YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Semra Şener

SAHİP ÇIKMAK MI ? SAHİPLANMEK Mİ ?

22 Ağustos Aydın'ın Yunan işgalinde aldığı en büyük yaralardan biri olan eski adıyla Araplı, katliam sonrası da Gözpınar olarak değişen köyde yaşanan vahşetin yıldönümüydü. Yerel gazeteleri, internet haber sitelerini takip eden herkes Aydın Türk Ocakları yıllardır bıkmadan usanmadan her yıl 22 Ağustos'ta bu katliamda vatan için şehit olanların anısına bir program düzenlediğini bilir. Türk Ocaklarının Gözpınar için yaptıkları bununla da kalmaz. Bu bölgenin şehitlik haline getirilmesi için dönemin İl Genel Meclisini harekete geçirir. Burada şehitlerimize yakışır bir şehitlik oluşturulması için ödenek çıkartılmasını sağlayarak, işin her aşamasının takipçisi olur. Eskiden mezarları başına aileleri tarafından sadece bir taş dikilen ŞEHİTLİK hak ettiği duruma, yıllar sonra bu çabalarla kavuşur. Köyün dışında yer alan şehitliğin yolları, iş makineleri ile genişletilir ve şehitliğe kadar taş döşenir. Şehitlik düzenlemesi yapılır. yunanlıların çoluk çocuk demeden katlettikleri köylülere ateş açtıkları yere bir kaide dikilir. Kaidenin üzerine köyün erkeklerinin ve çocuklarının bu noktadan taranarak şehit edildiği yazılır. Yazılır ki bu vahşet hiç unutulmasın, kim dost kim düşman anlaşılsın. Gelecek nesiller yıllar önce atalarının vatanlarını teslim etmemek uğruna neler yaşadıklarını, gözünü bile kanlarını döktüklerini hiç ama hiç unutmasın.

Yunanlıların ateş açtığı tepeden şehit dilen şehitlerimiz günler sonra aileleri tarafından bulunup oracığa gömülüyorlar. O gün oradaki tabloyu gözümün önüne getirince içim acıdı. Tarif edilmez bir sızı saplandı kalbime. ben şehitliğin el değmeden önceki halini bilmiyorum. ne haldeydi ne halden bu günkü durumuna geldi bilmiyorum ama o gün törende, yapılanlarla gurur duydum. Aziz şehitlerimizin de mezarlarından kalkıp aramızda olduklarını adeta hissettim. Türk Ocaklarının bu vefalı davranışına saygı çok duydum. Orada toplanan kalabalığın gösterdiği minnet duygusu, içime sular serpti. Akşam 17.30 da Kemer Camii önünden toplanan oradan da araçlarıyla Gözpınar Köyü'ne kadar çıkan herkes gözümde birkaç daha büyüdü.

Köye yeni atanan imamın dualarıyla başlayan program Türk Ocakları Başkanı Eyüp Doyuran'ın konuşmasıyla devam etti. Başkanın konuşması her zaman ki gibi çok etkileyici idi. Buraya yıllardır verdikleri emeğin iç huzuru yüzüne vurmuştu adeta. bir babanın çocuğuna verdiği emek gibiydi çabaları. Sizi hiç unutmadık asla da unutturmayacağız der gibiydi duruşları. Kendinizi onların yerine koymadan, yaşadıkları gurur ve mutluluğu anlayamazsınız.

                Gözpınar Şehitlerini anma programına geçen yılda katılmıştım. program bu yıl olduğu gibi yine çok güzeldi. orda olmaktan inanılmaz bir manevi haz aldığımız mutlaka söylemek isterim. Orada olmak çok farklı bir duygu. O atmosferi solumak, o duygu seline kapılmak, bu kadar asil bir milletin ferdi olduğunu hissetmek, insanı bambaşka bir huzura götürüyor. şehitlikte yaşananları böyle kelimelere sığdırmak bir işle yaramıyor. Çünkü ne yazarsam yazayım yine de yaşamadan anlaşılamayacak bir duygu. O yüzden gelecek sene ne olur siz de orada olun ki, ne demek istediğimi daha iyi anlayabilin. Orada şehitler için edilen dualara birlikte amin diyelim ki ne anlatmak istediğime siz de şahit olun. Çünkü burada seçtiğim kelimeler anlatamıyor o duyguyu.

Geçen yıl ki tören de aklımda kalan bir başka önemli detaysa Efeler Belediyesi'nin bu programa sahip çıkışıydı. programdan sonra Aydın'a birlikte dönme fırsatı bulduğumuz Türk Ocağı Başkanına bu durumdan duyduğum mutluluğu ifade ettiğimde onun da mutluluğu gözlerinden, sözlerinden anlaşılıyordu. Türk Ocaklarına destek verenlerin daha milliyetçi çevreler olduğu gerçeği her ne kadar olmamamsı gereken bir olgu da olsa, CHP'li bir belediyenin bu olumlu yaklaşımı onu inanılmaz mutlu etmişti. Başkan Özakçan'ın yaklaşımından duyduğu memnuniyeti sözcüklere sığdıramıyordu adeta. "Sağolsun bu yıl ki program için çok destek oldu. Bu da bizi çok mutlu etti" diyordu. Gözpınar şehitliği için yıllardır verdikleri emeğin boşa gitmediğini, çığ gibi büyüdüğünü görmek Başkan Doyuran'ı çok mutlu etmişti. Fakat bu mutluluk uzun sürmedi. neden mi? bence olmaması gereken bir şey oldu ve bu mutluluğa gölge düşürdü. ne mi oldu. Efeler Belediyesi Gözpınar Şehitliği Programına bu yıl da sahip çıkmak yerine onu sahiplendi. Kendi başına bir anma programı düzenledi. Kendi logolarıyla afişler ve davetiyeler hazırladı. Efeler Belediyesi ve Başkan Mesut Özakcan'ı ön plana çıkararak, Gözpınar Şehitliği'ni Aydın'a kazandıran ve her yıl anma programı düzenleyen  Türk Ocaklarını ikinci plana attı. Başkan Eyüp Doyuran'a programda konuşma zamanı ayırarak yada çelenk koyma töreninde yer vererek gönlünü alırım sandı. 22 Ağustos'ta başka programım var diyerek katliamı gününde değil, 21'inde kutladı. Benim tanıdığım Türk Ocakları bu programa katılmazdı, zaten katılmadı. Türk Ocakları her yıl olduğu gibi Gözpınar Katliamını anma programını 22 Ağustos'ta düzenledi. Başkan Doyuran'ın kırgınlığı, hayal kırıklığı, tören boyunca yüzünde, sesinde, her halinde saklıydı. Fakat o efendi kişiliği ve haklı duruşu ile işi iyi idare etti. Yaşanan bu olay benim de aklıma şunu getirdi; Sahip çıkmam mı güzel sahiplenmek mi? Ard niyet olmadığını biliyor, gelecek yıl yakışanın yapıldığı bir programda buluşmayı diliyorum.

25.08.2015
Bu yazı 1214 defa okundu.

Diğer Yazıları