YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Semra Şener

ADAYLARA GÖRE YEREL MEDYA SEÇİMİN NERESİNDE?

Seçim heyecanı dorukta. 7 Haziran’a çok az kaldı. Tüm partiler son kozlarını oynuyor. Bu seçim için son şansımız yorumu yapan da var, kazanırsak çok şey değişecek diyende. Genel başkan düzeyinde ulusal kanalarda ve ulusal gazetelerde kim ne diyor izliyor yada okuyoruz ama gelin bir de yereldeki duruma bakalım. Aydın’da üç büyük parti diye tanımlayabileceğimiz şu anda mecliste grubu bulunan partilerin adayları eminiz büyük bir gayret içinde asılıyorlar seçime. Buna hiç şüphe yok . Ama yöntemler neler, işte orada büyük bir sorun yaşıyoruz vatandaş olarak. Meclise girmek için çok büyük çaba sarf eden partilerde de durum farklı değil aslında. Ülke genelinde hep şuna şahit olmuşsunuzdur. İktidar partisi dışındaki partiler bazı ulusal kanallarda kendilerine yer verilmediğini sansürlendiklerini ve eşit şartlarda süre verilmediğinden yakınırlar hep. Bu kanalların iktidar yanlısı yayın yayın yaptıklarını dile getirerek medyanın tarafsız olmasından yana dem vururlar hep. Ulusal medyayı eşit kullanmadıklarından yakınırlar da çözüm üretmezler iddia ettikleri bu haksızlık karşısında.  Vatandaşlara ulaşmak için yerel medyayı doğru ve zamanında kullanmak akıllarına gelmez. Aslında ne büyük yanılgıdır kendi medyasını hiçe saymak yerel bir siyasetçi için. Yıl içinde partisinin düzenlediği onlarca yüzlerce toplantıyı kim takip etmiştir. Yıl boyunca yaptıkları tüm etkinlkikleri kışın yağmur çamur demeden, yazın sıcaklık 40 küsur derece demeden hep unuturlar. Basın toplantısı düzenlerler, basın açıklaması yaparlar, protesto gösterileri düzenlerler, icraatlarını vatandaşla paylaşırlar, muhalefetse iktidarı şikayet ederler vatandaşa, iktidarsa icraatlarını anlatırlar satır satır o açıklamalarda. Günlük haftalık yayın yapan yerel gazetelerin muhabirleri, televizyonların kameramanları, dergilerin muhabirleri tam kadro icabet ederler bu toplantıya. Sohbetler edilir, yerel basının ne kadar önemli olduğunu bildiklerini ifade eden birkaç. Güzel sözlke gazetecilerin gönlü alınır, sohbetler edilir, muhabbetler edilir ve toplantının ardından da herkes dağılır yayıncı kuruluşlarına. En az bir saatini orada geçiren gazeteci  arkadaşlarım söylenilenlerin en doğru şekilde vatandaşla buluşması için en az bir saatte haber masasında mesai harcar. Çektiği fotoğrafların en güzel çıkanlarını seçip dizgiye teslim etmekle birlikte 2 saat 10 dakika geçer. Ertesi gün toplantıya katılan tüm gazetelerin sayfalarında yer bulan haber vatandaşla buluşur. Her muhabir, kendi bakış açısıyla yaklaştığı habere kendi vaktinden ve mesleki deneyiminden de katarak emek harcar ve artı bir değer katar.

Bakış açısı ters düşerse tehdit ve dayağa varan tepkilere de her zaman hazırdır gazeteci dediğin.

Belediye başkanları, partilerin il başkanları, ilçe başkanları, kadın kolları, gençlik kolları, milletvekilleri yaptıkları her işi basın yolu ile duyurmak için gazeteleri, radyoları, dergileri dolu dolu kullanmaktan, elektronik postalarına basın bültenlerini atmaktan hiç geri kalmazlar. Doğrusu da budur zaten, yoksa vatandaş nereden bilecek bu insanlar çalışıyor mu çalışmıyor mu? Haberleri yayınlanmadığı zaman açıp hesap soracak kadar pervasızlaşanı da görmedik dersek yalan olur. Sanki o gönderince gazete yayınlamak zorundaymış gibi.

Günler haftalar geçer ve seçimler gelir çatar…o belediye başkanları tekrar aday olur, o vekiller tekrar halkın karşısına çıkıp oy ister. Neye güvenerek oy isterler biliyor musunuz?  “Biliyorsunuz ben çok çalıştım. Bakın beni yerel gazetelerden dergilerden okudunuz. Hiç boş durmadım. Hep sizin için çalıştım durdum” diyebilme gücünü yerel medyada çıkan haberlerini göstererek söyleyebilirler. Şahitleri de onlarla birlikte günlerce, aylarca, yıllarca haber peşinde koşan gazetecilerdir çünkü. 

