YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Süleyman Kasım Şener

ECDAD

Öyle zamanlar, öyle tarihler vardır ki, unutulmaz.

Bir milletin, bir devletin kaderini belirler o tarihler.

İşte bizim içinde 18 Mart 1915 öyle bir tarihtir.

Türkün destanıdır.

Yıllardır kaybetmeye alışmış bir milletin talihinin değişmeye başladığı tarihtir.

57 binden fazla vatan evladının toprağa düştüğü yerdir Çanakkale.

Saatler içinde üzerine 60 bin top mermisinin düştüğü bir cehennemden çıkışın, var oluşun en dayanılmaz acılarının yaşandığı yerdir Çanakkale.

Ölümle yaşamın birlikte dans ettiği,

Kahramanların ölümle dalga geçtiği yerdir Çanakkale.

Düşmandan dost, dosttan düşmanın olduğu yerdir.

Komutanların en önde düşmanın üzerine atıldığı,

Ön siperdeki arkadaşlarının ölümünü seyretmeye dayanamayan, onların yerine ölmeye göze alan mehmetciğin toprağa düştüğü yerdir Çanakkale.

Daracık bir alanda yaklaşık 500 binden fazla asker. Öyle siperler ki karşılıklı laf atışmaların yaşandığı, akşam şakalaşıp ertesi gün bir birlerine süngü sallandığı bir savaş.

Rütbeli subayların cesaretsizli, öngörüsüzlüğünün aksine daha alt rütbeli subayların insiyatif aldığı ve destanlar yazdığı bir savaş.

Öyle bir savaş ki,

aklın durduğu,

mantığın yerini öldürme duygusunun aldığı bir savaş.

İngilizi, Fransızı, Anzağı ile saldıran,

Onlara karşı vatanını canı pahasına savunan ecdadımız.

Ki onların içindeki bin 867 Aydınlı şehidimiz.

Şairin dediği gibi "Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.

Daha savaş biter bitmez kendi insanına sahip çıkan Fransızlar ve Anzaklar!

Biz ise ancak Kıbrıs harekatından sonra Çanakkale'yi yeniden keşfetmeye başladık.

Elin oğlu savaşın hemen ardından Çanakkale'ye gelip ecdanının peşinden koşarken biz ecdadımızı şiirlerle anmaya çalışıyorduk.

Elin gavuru dediklerimiz, daha o zamanlarda ecdanının öldüğü yeri tespit edip gerçek mezarlıklar yaparken, bizim mezarlıklarımız sembolik!

Çünkü biz ecdadımıza sahip çıkamadık.

Onların şehit düştükleri yerleri araştırıp, onların cenazelerini gün ışığına çıkarıp, onlara gerçek mezarlıklar yapamadık.

Dedik ya onların mezarlıklarında cenazeleri var, bizimkiler ise sembolik.

Lafa gelince attık mı mangalda kül bırakmıyoruz; düne kadar 250 bin kayıptan bahsederken bugün, Genelkurmay şehit sayısının 57 binler de olduğunu söylüyor.

Daha dün, erzak yok, silah yok, Çanakkale yokluklar diyarı denilirken bugün hiç de öyle olmadığı gerçeğiyle yüzleşiyoruz.

Biz simgelerin peşine düşüp, üfürükten olaylar üretirken elin gavuru herşeyi açıklıyor.

O elin gavuru diyor ki; "Çanakkale savaşının galibi Türklerdir."

Biz bunu bile beceremiyoruz.

Bu galibiyet kimin tartışmalarına giriyoruz.

Dedik ya biz Çanakkale'yi bilmiyoruz diye.

Çanakkale'yi öğrenmek için daha kaç yıl bekleyeceğiz?

Bir asır yetmedi.

Bir asır daha mı?..

18.03.2016
Bu yazı 1022 defa okundu.

Diğer Yazıları