YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Semra Şener

Hayırlı evlat olmak

Evinde yaşlı annesine babasına yada bir yakınına bakanlar çok iyi bilirler. Yaşlanmak aslında çocukluğa dönmek demektir. 6-7 yaşlarındaki bir küçük kızın kaprisleriyle 90’a merdiven dayamış bir kadının kaprisleri ve nazı neredeyse aynıdır. Bizim kutsal kitabımızda da yüce Yaradan’ın buyurduğu gibi gelişim en başa dönmektedir. Dişler dökülür, yürüyemez duruma gelinip emeklenir bile. Tıpkı bir çocuk gibi sizi tanımaz en yakın bildikleriniz. Ananız, babanız her kimse tıpkı bebeğiniz gibi olur. Altını alır, karnını siz doyurursunuz. Üstüne dökerler başka türlüsünde. Oturmaktansa yatmayı tercih ederler tıpkı bebekler gibi. Ve en önemlisi bitmek tükenmek bilmeyen bir sabır ve ilgi isterler her dakika. Eşimin anneannesi şimdilerde 98 yaşında, 22 yıldır kayınvalidem değil hep annem dediğim kızı, annesine birkaç yıldır evinde bakmakta.  Bakımı zor mu elbette. Hem de çok zor. Söylediğinizi anlamış gibi yapıp anlamayan, birkaç dakika sonra en başa dönüp bütün sınırları zorlayan bir durum. Zaman zaman sabırlar tükense de başka türlüsü hiç konuşulmaz bizim evde. Anne başın tacıdır. Bakmak evlat olarak en birinci görevdir. Evlatlarımızdan beklentimizde bu değil midir hepimizin. Bin bir emekle büyütülen bizler, sıra ana babamıza geldiğinde görevi üstlenmeliyizdir.

Aydın’ın tanınmış esnaflarından bir büyüğümü ziyaret ettiğimde bir kez daha anladım bu beklentiyi.  Aslında evlatlarına hiç hissettirilmese de ne haklı bir bekleyiştir bu. Ben size analık babalık yaptım, şimdi sıra sizde dercesine. Yemezler yedirirler, giymezler giydirirler… çok mu akıllı uslu geçti sanırsınız çocukluğunuz. Başınızda sabahlanılmadı mı gecelerce? Ateşiniz düşsün diye. Düştüğünüzde sarılmadı mı yaralarınız? Aç açıkta mı bırakıldınız? İnsan böyle düşününce anlıyor aslında ana babalığın zorluğunu. Ama sıra evlat olmaya gelince çuvallıyor çoğumuz. Sabırsız, vicdansız oluveriyoruz nedense.

Çocukluğumda dinlediğim çok güzel hikayeler vardı hayırlı evlat olma adına. Babasına tahta tabak yapan bir adamın çocuğu değil miydi ben de senin yaşlılığın için yapıyorum diyen evlat. Yüreğine dokunmamış mıydı evladına örnek oluşu.

Her şey sırayla… bir gün sıra size de gelecek… ve işte o gün sadece bu dünya için değil, ahiret içinde en büyük sınav çalacak kapınızı. Siz nasıl yaparsanız, size de bir gün aynısı yapılacak. Evladın hayırlısı, hayırsızı o gün belli olacak. Bakalım büyük sınavdan “Ana Babanıza öff bile demeyin” diye öğütleyen yüce peygamberimiz için nasıl bir inanan çıkacak. Sizi bağrına basan ana babalarınızı siz de bağrınıza basacak mısınız?. Ben onları gözlerinin nuru görenlere sınırsız sabırlar diliyor ve hepsinin önlerinde saygıyla eğiliyorum. Bu yazıyı okuyuan herkese de hayırlı evlatlar yetiştirmeyi diliyorum. Sağlık ve sevgiyle kalın….

30.10.2017
Bu yazı 176 defa okundu.

Diğer Yazıları