YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Semra Şener

YEREL BASINI YOK SAYAN YEREL SİYASET VE SİYASETÇİLER

Ben ha­ya­tı­nın 23 yı­lı­nı basın sek­tö­rü­ne ada­mış, bunun son 13 yı­lın­da hem radyo hem ga­ze­te­ci­li­ği bir arada yü­rüt­müş bir basın ça­lı­şa­nı ve ya­tı­rım­cı­sı­yım. Aydın'ın ilk özel rad­yo­su bugün 23'üncü yı­lı­nı ge­ri­de bı­ra­kı­yor. 2002 yı­lın­dan bu­gü­ne gün­lük ola­rak çok büyük kriz­le­re rağ­men hiç ama hiç ara ver­me­den çı­kar­dı­ğı­mız Ga­ze­te Flaş ise ta­raf­sız ya­yın­cı­lık an­la­yı­şı ile bence Aydın ba­sı­nın­da çok önem­li bir yere sahip. 
Tam 20 yıl­dır eşim­le se­ve­rek yap­tı­ğı­mız işi­miz­de bu­gü­ne kadar gel­me­nin hu­zu­ru tarif edi­lir gibi değil. Kim­se­le­re sır­tı­nı yas­la­ma­dan, kim­se­ye yük ol­ma­dan, daha doğ­ru­su kim­se­den kendi men­fa­ati­miz için hiç­bir şey is­te­me­den gel­dik bu gün­le­re. Kol kı­rıl­dı yen için­de kaldı ya-ni. 
Za­ma­nın­da çok ama çok zor gün­ler ya­şa­dık ama kim­se­le­re bil­dir­me­dik, ken­di­mi­zi acın­dır­ma­dık, el açıp kim­se­ye aman de­me­dik, der­di­miz şu de­me­dik. Her zaman en büyük des­te­ği kendi aile­le­ri­miz­den gör­dük ve gör­me­ye de devam edi­yo­ruz. Aile des­te­ği der­ken kimse yan­lış an­la­ma­sın. Ben PTT'den emek­li dev­let me­mu­ru Mesut Çe-lik'in iki ev­la­dın­dan büyük olanı, eşim ise Ba­yın­dır­lık­tan emek­li rah­met­li Ali Şener'in 3 ço­cu­ğun­dan or­tan­ca ve tek erkek olanı. İki­mi­zin­de an­ne­le­ri ha­ya­tı­nı ço­cuk­la­rı­na ada­yan dün­ya­nın en fe­da­kar an­ne­le­riy­di. Ben ev­le­ne­ne kadar hiç anah­tar ta­şı­ma­dım. VARIN GERİSİNİ SİZ DÜ­ŞÜ­NÜN. Bunu fark edip yıl­lar sonra an­ne­me sor­dum. 
-"Anne bu nasıl bir fe­da­kar­lık­tır böyle. Sen bize ken­di­ni bu kadar mı ada­dın. Ben ço­cuk­luk ve genç kız­lı­ğım bo­yun­ca hiç evi­mi­zin anah­ta­rı­nı ta­şı­ma­mı­şım. Bunu ken­di­ne ne-den yap­tın benim güzel ana­cı­ğım" de­di­ğim­de hiç ya­dır­ga­ma­dı ve do-ğal olanı buy­muş gibi 
-"Ben her işimi size göre ayar­lar­dım. Siz eve gel­me­den önce çar­şı­ya pa­za­ra ne­re­ye gi­der­sem gi­de­yim mut­la­ka evde olur­dum" de­di­ğin­de göz­yaş­la­rı­mı tu­ta­ma­mış­tım. Çünkü biz 2 kar­deş­tik bi­ri­miz gelir di­ğe­ri­miz gi­der­di. Bu şu demek olu­yor­du. "Benim ha­ya­tım yoktu, sizin için ya­şa­dım" Ka­pı­sı­na öm­rün­ce kul olsam hak­kı­nı öde­ye­mem melek an­ne­min. Hiç­bir zaman ka­yın­va­li­dem gibi gör­me­di­ğim Naime an­ne­min de du­ru­mu fark­lı de­ğil­di. Çünkü biz aynı ma­hal­le­nin ço­cuk­la­rıy­dık. Biz fe­da­kar­lı­ğı an­ne­le­ri­miz­den, ba­ba­la­rı­mız­dan aile­le­ri­miz­den işte böyle gör­dük. O yüz­den­dir kar­şı­laş­tı­ğı­mız zor­luk­lar kar­şı­sın­da­ki bu güçlü du­ru­şu­muz. Onlar en büyük gü­cü­müz­dür bizim. On­lar­dan alı­rız ya­şa­ma kay­na­ğı­mı­zı her zor­luk­ta. İşte eği­lip bü­kül­me­yi bil­me­yiz o yüz­den. Bu yüz­den­dir her türlü ko­şul­da, Allah bize yar­dım et­ti­ği sü­re­ce dört elle sa­rı­lı­şı­mız işi­mi­ze ek­me­ği­mi­ze. Eeee kolay mı iki ev­la­dı­mız var daha ye­tiş­te­re­ci­ği­miz. Allah 12 yıl sonra verdi. 
