YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Semra Şener

ZEYTİN, ZEYTİNYAĞI VE İNCİRE SAHİP ÇIKMAK

Geçtiğimiz yıl şehir dışırıdan bir misafirimiz geldi. “Sizin memleketin zeytini, zeytinyağı ve inciri çok meşhurdur. Yörenize ait ürünlerin satıldığı bir çarşınız vardır herhalde bugün oraya gidelim de ben eşe dosta Aydın hatırası bir şeyler alayım, yoksa beni mahalleye sokmazlar” dedi.

                Eşimle birbirimize bakakaldık. Kırk yılda yolda belde bir turist kafilesi görünce ne yapacağını şaşıran Aydınlı esnaf geldi o an aklıma. Sen dünyanın en kaliteli zeytin ve zeytinyağının memleketi ol ama tarihi yağcılar içi çarşında üç beş tane yağcın kalsın onlarda pazar günleri açık olmasın. Nasıl bir memleketiz biz Allah aşkına. Tarihi yağcılar içi çarşısının daha eski halini hatırlayanlar iyi bilir. Ben bile o günlerin bir ucundan yakalayabildiysem çok eski değil anlattığım yıllar. Sıra sıra yağcılar, iş ve duruşlarından hiç taviz vermeden yıllara direnen ve dükkanlarını terk etmeyen ayakta alkışlanası tarihi helvacılar ve Aydın gibi Aydın bir yağcılar içi.

                Adı bile ne yakışıyor bu memlekete, kulağa çok hoş geliyor. Çanakkale'nin Aynalı Çarşısı, İstanbul'un Kapalı Çarşısı, Mısır Çarşısı ve Aydın'ın tarihi meşhur Yağcılar Çarşısı. Şu anda yerinde yeller esen, işini yapmaya direnen bir kaç yağcıdan başka içinde yağcı bile kalmayan Tarihi Yağcılar Çarşısı. Sahip çıkılamayan, neden ve niye açıldığı ancak 2015 yılında üreticiden 13 liraya alınan zeytinyağının, lüks marketlerde tüketiciye tabiri caizsse iki büklüm 26 liradan satılmaya başladığında anlaşılan Tarihi Yağcılar Çarşısı. Kıymeti bilinemediğinden tarihi yapısını ve Aydına özgü güzelliğini kaybeden ve Aydınlıya küsen Tarihi Yağcılar çarşısı.

                Şimdilerde yağcılar içinde mobilyacılar, halıcılar, iç çamaşırcılar, bir milyoncular ve kredi kartsız alışveriş yapılan çoğu şehir dışından transfer büyük AVM'ler var. Haa bir de fast food tarzı aperatif yemek yenilebilecek yerler. Geceleri de adeta çehresini değiştirip eğlence merkezine dönüşüveriyor bu tarihi doku. Gel de için acımasın. Aydın'ın en önemli Zeytin ve Zeytinyağı mekanının gediği hale bak. Resmen içler acısı.

                İşte Yağcılar İçi'ni bu hale getiren bize, bu hal ve gidişat sebebiyle bir karne verilse, istisnasız hepimizin sınıfta kalırız. Belediyelerden odalara, çarşısına sahip çıkamamış üreticiden, sivil toplum kuruluşlarına kadar hepimiz kocaman bir sıfırı alır otururduk herhalde.

Üretici yağını getirip yağ tüccarına satacak, tüccarda öyle herkesin gözünün içine baka baka 13 liradan aldığı yağı 26 liradan satamayacak, alan satan memnun olacak, tüketici de yağa daha kaliteli ve ucuz yollardan kavuşacaktı.

                Olmazzzz, ama biz ne yaptık. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin'i bile çileden çıkaracak bir duruma getirdik kendi elimizle zeytinyağımızı. (29 Haziran Pazartesi Gazete Flaş - 12. sayfa) Şimdi geçtik seyrediyoruz, işin içinden nasıl çıkacağımızı bilemiyoruz. Biz nerede hata yaptık, yüzde yüz kar mı olur yuhhhh artık diyoruz.

Marketler yasası gözden geçirilsin diye suçu yine kendimizde bulmayıp kolaycılığa kaçıyoruz.

                Eğer bugün ben bir marketten Aydınlı üreticinin 13 liraya sattığı zeytinyağını 26 liradan satın alıyorsam bunun suçu sadece marketin mi? Bunu bu hale getiren, çarşısına sahip çıkmayanların bunda hiç mi sorumluluğu yok?

                Nasıl olsa Tariş var deyip bir zeytinyağı markası yaratamamış işadamlarının bunda hiç mi sorumluluğu yok. Bize bakmayın, bizim işimiz yurtdışı ile diyerek kendi memleketine sırtını dönen iş adamları bundan hiç mi sorumlu değiller?

                Tipik Aydınlı zekamızı yine çalıştırıyoruz ve suçu atacak bir yer yada birilerini buluveriyoruz. Mesela gelmiş geçmiş tüm millevekilleri, siz Aydın'ın şu dillere destan meşhur zeytinyağını vatandaş ucuza yesin, üretici hak ettiği fiyata satsın, böylece alan satan memnun kalsın diye ne yaptınız bu güne kadar?      

Annemin meşhur lafı işte tam buraya göre; “Tembele iş buyur sana akıl öğretsin“. Biz suçluyu bulduk. 13 liraya aldığı zeytinyağını 26 liraya satan market. Şimdi de ona akıl öğreteceğiz. Hııııı çok ayıp ucuz sat bakayım bizim zeytinyağımızı? Yoksa ona göre haaaa...deyip işin içinden çıkacağız. Süperiz yaaa gerçekten.

                 Keşke bu kadar kolay olsaydı. Şimdi herkes şapkasını önüne koyacak ve düşünecek. Önce Yağcılar İçi'ni eski haline getirerek başlayabiliriz mesela. Tarihi bir doku yaratarak muhteşem bir çarşı haline getirip, üreticinin yarasına merhem olabiliriz. Kim marketinde yağı kaç liradan satarsa satsın, biz kendi yağımızı çarşımızdan gerçek fiyatından alabiliriz. Hem çarşıya da yeni bir nefes kazandırmış oluruz.                    

Satıcılara hijyen kurallarına uymaları yönünde bir takım standartlar getirebiliriz. Mesela bu çarşıda plastik şişe de yağ satılması yasak olur. Kendi yağ depolarını bile eski pejmurde halinden kurtarıp tüketiciye de değer verdiğimizi hissettirebiliriz.

                Sık sık denetleriz. Orada çalışan personeli zeytinyağı konusunda eğitip doğru bilgiler vermesini, hele hele dışarıda gelen yerli, yabancı turistlerin gönlünü feth etmesini sağlayabiliriz. Alıp giden bir daha vazgeçemez, internet denilen nimetle onu sadık bir müşteriye çevirebiliriz. vs. v.s. v.s..

                Bunlar konuya çok yabancı olmama rağmen bir çırpıda aklıma geliverenler. Akıl birliği ile kim bilir neler çıkarabiliriz. Yeter ki isteyelim. Yeter ki....

30.06.2015
Bu yazı 1253 defa okundu.

Diğer Yazıları