağolsun.

Ayrıntılı bilgi için: İDEA Psikolojik Hizmetler: 0256 225 05 06

 

15.10.2015
Bu yazı 1197 defa okundu.

Diğer Yazıları