Mes­lek­te 23 yılı ge­ri­de bı­rak­sak da onlar için daha yolun ço­o­o­ok ba­şın­da­yız. Daha çok kü­çük­ler çünkü. Emek­li­li­ği­miz ne­re­dey­se gel­miş ol-sa da anne ba­ba­lık ko­nu­sun­da daha çok baş­lar­da­yız. 
Bu mes­lek bize 23 yıl­dır şunu öğ­ret­ti. Her işin başı marka olmak. Hem de öyle böyle değil, gü­ve­ni­lir marka olmak. Mar­ka­la­şır­ken de en büyük YA­TI­RI­MI­NIZ GÜVEN. Ağ­zın­dan ne çı­kar­sa o ola­cak. İnsan­la­ra ya­pa­ma­ya­ca­ğı­nız yada yap­ma­ya­ca­ğı­nız şey­le­ri söz ver­me­ye­cek­si­niz. Belki az ka­za­na­cak­sı­nız ama bu yan­lı­şa düş­me­ye­cek­si­niz. Her in­sa­nın başka bir dünya ol­du­ğu­nu bi­le­cek­si­niz. Ama ne olur­sa olsun her­ke­se ulaş­ma­ya gay­ret ede­cek­si­niz. İSTİSNA­SIZ HER­KE­SE. 
23 yıl­dır 24 saat hem rad­yo­dan yayın ya­pı­yor ol­ma­mı­za, hem gün­lük ga­ze­te çı­ka­rı­yor ol­ma­mı­za rağ­men halen bizi bile bil­me­yen var­ken, öyle beni her­kes bilir, tanır yan­lı­şı­na ka­pıl­ma­ya­cak­sın. Yü­zü­ne bir­kaç kişi güldü diye her­ke­si dost bil­me­ye­cek­sin. Öyle bir­kaç rek­lam ça­lış­ma­sı yap­tın diye ken­di­ni marka oldun san­ma­ya­cak­sın. 7 den 7 e her­ke­sin ta­nı­dı­ğı dün­ya­nın en büyük mar­ka­la­rı o işi hiç ara ver­me­den yıl­lar­dır bık­ma­dan usan­ma­dan ya­pı­yor­lar ve yap­ma­ya da devam edi­yor­lar unut­ma­ya­cak­sın. Ken­di­ni doğru an­la­ta­mı­yor­san ne­re­de hata ya­pı­yor­sun durup an­la­ya­cak­sın. 
Hem Aydın'ın en eski ve ilk rad­yo­su ola­rak, hem de gün­lük yayın yapan yerel ga­ze­te­si ola­rak, daha çok yeni bir seçim ge­çir­dik. İnan­ma­ya­cak­sı­nız ka­pı­mı­zı kimse çal­ma­dı. Köy köy, kah­ve­ha­ne kah­ve­ha­ne gez­di­ler, kapı kapı do­laş­tı­lar ama ken­di­le­ri­ni bir anda bin­ler­ce mil­yon­lar­ca ki­şiy­le bu­luş­tu­ra­cak rad­yo­lar, yerel ga­ze­te­ler, bu seçim de de akıl­la­rı­na gel­me­di. Sa­de­ce bir parti ha-riç. O da AK Parti. Daha doğ­ru­su Meh­met Erdem oldu. 
Sayın mil­let­ve­ki­li­miz Meh­met Erdem beni ara­yıp gö­rüş­me­ye da-vet etti. "Siz bu ko­nu­da çok de­ne­yim­li­si­niz Semra kar­de­şim neler ya­pa­bi­li­riz" diye fik­ri­mi­zi sordu. Yıl­lar­dır bize her ko­nu­da ina­nıp gü­ve­nen Er­de­moğ­lu'nun or­tak­la­rın­dan kar­de­şi Sayın Ali Erdem'le bir­lik­te bizim bi­ri­kim ve de­ne­yi­mi­mi­ze duy­duk­la­rı say­gı­yı dile ge­tir­di­ler. Ba­sın­dan so­rum­lu Sayın Gök­han Ök-ten ile bir­lik­te seçim için güzel bir rek­lam ça­lış­ma­sı­na imza attık. Tam 24 fark­lı spot ha­zır­la­dık. Saat başı ya­yın­lar ulu­sal ola­rak AK Parti Ge-nel Ba­şan­lı­ğı ta­ra­fın­dan satın alın­dı­ğı için bu­çuk­la­rı yayın saati ola­rak be­lir­le­dik. Saat başı AK Parti