YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Semra Şener

14 ŞUBAT

Sevgiye ve sevginin gücüne inanıyorsanız bence üstesinden gelemeyeceğiniz zorluk yoktur. Sevgi her kapının anahtarı. Yeter ki siz yola sevgiyle, iyi niyetle ve güzelliklerle çıkın. Riyasız, sadece sevgiyle, severek çıkın. Ölümsüz ses Kayahan’ın da dediği gibi yolunuz bir gün mutlaka hayallerinize çıkarır sizi. Yolunuz sevgiden geçiyorsa…

Yarın 14 Şubat… Sevgililer Günü. Bana sorarsanız tam 12 yıl sonra kavuştuğum oğlumun bana geleceğini müjdelediği gün. Yapılan testler ,12 yıl sonra kavuşulan evlat için atılan sevinç naraları ve Allaha şükreden dualar…

Tabi ki bu benim 14 Şubat’ım. Sizin için kim bilir ne güzel hikayeler barındırıyordur. Eşinizle en güzel anıların tam merkezi, sevgilinizle yaşanılan en saf duyguların adresi…

Kimileri alışveriş çılgınlığını biraz abartılı bulsa da ben öyle düşünmeyenlerdenim. Para dediğiniz şey varsa harcanıyor. Siz onu harcayınca ne yaralara merhem oluyor bilemezsiniz. Sadece 14 Şubat’ı bekleyen, umudunu bu güne bağlayan kaç esnaf vardır dersiniz?. Borçlarının bir kısmının üstesinden geleceği için o günü bayram ilan eden.

Sadece bu kadar mı? Elbette hayır…istemez yan cebime koy denilen tarzda “Aaaa ne gerek vardı,  zahmet etmişsin” diyen ama içten içe de hatırlanmaktan büyük keyif alanlar yok mudur? Pahalı hediyelerden bahsetmiyoruz elbette. Mühim olan baktıkça hatırlanacak özenle düşünülmüş ve seçilmiş hediyelerden bahsediyoruz. İşine yarayacak ve kullandıkça sizi hatırlatacak şeylerden. 

Ama her şeyden daha önemlisi yılın 364 günü paramparça ettiğiniz yürekleri bir gün hediyeye boğarak affettiremezsiniz kendinizi. Her kelimenizde aşağıladığınız, insan yerine koymadığınız eşinizi, kız yada erkek arkadaşınızı 14 Şubat’ta en güzel hediyeyi alarak dünyanın en mutlu insanı yapamazsınız. Sevgi emek ister. Ama gerçek bir emek. İki güzel sözle gönül alma işi değildir. 

Sevgi, girdiği her yürekte önce dile yerleşecek ki kıymeti olsun.  Boşuna dememiş atalarımız; “Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez”diye. Ben çocukken babamın bir arkadaşı vardı. Eşine ve çocuklarına hiç iyi davranmaz, sürekli hakaret ederdi. Babamın defalarca kez uyardığını ve sonrasında da gelip gitmeyi kestiğimizi hatırlıyorum. Bir baba, bir eş bir kere olsun güzel söz etmez mi ailesine? Her defasında annemle benim psikolojimiz alt üst olurdu. Bizim yanımızda böyle davranan biri biz yokken kim bilir neler yapıyordur diye düşününce çocuk yüreğimle canım çok sıkılırdı.

Hayat çok kısa….ömür dediğin bir nefes…hiçbir hırsın, hiçbir egonun barınamayacağı kadar yaşıyor insan bu alemde. Geriye kalan bir hoş seda…öfkeye, kine, hırslara teslim edilemeyecek kadar güzel ve doyumsuz. O yüzden yapılacaklar listesi o kadar da uzun değil; Sev, sev, sev…Ama çıkarsız sev… Sev ama hesapsız sev…Sev ama gerçekten sev…çünkü nefret etmeye vakit yok.  Zaten gerek de yok. Cennet de bu dünyada, cehennem de bu dünyada. Sen hangisini istersen onu yaşa, sevdiklerine de onu yaşat…

Sevgililer gününüz sevgiyle geçsin….sevgi her türlü yaranıza merhem olsun…

 

Yarın BİLSEM sınavına girecek tüm öğrencilere başarılar dilerim. Unutmayın hiçbir sınav, biz anne babaların gözünde sizden daha önemli değil. Başarsanız da en değerli sizsiniz, başaramasanız da en değerlimiz sizlersiniz. Sizler bizim en güzel 14 şubatlarımızsınız….

13.02.2016
Bu yazı 1128 defa okundu.

Diğer Yazıları