YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Semra Şener

Diziler ve biz

Önce aile dizilerini çok sevdik. Çok sıradan gelmiş olacak ki izleyicisine yerini mafya dizilerine bıraktılar. Silahlar konuştu, bütün Türkiye yıllarca buna sustu. Şimdi düğünlerde ölen küçücük çocuklarımız için gözyaşımız. O zamane dizilerini çocuk yüreğiyle seyredenler ve silah taşımayı adam olmak sayanlar, şimdilerde düğünde, sokakta masum insanlara durduk yere zevk olsun diye sıkanlar. O zamanın çocuğu şimdinin suçlusu.

Derken zengin kız fakir oğlan yada tam tersi diziler aldılar mafya bozuntusu dizlerin yerini. Koca koca asmalı konaklarda aşiret ağalarını izledik bir müddet. Uçsuz bucaksız toprakların sahibi ağaların nasıl bir sömürü düzeni kurduğunu güzel vatanımın topraklarında. Fakirin zenginin marabası olduğunu soktular yıllarca gözümüze. Bir ara doğu ve güneydoğu Anadolumuzun dizi çekilmedik ne Mardin’i ne Urfa’sı kalmıştı. Neredeyse tüm diziler tornadan çıkmış gibi aynı konu üzerinde dönüp duruyorlardı.

Her yaz o sıkıcı az bütçeli saçma sapan yaz dizilerine hiç girmiyorum bile. Sanırsınız tüm Türkiye yaz sezonuna girince koşuyor deniz kıyılarına tatile. Lüks otellerde keyif çatıyor top yekün tüm ülke. Geride kalan üç beş kişi ne seyretse fark etmez diye her yaz kalitesizlik prim yaptı tvlerde.

Şimdilerde farkında mısınız her kanalda ne çıktığını karşınıza. Ordular, timler, teröristler geçit yapıyor ekranlarda. Hepsinin konusu yine aynı. Birini seyretseniz diğerini de seyretmiş sayılırsınız. Vatansever komutanlar, şehit olmak için dua ederek koşan askerler, vatanın nasıl terör belasıyla mücadele ettiğini, arkasında hangi büyük güçler olduğunu bir bir anlatan senaryolar. Sanki hepsi tek bir elden çıkıyor gibi. Bir zamanların en çok izlenen dizisi Kurtlar vadisinin terör bölümünün neden sadece bir bölüm yayınlanıp sonrasında yayından kaldırıldığını soruyorum sonra da kendime. O gün bugündür yayınlanıyor olsaydı bu gerçekler, daha kolay anlatılırdı bilmeyene, bilmek istemeyene bütün gerçekler. Kim engelledi o zamanlar, şimdilerde ise kim bastı düğmeye. Aklımda bir dizi sorular. O zaman vatan daha mı kıymetsizdi. Şehitlik mertebesi daha mı az kutsaldı. Bu vatan için dökülen her damla kan daha mı değersizdi. Kim engeldi.

Bir milleti en kolay etkileyen, kıvama getiren dünyanın her yerinde dizi ve filmlerdir. Bunun için her ülkenin sırf bu iş için bir beyin takımı vardır. Şimdilerde bizimkiler vatanseverlik ve askerlik üzerine çalışıyor. Evde çocukların oyunları bile değişti. Düne kadar bambaşka oyunlar oynarken, şimdilerde dağlarda terörist avına çıkıyorlar. Dizideki askerlerin ve komutanların isimlerini ezbere biliyorlar.

Bu ülkenin bir “Vatanım sensin” gerçeği var inkar edemezsiniz. Bilmediğiniz kurtuluş savaşımızı, Aydınımızın, İzmirimizin, Nazillimizin neler çektiğini, neredeyse bu diziden öğrendi tüm Türkiye. Halit Ergenç’in canlandırdığı karakterin gerçek olduğunu, o zamanlar gerçek adının gavur Mümin olduğunu öğrendiniz. Dört gözle yeni sezonu beklediniz.

Bir vatanın geçmiş ve gelecek tarihi daha fazla ilgi ve bilgiyi hak etmeli. Tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkumsa eğer, geleceğini kestiremeyen, düşmanını bilmeyen milletler de aynı sona mahkum değil midir?

Bu topraklarda düşman dün de aynıydı, bugün de aynı, yarında aynı olacak. Bu topraklardaki hain emeller hiç bitmeyecek. Dün olduğu gibi bugün de bu millet hainlere geçit vermeyecek. İşimiz artık o kadar zor ki, bir nesil terörle aslanlar gibi mücadele eden Mehmetçikle büyüyecek. Dün kurtuluş savaşı destanları ile büyüyen neslin çocukları torunları, o kahramanlıkları bire bire canlı izler gibi tvlerden izleyecek.

Herkesin havuzlu villası, holdingleri, son model arabaları varmış, elini atsan zengine çarparmış gibi abuk sabuk diziler, kimin eli kimin cebinde belli olmayan sapık ilişkiler seyretmekten iyidir hiç olmazsa…

Vatan için gözünü kırpmayan tüm kahramanlara minnet ve saygıyla…

04.11.2017
Bu yazı 107 defa okundu.

Diğer Yazıları