YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Süleyman Kasım Şener

NE DEĞİŞTİ?

Yıl 2013.

Kuşadası Belediyesi'nde görevli işçiler Değirmendere Mahallesi Demirköprü Mevkiinde çalışma yapıyorlar. Derin deşarj kuyusunda kontrol yapan ustalardan Osman Sarı, kapağı açarak inceleme yapmak istiyor. Kapak açıldıktan sonra metangazı etkisinde kalan Sarı, kuyuya düşüyor. Sarı'nın kuyuya düştüğünü gören ekip amiri Adnan Özkaya ve Veysel Turgut gözlerini hiç kırpmadan yardım için kuyuya iniyorlar. Ama her iki amirde gazdan etkileniyor, kuyuya düşüyorlar.

Bu sefer itfaiyeden yardım isteniyor.

İtfaiyeden Uğur Apaydın ve Hasan Armankaya kuyuya inmeye çalışıyorlar.

Onlar da kuyudan çıkamıyor.

Girenin çıkamadığı kuyuya bu sefer AKUT iniyor.

Veysel Turgut'un cansız bedeni kuyudan çıkarılıyor. Diğer görevlilerden Osman Sarı ve Uğur Apaydın ağır yaralı olarak çıkarılıyor. Nitekim Sarı ve Apaydın tüm müdahalelere rağmen kurtarılamıyor.

Diğer yaralılar ise çeşitli hastanelerde tedavi altına alınıyor.

Aradan 2 yıl geçiyor.

Takvimler 2015'i gösteriyor.

Yine Kuşadası'nda yine metan gazı faciası yaşanıyor.

Rögarda temizlik yapan işçiler metan gazından etkileniyor.

Kuyuya ilk giren İsmail Tavas oluyor. O çıkmayınca Hasan Fıstıkçı Tavas'ı kurtarmak için kuyuya giriyor. Ama ikisi de dışarıya çıkamıyor.

Akut ve itfaiye ekipleri büyük uğraşlardan sonra İsmail Tavas'ı ve Hasan Fıstıkçı'nın cesetlerini çıkarıyorlar.

2013'de de metan gazından zehirlenen ancak yaşama tutunan Hasan Fıstıkçı bu sefer kurtulamıyor.

Her iki olayda Kuşadası ve Aydın'ı yasa boğuyor.

Önceki gün düzenlenen cenaze töreninde yaşamını yitiren işçilerin yakınları "sorumluları bulun" diye haykırırken sorumlular ne yapıyorlardı acaba?

Çalışanlarının, hizmet ettikleri insanların yüzlerine nasıl bakıyorlardı?

Suçlu yada suçlular kimdi?

Suçlu metan gazımıydı gerçekten?

Yoksa, tedbirsiz bir şekilde kuyuya inen işçiler miydi?

Yoksa, o işçilerin güvenliğini sağlamadan işçileri kuyuya indirenler miydi suçlular?

Amirler mi suçlu yoksa o amirlerin üzerindeki yöneticiler mi?

Dünya küresel ısınmayı konuşuyor.

Antartika Kıtası'ndaki erimemin boyutlarını araştırıyor. Ortaya çıkan sonuç inanılmaz! Grölland  Adası'ndaki ve Antartika'daki buzlar şayet tamamen erirse denizin 75 metre yükseleceğini görüyor uzmanlar. Denizin 75 metre yükselmesi tam bir felaket! Uzmanlar bu yükselişin kaç senede olacağını hesaplamaya çalışıyorlar. Bunun için 50 milyon yıl önceki dünyanın durumundan yararlanmaya çalışıyorlar. Çünkü o yıllarda atmosferdeki karbondioksit oranı o kadar fazla ki dünya üzerinde buz yok! Tıbkı, küresel ısınma bu hızla devam ederse bir kaç yüzyıl sonrası dünyamız gibi.

Ve bilim adamları yüzyılda denizin ne kadar yükseleceği üzerinde çalışmalarında sonuç alıyorlar. İçinde bulunduğumuz yüzyılda şayet küresel ısınma bu şekliyle devam ederse deniz suyu yaklaşık 2 metre yükselecek! Bir çok şehir hatta devlet ciddi bir risk altında. Kıyıdaki bu tehlike öyle hiç azımsanacak boyutta değil. Nitekim uzmanların görüşüne göre denizin 2 metre yükselmesi 150 milyonluk Bangledeş Devleti'nde yaklaşık 30 milyon insanın evsiz kalacağı sonucunu ortaya çıkarıyor. Ancak bilim adamları bu yükselmenin önüne geçmek içinde çalışıyorlar. Nitekim Amerika'daki SanFransisco için çalışmalar çoktan başlamış durumda. Denizin üzerinde devasa set inşa etmeye başlamışlar bile. Amerika, bu setler için ciddi bütçe ayırıyor. Tek sıkıntıları bu değil ki! Diğer şehirler içinde çalışıyorlar. Newyork için, L.A. için çalışıyorlar. Avrupada'ki devletlerde bu sorun üzerinde çalışıyor, çözümler bulmaya uğraşıyorlar. Bir kaç yüzyıl içinde deniz suyunun 75 metre yükseleceği öngörüsü çok ciddi bir durum. Ekonomisi iyi ülkeler şimdiden bunun üzerine çalışırken, az gelişmiş ülkeler sadece seyrediyor. Onlar için tek çözüm yüksek yerler kaçmak! Oysa kaçmak çözüm olmayacak. Çünkü en verimli topraklar, su kaynakları hepsi yükselen deniz suyunun altında kalacaklar. Açlık ve susuzluk, denizin yükselmesiyle insanoğlunun karşılaşacağı en büyük sorunlardan olacak.

Dünyanın gelişmiş ülkeleri ve onların bilim adamları harıl harıl çalışıyor. Biz ise, dünya görüşü iktidarla aynı görüşte olmayan bilim adamlarını dışlamakla meşgulüz. Onların nasıl bir bilim adamı olduklarını hiç umursamadan, yapacakları hizmetlere hiç değinmeden, sadece dünya görüşlerine göre değerlendiriyoruz. Şayet iktidar yanlısı iseler "bravo" değillerse "tu kaka!"

Yer Kuşadası.

Bilim adamlarının öngörülerine göre 23ncü yüzyıl sonlarında yeryüzünde esamesi olmayacak Kuşadası. Bugün için bizim gözbebeğimiz. Turizm cennetimiz.

Önceki gün cenaze töreni vardı Kuşadası'nda.

Tıbkı 2 yıl önce olduğu gibi.

Hayatını kaybeden işçi yakınları bağırıyorlardı "sorumluları bulun" diye. Tıbkı 2013'de olduğu gibi.

Yıl 2013 olmuş, 2015 olmuş, 23.yüzyıla girmişiz hiç fark yok gibi..

Bu böyle gitmez.

Bizim kaderimiz bu olamaz

Olamaz.

Olmayacak!

08.08.2015
Bu yazı 965 defa okundu.

Diğer Yazıları