Ama haberlerini yaptırmak dışında yerel medyaları akıllarına bile gelmez. Yıllarca peşinden koşturdukalrı gazetecileri seçim zamanı nedense hiç hatırlamazlar. Aydın’da girilmedik kahvehane, gezilmedik sokak, gidilmedik köy bırakmazlar. Bir radyocu olarak radyolar içinde rahatlıkla aynı şekilde konuşabilirim. Bugün yerel radyoların dinlenme oranları o kadar yüksektir ki tüm büyük ulusal markalar çok dinlenen yerel radyolara reklam vererek tüketiciye ulaşmaya çalışırlar. Çünkü bir radyonun gün içinde en az 30 kuşak reklam yayını vardır. Ve yayın alanı çok geniştir. Radyo Flaş’tan örnek verecek olursam Denizli Sarayköy’e kadar radyoyu dinleye dinleye seyahat ettiğini söyleyen toplu taşıma araçları vardır. Yine aynı şekilde batıdan da Selatin Tüneli girişine kadar Radyo Flaş’ı 88.4’den dinleyerek seyahat edebilirsiniz. Yerel gazeteler de de durum farksızdır. Tüm ilçelerde bayilerde satılmaktadırlar.

Ama her nedense seçimler gelir geçer, bir tane bile aday ne bir radonun mikrofonundan seslenir seçmenine ne de yıllarca karşılık beklemeden haber yapma sevdasıyla peşlerinden yaz kış dememeden koşan gazetecileri arayıp sorarlar.  Bi analiz yapalım isterseniz;

İktidar partisdi ile başlayalım

AK Parti Sadık Atay, aday adaylığı sürecinde gazeteyi bir kez ziyaret etti, bir kez radyo programına katıldı.

Abdurrahman Öz: Ne aday adaylığında ne de adaylığında ne Radyo Flaş, ne de Gazete Flaş’ın kapısından daha hiç girmedi. Zaman zaman verdiği gazete reklamları ile okuyucuya ulaşıyor.

Zeynep Karaha Uslu: Ne aday adaylığında ne de adaylığında ne Radyo Flaş, ne de Gazete Flaş’ın kapısından daha hiç girmedi. Zaman zaman verdiği gazete reklamları ile okuyucuya ulaşıyor.

Mustafa Savaş: AK Parti 4.sıra milletvekili adayı olan Savaş hatırlayacaksınız belediye seçimlerinde Büyükşehri adayı idi. Ne belediye başkanlığı adaylığında ne de milletvekili adaylığı sürecinde ne Radyo Flaş, ne de Gazete Flaş’ın kapısından daha hiç girmedi.

 Metin Yavuz: AK Parti 5.sıra milletvekili adayı olan Yavuz’da da durum farklı değil.  Ne aday adaylığı sürecinde ne  de şimdi ne Radyo Flaş, ne de Gazete Flaş’ın kapısından daha hiç girmedi.

Ersin Esenlik: AK Parti 6.sıra milletvekili adayı olan Esenlik de ne Radyo Flaş, ne de Gazete Flaş’ın kapısından daha hiç girmedi.

Cengiz Altıntaş: AK Parti 7.sıra milletvekili adayı olan Altıntaş, aday adaylığı ve adaylık süreçler,inde daha hiç kapımızı çalmadı.

İktidar partisinde durum bu ya muhalafette;

Bülent Tazcan: CHP 1. Sıra milletvekili adayı. Ne vekilliği ne de adaylığı sürecinden daha hiç ziyaretimize gelmedi, program ve ziayeret tlabinde bulunmadı.

Metin Lütf Baydar: CHP 2. Sıra milletvekili adayı. Ne vekilliği ne de adaylığı sürecinden daha hiç ziyaretimize gelmedi, program talebinde bulunmadı.

Hüseyin Yıldız: CHP 3. Sıra milletvekili adayı. Seçim bürosu Flaş medyaya sadece bir bina uzaklıkta.  Ne aday adaylığı ne de adaylık süreçlerinde daha hiç kapımızı çalmadı.

Mehmet fatih Atay: CHP 4. Sıra milletvekili adayı Atay, bundan önceki vekil adaylığında bir kez radyomuzda davet üzerine programa katılmıştı. Fakat bu dönemde ne aday adaylığı ne de adaylık süreçlerinde daha hiç kapımızı çalmadı.

Tayfun Talipoğlu: CHP 5. Sıra milletvekili adayı kendisi de bir basın mensubu olan Talipoğlu bu hatayı yapmaz dememimize rağmen o da bizi yanılttı. Ne aday adaylığı ne de adaylık süreçlerinde daha hiç kapımızı çalmadı.

