YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Süleyman Kasım Şener

ANKARA.. ANKARA…

Herkesin gözü kulağı Ankara’da. E bunda şaşacak bir şey yok. Seçim sonuçları öyle bir şekilde çıktı ki, siyasiler henüz bunu tam anlamıyla çözemediler. Sahi, halk ne demek istedi? 3 partiye siz iktidar olun mu dedi? Yoksa, AKP ile koalisyon kurun, ülkeyi yönetin mi?

Kafalar karışık.

Önce Meclis Başkanlığı seçimi var.

CHP’den Baykal, MHP’den İhsanoğlu, HDP’den Mehmet derken AKP’den İsmet Yılmaz. Siyasi partiler böylece adaylarını ortaya sürmüş oldu.

Şöyle hemen seçim ertesine dönecek olursak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Baykal’la yaptığı görüşme çıkıyor karşımıza. O günleri hemen unuttuk. Neler neler söylenmişti oysa.

Bugünkü tabloya bakacak olursak aslında siyasi partiler birbirlerine elense çekmeye başladılar. İlk günkü o sert açıklamalar yerini yumuşak açıklamalara bırakmış görünüyor. Yani yavaş yavaş ılımanlaşıyoruz.

Dünkü Flaş’da iş dünyasının Aydın’da ne istediğini yansıtmıştık. İş dünyası gündemin bir an önce ekonomiye dönmesini istiyor. Haklılar. Gündelik yaşam tüm hızıyla ve acımasızlığıyla sürüyor. Ekonominin konuşulabilmesi için bir an önce belirsizlikten çıkılması gerekiyor. Oda başkanlarımızın dediği gibi 6 ay değil, 6 dakikaya bile tahammülü yok iş dünyasının.

Ancak, ortada öyle bir tablo var ki koalisyonun nasıl ve kimlerle kurulacağı merak konusu.

Seçimlerin bize gösterdiği ilk sonuç, Türk Halkı parlamenter sistemi savunuyor olduğu.

Ancak oluşan tablodan nasıl bir sonuç çıkar, işte o siyasetin denklemi.

CHP ve MHPlilere sorduğumuzda AKP ile koalisyona Aydın’da pek sıcak bakmadıklarını görüyoruz. Aydınlı seçmen daha ziyade AKP’den hesap sorulmasını bekliyor pozisyonunda.

Başta da dediğimiz gibi, herkesin gözü kulağı Ankara’da. Salıya kadar daha çok su kaynatırız. İyi hafta sonları. Aman yağışlara dikkat.

Süleyman Kasım Şener

praklar Müslümanlar için bir başka kutsallıktadır. Sadece bu se-beple bile dünyada israfın yapılmadığı, bir tane bile aç insanın olmadığı, kimsenin kimseye kıymadığı, hoşgörü, sevgi ve paylaşmanın tüm dünyaya örnek olduğu topraklar olmadır. Peki öyle midir? Elbette hayır.

 

                İşte böyle olunca ben çok üzülüyorum. Çünkü bir ülkeyi yönetme, onu çekip çevirme her baba yiğidin harcı değildir bence. Hepiniz hatırlarsınız, Suudi kralın Türkiye ziyaretini. Tuvaletine bile LCD ekranlar yerleştirildi. Muslukları altından armatürlerle değiştirildi. Bilmem kaç tane özel uçakla, yaklaşık 40 kadar belki de fazla karısıyla gövde gösterisi yapıp gitti. Harcanan paranın haddi hasabı yok.

                Bu dünyada vaktimiz dolup sonsuzluğa yolculuk başlayınca inanın işimiz zor. Bizim ki zor ama ben Müslümanım deyip de böyle davrananların inanın bizden daha daha zor. Sessiz kalıp tepki göstermezsek biz de sorumluyuz, öyle yırtarız sanmayın.

                Peki bunları biz görüyoruz da günde 5 vakit alnının secdeye gittiğine kesin gözüyle baktığımız bu inançlı insanlar görmüyorlar mı bu yaptıklarının yanlış olduğunu diye sorarsanız işte onun cevabı ben de yok.

                Hatta bu cevabı verecek bir akıl, mantık yok. Çünkü bu sorunun cevabı bu dünyada yok. Cevap için beklemek zorunda kalacağız. Hem de çoooook uzun bir süre bekleyeceğiz muhtemelen. Bu sorular ahirette tek tek sorulacak ve ne doğru ne yanlış en kesin cevapları da verilecek. Ama Allah'tan şunu istiyorum. Bizler bu sorguya şahit olalım.

                Çoluk çocuk demeden, dünyada binlerce masumun günahına giren gözü dönmüşlerin, Allah'ın verdiği canı yalnızca Allah alır diyen bir dinin mensupları olan ancak, sadece onun gibi düşünmüyor diye “Allahuekber” diye insanları katleden vizdansızların hesabı kesilirken biz de şahit olalım.

Olalım ki yüreğimiz soğusun. Hayırlı ve iyi Ramazanlar...

27.06.2015
Bu yazı 1964 defa okundu.

Diğer Yazıları