Genel Baş­ka­nı Ahmet Da­vu­toğ­lu kendi se­siy­le seçim pro­pa­gan­da rek­la­mı ya­pı­yor, bu­çuk­lar­da da Sayın Erdem'-in ön­cü­lü­ğün­de baş­la­tı­lan yerel se-çim pro­pa­gan­da­sı ya­yın­la­nı­yor­du. Hatta bazı sa­at­ler­de ikisi arka ar­ka­ya ya­yın­la­nı­yor­du. Ya­pı­lan ses­len­dir­me­ler seçim araç­la­rın­da da kul­la­nıl­dı. Ga­ze­te­de de yine Sayın Er-dem'in ga­ze­te­ler için ha­zır­lat­tı­ğı se-çim rek­lam­la­rı boy gös­te­ri­yor­du. Öyle dün­ya­nın pa­ra­sı da öden­me­di bu ça­lış­ma­la­ra. 
Peki başka der­se­niz başka yok. Hepsi bu kadar. Çünkü Aydın'daki diğer par­ti­le­rin ken­di­le­ri­ni an­lat­ma-ya ih­ti­ya­cı yoktu, siz zaten hep­si­ni bi­li­yor ve ta­nı­yor­du­nuz. Ken­di­le­ri­ni bu yüz­den an­lat­ma­ya ta­nıt­ma­ya gerek duy­ma­dı­lar. Ka­pı­mız­dan bile gir­me­di­ler, bizim bir arz-u ha­li­miz var de­me­di­ler. 
Ken­di­le­ri­ne bu aşırı güven yine hüs­ran­la so­nuç­lan­dı. Ne mil­let­ve­ki­li aday­la­rı, ne il baş­kan­la­rı, ne ilçe baş­kan­la­rı, ne kadın kol­la­rı ses­le­ri­ni du­yur­ma ge­re­ği ol­ma­dı­ğı­nı dü­şün­dü­ler. Onlar kah­ve­ha­ne top­lan­tı­la­rın­da 300-500 lira çay pa­ra­sı ve­rin­ce ken­di­le­ri­ni her­ke­se an­lat­tı­lar san­dı­lar. Aynı pa­ra­yı ba­sı­na ver­me­ye aciz­len­di­ler. Çok iyi bi­li­yo­rum ki hiç­bir ga­ze­te­ci ar­ka­da­şım fır­sat­çı­lık yap­ma­dı. Nor­mal günde rek­lam be­de­li ne ise onu söy­le­di. Se­çim­dir ne söy­ler­sem alı­rım de­me­di. Ama on-lar yine de bize te­nez­zül et­me­di. CA­NI­NIZ SA­ĞOL­SUN. Bize hiç­bir şey ol­ma­dı, olmaz da. Kay­be­den ken­di­le­ri oldu. Biz işi­mi­zi yap­ma­ya devam edi­oruz, se­çim­de rek­lam­sız kal­dık diye bat­ma­dık, bat­ma­yız da. Hiç­bir ar­ka­da­şım se­çim­le­re gü­ve­ne­rek çık­ma­dı bu yola. Bu yıl­lar­dır böy­ley­di bun­dan sonra da böyle ola­cak. 2002 yı­lın­da ku­ru­lan ga­ze­te­miz sırf seçim için çık­tı­lar den­me­sin diye se­çim­ler bit­tik­ten sonra 22 Ara­lık'ta baş­la­dı yayın ha­ya­tı­na. 
Biz­den size tav­si­ye. Sev­gi­li si­ya­set­çi­ler. Bizi yıl­lar­ca te­le­fon açıp ça­ğır­dı­ğı­nız­da tüm basın top­lan­tı­la­rı­nı­za gelen, git­ti­ği yer de bazen da-yak da yiyen, yap­tı­ğı­nız basın top­lan­tı­la­rı­nız­da halka ver­di­ği­niz he­sa­bı say­fa­la­rın­dan on­la­ra du­yu­ran­lar ola­rak gö­rü­yor ola­bi­lir­si­niz. Evet işi­miz biraz da bu. Ama tek işi­miz de-ğil. Bizim mikro­fon­la­rımız seçim dö­nem­lerinde ne­re­ye oy ve­re­ceğini dü­şü­nen seç­me­ne ulaş­ma­nı­zı da sağ­lar. Bizim say­fa­la­rımız va­ad­lerinize yeter de artar bile. Siz yeter ki te­nez­zül bu­yu­ru­nuz. Yoksa kay­be­den siz olur­su­nuz, biz değil.
Siz dün aday­dınız, bugün değil. 
Siz dün ve­kil­di­niz, bugün değil. 
Biz dün ga­ze­teciydik, bu­gün­ de ga­ze­teciyiz. 
Biz dün rad­yo­cuy­duk bugün de... ....,,,,,,,,,,,,,,,

 

10.11.2015
Bu yazı 1008 defa okundu.

Diğer Yazıları