YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Semra Şener

Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun

30 gün boyunca oruçlar tutuldu, ilahi mesaj insanoğluna en saf ve en temiz haliyle inşallah ulaştı ve Ramazan Bayramı aç kalınan 30 günün ödülü olarak şekeriyle tatlısıyla kapımızı çaldı.

                Ramazan ayı içerisindeki köşe yazılarımdan birinde Gerçek Ramazan Ruhu başlığıyla orucun aslında insanoğluna neyi anlatmak istediği ile ilgili birşeyler paylaşmıştım sizlerle. Çok etkileyici bir sözü de paylaşmıştık o yazıda.

Ne diyordu oruç;

Niyetim sizi aç bırakmak değil,

Niyetim size açı anlatmak...

                Peki 11 ayın sultanı olarak taçlandırdığımız ve tüm İslam aleminde dört gözle beklenen Rama-zan, Müslümanlara bunu anlatabildi mi dersiniz? Yoksa ısrarla anlamazlıktan gelenlerimiz hala var mı?                         

                Mesela günde 17 saat oruç tutarken dili yalan söyledi mi? Tartısı doğru tarttı mı? Fitne fesat diyebileceğimiz türden en yakın bildiklerinin arkasından kuyular kazıldı mı? Ortağını aldattı mı mesela. Ya da eşini? Çocuklarına yalan söyledi mi? Onların rızkını kumar diyebileceğimiz isimleri masum birtakım oyunlarda çatır çatır gözünü bile kırpmadan yedi mi? Onlara el kaldırdı mı? Eşlerini ve Allah’ın kendilerine emanet olarak gönderdiği çocuklarına eziyet ettiler mi? Anne babalarına iyi davrandılar mı mesela. Halini hatrını sordular mı?

                Anne babana yaşadıkları sürece bir öfff bile demeyeceksiniz diyen bir dinin mensupları olarak bu dersten sınıfta kaldığımız bir gerçek. Ülkemizde gün geçmesin ki bir kadın cinayeti haberi duyulmasın. Gencecik kızlar sapık zevkler uğruna hunharca katledilmesin. Küçücük çocuklar bile sapık amellere alet edilip kıyılmasın. Giyim kuşam konusunda sırf size benzemiyor diye genç kızlar ve kadınlar huzursuz edilmesin.

                Ülkemde tüm bunlar olurken yaşanan Ramazan ayı dünyadaki diğer Müslüman ülkelerde de farklı gelişmedi maalesef. Ülkeleri işgal altındaki ülkeler düşman çizmeleri altında yaşamaya çalıştılar bu kutsal ayı. Hele bir de Doğu Türkistan Türkleri yok mu. Bu ramazan içimizi en fazla acıtanlar onlardı. Çin onların oruç tutmalarını yasakladı, dinlerini özgür bir şekilde yaşamamaları için elinden geleni ardına koymadı. İnanç ile silah yine aynı karede anıldı. 

                Çin işkencesi sadece bir tabir olmadığını, bir gerçek olduğunu haykırdı dünyaya. Kadınlar, kızlar katledildi, erkekler olmadık işkencelerden  geçirildi. Her zamana olduğu gibi tüm İslam alemi yine birlik be beraberlikten uzak, dünyayla birlikte olanları sadece seyretti.

                Sizde benimle aynı fikirde misiniz bilmiyorum ama İslam dünyası ve Türk dünyası kadar birbirine sahip çıkmayan dünyada başka kim vardır hiç bilmiyorum. Bu suskunluğun arkasındaki gerçeği ise merak ediyorum.

                Çok yakın bir zamanda Balkanlarda Srebrenitsa’da hunharca katledilen Türklerin dramını bir kez daha yaşadık. Hala toplu mezarlarda ancak ailelerinden alınan DNA larla kimlikleri tespit edilen soydaşlarımızın acıları yine yüreğimizi dağladı. Dünyanın gözü önünde, Avrupa'nın göbeğinde yaşanan bu drama da sessiz  kalan İslam ve Türk dünyası onca yıldan sonra hala akıllanmadı.

                Onun üzerine Türk ve İslam dünyasında ne katliamlar ne savaşlar yaşandı, duyarsızlıkta değişen hiç bir şey olmadı. Afganistan, Irak Azerbaycan, Suriye, Arakan, Doğu Türkistan, Myanmar cayır cayır yandı, yine kimse duymadı, kimsenin sesi çıkmadı.

                O zaman da insanın aklına şu geliyor ister istemez. Yarın öbür gün bizim topraklarımızda benzer olaylar yaşansa tepki pardon tepkisizlik demek ki yine aynı olacak. Kimse bizi duymayacak, yardım için kılını bile kıpırdatmayacak. Hamiliğine soyunduğumuz İslam alemi diğer olaylarda olduğu gibi yine üç maymunu oynayacak. Tüm dünyaya insan hakları dersleri veren batı söz konusu bir Türk ve İslam ülkesi olunca bizi insan yerine koymayacak, adamdan daha doğrusu  insandan bile saymayacak. Savaş ve katliam mağdurlarına kapılarımızı sonuna kadar açtığımız tüm İslam ülkeleri eskiden olduğu gibi yine bizi sırtımızdan hançerleyip yüzümüze bile bakmayacak.

                Kısacası dostlar bizim gidecek hiçbir yerimiz yok. Doğuda Ermenistan, güneyde Suriye, Irak, İran, Batıda Yunanistan, Bulgaristan yapacaklarından geriye kalmayacak. Bitip tükenmemizi ellerini ovuşturarak bekleyecekler.

                Peki şimdi gelelim yazımızın en başına. Dinimizce kutsal kabul edilen tüm değerlere. Bu değerlerin bize ve tüm insanlığa verdiği kutsal mesajlara. Ve bu kutsal dinin kaç yıl önce bize indirilmiş olduğuna. Ve bizim o yıllardan bugüne bir arpa boyu bile yol kat etmemiş olduğumuza. Değil 30 gün yılın tamamını oruç tutarak ve ibadet ederek geçirsek bile İslam alemi ve Türk dünyası olarak işin özüne kafamızın bir türlü basmadığına. Aç kalmaktan anladığımız iftarda doyacağımız değil, asla iftarı olamayanlar olsun mesela.

Yine de umut fakirin ekmeği derler. Biz iyi düşünelim belki bundan sonrası iyi olur. Bu bayram aklımızı biraz başımıza alalım mesela. Bambaşka bir biz olalım. Trafik kazalarında her yıl bayramı zehir olan bizden eser kalmasın mesela. Milletçe uyanık değil, hep bana hep bana değil, biraz da başkalarının haklarına saygı duyan Müslümanlar olalım. Bu bayram öpülmedik el çalınmadık kapı bırakmayın mesela. Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun. İYİ BAYRAMLAR.

17.07.2015
Bu yazı 1026 defa okundu.

Diğer Yazıları