YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Süleyman Kasım Şener

Kim O!

Bir tarafta 97 can.

Yok olmuş.

Evlere, sevenlerinin kalplerine ateş düşmüş.

O ateş, yurdun dört bir tarafına savrulmuş.

Gözler, öncekinden biraz daha nemli.

Dudaklardan ulu orta sözcükler dökülmüyor.

Ülkede seçim mi varmış?

Kimin umrunda?

Okula giden küçücük çocuklar bile dünkü gibi koşmuyorlar.

Onlar bile anlamış, bir şeyler oldu diye..

Bayraklar yarıya inmiş,

Cemiyet yapanlar bile üzgün.

'Tüh. Diyorlar içlerinden. Tam da gününü bulmuşuz' diyorlar.

Camilerden yükselen ezanlar bir başka.

Gökyüzünde dolaşan bulutlar bile şaşırmış.

Bir el değmiş Anadolu'nun üzerine.

78 milyon o eli arıyor!

Kimin eli bu diye!

Derken Konya'dan sevinçli bir haber geliyor, milyonlar bir anda heyecanlanıyor.

Milli takım mucizeleri gerçekleştiriyor, Fransa'ya adını yazdırıyor.

Mahallenin gençleri şaşkın.

Sevinç gösterileri yapmak istiyorlar,

lakin büyüklerin gözlerinin içine bakınca vazgeçiyorlar.

Babalar 'gol' diye seviniyorlar, 'aferin koçum' diyorlar, hepsi bu.

Bir Türk Nobel ödülü alıyor.

Seviniyoruz.

Ankara'nın göbeğinde 97 can yok oluyor, üzülüyoruz.

Milli takım gol atıyor, seviniyoruz.

Kim demiş ki, "Türkler sevinçte de üzüntüde de bir değiller" diye?

Biz biriz.

Sevincimizde de,

hüznümüzde de.

Çok şey hedefliyor o karanlık eller amma,

Bizi bilmiyorlar ki!

Bizler, o tarih kitaplarında yazıldığı gibi, tek renk bir millet değiliz ki!

Bizim hüznümüz de sevincimiz de bir başkadır.

Bir başkadır benim memleketimin insanları.

Ders kitaplarında öğretilemez o!

Bilindik kalıplarda da değildir,

çizilen şekillere sığmaz.

Sizler.

Uğraşsanız da bütün karanlıkları arkanıza alarak,

Bilin ki,

Bizim güneşimiz

karanlıklara şimşek gibi çakar.

Bilin ki,

Biz bitti demediğimiz sürece hiç bir şey bitmez!

Birilerini kara toprağa verirken göz yaşlarımız düşerken toprağa,

topraktan yeniden yeşerir, yepyeni filizler.

Varsın aylardan ekim olsun.

Varsın içimiz güneşte üşüsün.

Birimiz düşerken toprağa,

Bir diğerimiz haykırır

'Biz buradayız!' diye.

Sizler şaşkın şaşkın bakakalırken,

Biz el ele olur, bineriz tepenize...

Süleyman Kasım Şener

15.10.2015
Bu yazı 1152 defa okundu.

Diğer Yazıları