Ferda Çağlar Erkut: CHP 6. Sıra milletvekili adayı Erkut belediye başknalığı ve milletvekili adaya daylığı ve adaylığı süresince kapımızı bu güğne kadar daha hiç çalımadı.

Ve en genç aday olmakla her platformda övünen Fulya Üstündağ: CHP 7.Sıra milletvekili adayı Üstündağ da gençliğinin avantajını kullanarak bir çat kapı yapamadı. Ne aday adaylığı ne de adaylığı sürecinde.

 

Geçelim MHP2ye

Ali Uzunırmak: Yılların siyasetçisidir ama 23 yıldır Aydın’a yayın yapan Radyomuzda daha ya bir ya da 2 kez ağırlamışızdır kendisini. Çok düşündük ekip olarak ama üçe çıkaramadık. İki de bile kararsızız. Tam 13 yıldır yayın yapan gazetemizi ise sadece bir defa diye hatırlıyoruz.

Hayri Güleç: MHP 2. Sıra Milletvekili Adayı . Güleç, ne aday adaylığı ne de adaylığı sürecinde, hatta çok düşündük İl Genel Meclisi Başkanlığı süreci de dahil olmak üzere ne Radyo Flaş’ın, ne de Gazete Flaş’ın kapısından daha hiç girmedi.

Hüseyin Karagöz: MHP 3. Sıra Milletvekili Adayı. Tanımıyoruz. Ne aday adaylığı ne de adaylığı sürecinde ne Radyo Flaş’ın, ne de Gazete Flaş’ın kapısından daha hiç girmedi.

Denzi Depboylu: MHP 4. Sıra Milletvekili Adayı. Tanımıyoruz. Ne aday adaylığı ne de adaylığı sürecinde ne Radyo Flaş’ın, ne de Gazete Flaş’ın kapısından daha hiç girmedi.

Fevzi Köse: MHP 5. Sıra Milletvekili Adayı. Ne aday adaylığı ne de adaylığı sürecinde, ne Radyo Flaş’ın, ne de Gazete Flaş’ın kapısından daha hiç girmedi. Partisinin il başkanı olduğu dönemde de hiç ziyaret etmedi.

Hilmi Bolatoğlu: MHP 6. Sıra Milletvekili Adayı. Tanımıyoruz. Ne aday adaylığı ne de adaylığı sürecinde ne Radyo Flaş’ın, ne de Gazete Flaş’ın kapısından daha hiç girmedi.

Kadri Dülger: MHP 7. Sıra Milletvekili Adayı. Tanımıyoruz. Ne aday adaylığı ne de adaylığı sürecinde ne Radyo Flaş’ın, ne de Gazete Flaş’ın kapısından daha hiç girmedi.

Diğer partilerde de durum çok farklı değil. Mesela vatan partisi ile aynı binadayız. Biz 2. Katta onlar 4. Kattalar. Apoyu sorgulayan komutan olarak tanıdığımız Aydın 1. Sıra Adayı  Hasan Atilla ile geçenlerde merdivenlerde karşılaştık ve sadece selamlaştık. Saadet partisi ve büyük birlik partisi ittifakından da müspet bir adım gelmedi henüz.

Bizde olduğu gibi diğer gazeteci arkadaşlarımda da durumun çok farklı olduğunu sanmıyorum. Seçime giren adayları daha Aydın2ın gazetecileri olarak bizler doğru dürüst tanımıyorken sizin işiniz daha zor . çarşılar geziliyor, pazarlar geziliyor, alışveriş merkezleri geziliyor, köylerin, mahallelerin tüm kahvehaneleri geziliyor,  ev ev , köy köy güya seçim çalışması yapılıyor ama bir defa da binlerce kişiye ulaşan radyolardan seçmene seslenmek kimsenin aklına gelmiyor. Artık ilçelrde de satışa sunulan yerel gazetelerle vatandaşa ulaşmak kimsenin işine gelmiyor.

Bu işte bir yanlışlık yok mu sizce de. Siz yarın öbür gün seçilip makamlarınıza oturunca ilk basın toplantısını yaparken o takmadığınız gazetecilerin yüzüne nasıl bakacaksınız. Anlatacağını bir projeyi bir anda binlerce milyonlarca kişiyle buluşturacak radyoların u gücünü nasıl yok sayacaksınız. Bir an önce yapılan yanlıştan dönülmeli ve asıl yapılması gerekenler yani yerel medyanın gücünü hiçe sayma duruşundan bir an önce vazgeçilmelidir. Son pişmanlık fayda etmeyebilir.

 

19.05.2015
Bu yazı 996 defa okundu.

Diğer Yazıları