YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Özge Çelik

YETİŞKİN ÇOCUK

Merhaba değerli okurlar bu haftaki yazımda yetişkin çocuklardan bahsetmek istiyorum. Hepimiz birer yetişkin çocuk tanıyor olabiliriz ya da kendimiz de bir yetişkin çocuk olabiliriz. Bu yazımı yetişkin bir çocuğun ağzından yazmak istedim. Onun gözüyle hayata bakınca neler görülebileceğini daha yakından irdelemek ve bir yetişkin çocuğu daha iyi anlayabilmek istedim. Yetişkin çocuğun ağzından yazdığım bu yazıda kendinizi ya da bir başkasını görebilirsiniz. Gördüğünüz portre yetişkin çocuk portresine benziyorsa, belki de bu konuda daha fazla farkındalık kazanmaya ve destek almaya ihtiyacınız olabilir. “Yetişkin çocuk kimdir? Nedir?” sorusunun cevabını ise yazının içinde bulacaksınız. İşte bir yetişkin çocuğun bize söylemek istedikleri…

“Merhaba benim adım…………..Ben bir yetişkin bir çocuğum. Bağımlı ya da işlev bozukluğu olan bir ailenin çocuğu olarak büyümenin nasıl bir şey olduğunu biliyorum. Bu durum taa o zamandan bu zamana benimle birlikte ve beni hala etkiliyor. Ben nereye gitsem benimle geliyor. Benimle birlikte içimde yaşamını sürdüren bu durumun olumsuz etkilerinden kurtulmam oldukça güç olsa da bunu yapmaya çalışıyorum. En azından deniyorum. Kendi kendimin ebeveyni olmaya çalışıyorum. Tam olarak yaşımı söyleyemem. Zaman zaman değişiyor ama bazen 5 bazen 15. Kimi zaman herkesten daha büyük düşüncelerim de olur aslında. Ama desteklenmediğinde ve güvenim yıkıldığında karmaşaya düşebilirim ve sizler çocuk davranışlarımın ardındaki o olgun yüzü göremezsiniz. Bedenim sizi hiçbir zaman kandırmasın. Boyum uzamış, kilom yerindedir. Elimde mesleğim para kazanıyor olabilirim. Çocuk sahibi olmuş bir anne veya baba da olabilirim. Saçlarım beyazlamış. Elimde bastonum olsa dahi bu görüntüm sizi yanıltmasın. İçimde yetişkinliğe adapte olamamış, çocuk kalmak isteyen bir ruh var benim. Kimseyi kandıramam. Ben neysem oyum. Hoş bazen ne olduğumu ben bile şaşırırım ama olmadığım bir şeyin maskesini de asla geçiremem suratıma. Biraz da ukalayımdır aslında. Çünkü bu yetişkinlik denen şeyin de bir maske olduğunu düşünüp, hep kendimin doğru olduğunu sanırım. Eleştiririm ama eleştirilmeyi hiç sevmem. Gururum kırılıverir. Küserim. Düşünmeden konuşup, aklıma estiği gibi davranırım. Asıl niyetim insanları kırmak değilse de sık sık böyle bir durumla karşılaşabilirim. Söylediğim ve yaptığım şeylerden ötürü sonradan pişmanlıklarım vardır ama bunu dile getirmem çok zor olur. Kendimi, kendi içimde oldukça fazla suçlarım ama bunu kendimden bile saklamayı başarırım. Suçluluk, vicdan azabı gibi duygularla baş etmek benim için oldukça zordur. Ya iyice kabuğuma çekilmeme sebep olur ya da öfkelenip başkalarına yansıtmama. Duygularım karışık gibi görünse de basit isteklerim vardır aslında mutlu olmak gibi, ama bunu ifade ederken hatalar yapabilirim. Hata yapmaktan çok korktuğum halde sık sık hata yapabilirim. Bu yüzden karar vermek de benim için işkence gibidir. Uzun süre karar veremem. Birileri benim adıma karar vermiştir hep bu yüzden. Tutarsız davranışlarım olabilir. Yakınlarım benim iyi niyetli olduğumu bilir ama dışarıdan bakan biri için dengesiz bir portre çizebilirim. Anlatmak istediğim çok şey vardır aslında ama hepsi birbirine karışır. Sonra işin içinden ben bile çıkamam. Yoğun duygular içinde bazen ağlar, bazen gülerim, bazen konuşur, bazen susarım. Ama hep bir eksik kalır söylemek istediklerim. Siz bu sustuğum vakitler benim gözlerime bakın. Asıl söylenmemişler orda saklıdır hep. Beni oradan tanırsınız. Ben bir yetişkin çocuğum. Çoğu zaman “Bu yüzden böyleyim” diyerek sığınmış olabilirim yaşam hikayemin içerisine.  İstersem değiştiremeyeceğim şey yokmuş gibi gelir bana. Ben aslında birçok şeyi bilirim. Ama uygulama konusunda düşerim çelişkiye. Yoğun bir desteğe ve güvene ihtiyacım vardır. Böyle beslenirim. Aç susuz kalırım sevgi olmayınca. Ama bunları verecek sabrı önce ben göstermeliyim kendime. Koşulsuz sevgi, güven ve kabulü verebildiğim zaman kendime; işte o zaman yetişkinliğe doğru bir adım atmış olacak; içimdeki çocuk ruhu öldürmeden, kendi ebeveynim olabilme sorumluluğunu üstlenebilecek kadar büyüyeceğim.

Ayrıntılı bilgi için

İDEA Psikolojik Hizmetler

0256 225 05 06

09.02.2016
Bu yazı 889 defa okundu.

Diğer Yazıları