YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Süleyman Kasım Şener

NE KADAR SES O KADAR OY MU?

7 Haziran Seçimleri yaklaştıkça partilerin propagandaları da gittikçe hız kazanıyor. Seçime katılan her siyasi parti her ortamda sesini duyurabilmek için elinden gelen çabayı gösteriyor. Mitingler, kahvehane toplantıları, v.s. Ancak siyasi partilerin seçim çalışmalarında kullandıkları, halkınsa hiç tasvip etmediği bir yöntem var ki bunu nasıl çözeriz, doğrusu bilemiyorum? Bu sorun ne mi? Elbette ki ses sistemine sahip partilerin kullandıkları seçim araçları!

Burada istisnasız her bir parti, bu yöntemi kullanıyor. Hem halk olarak buna kızıyoruz, hem de inadına bu yöntemi kullanmaya devam ediyoruz.

Bu araçlardan yayınlanan müziklerle, reklamlarla yada liderin sesini yayınlamakla, halk o partiye oy mu veriyor? Hiç sanmıyorum. Üstelik bu araçlar, özellikle farklı siyasi partilerin araçları, karşı karşıya geldiklerinde sesi daha da açıyorlar. Yani ne kadar ses o kadar oy mübarek! Yada benim sesim senin sesini geçer! Oylar bana!

Siyasi parti yetkilileri, il'in yetkilileri. Sizlere sesleniyorum! Bu gürültü kirliliğine bir dur deyin. Burada öncelik siyasi partilerde. Bir centilmenlik anlaşmasıyla bu sorunun üstesinden gelinebilir. Yeter ki istensin.

Kamu görevlilerine de sesleniyorum. Görevinizi yapın. Bu araçlardan çıkacak sesin şiddetinin mutlaka bir değeri vardır. Bu değerin üstünde yayın yapanı uyarın. Göreviniz yapın. Hangi parti olursa olsun görevinizi yapın.

İleri Türkiye diyoruz. Gelişen Türkiye diyoruz. Ancak yaptıklarımızla söylemlerimiz birbirini hiç tutmuyor. Günümüzde iletişim yöntemi o kadar çok ki! Siyasi partiler bu yöntemleri kullanmalı. Medyayı kullanmalı. Reklamlarla, tanıtıcı broşürlerle partiler tanıtımlarını yapmalı. Araçları posterlerle süslemenin elbette bir sorun teşkil ettiği söylenemez. Ancak, araçlar giydirme tabir edilen süslemelerle bezendiğinde plakalarda değişiyor. O siyasi partinin logosu plaka yerine konuluyor. Bunun kanunda yeri var mı? Zannetmiyorum. Bazı adaylarımızda plakalarının üzerine kaplama tabir edilen ve kendi isimlerini yazan plakalarla değiştiriyorlar. Bunun da yasalarda yeri var mı? Bilemiyorum. Bu konuda özellikle emniyet üzerine düşeni yapmalı. Burada da hangi siyasi parti olduğuna bakılmadan, ayrımcılık yapılmadan bu sorun çözülmeli.

Adil bir seçim diyoruz. O zaman herkese adil olmakta fayda var. Yazımızın başında da dediğimiz gibi sesli araçlardan yapılan propaganda insanımızı kızdırıyor. Bazı durumlarda rahatsız ediyor. Hastası olan var, cenazesi olan var, dinlenen var, cemiyeti olan var. Partilere sesleniyorum: Halk bu yöntemi istemiyor.

İnsanımıza rağmen mi, yoksa benim insanımın isteklerimi?

Bakalım.

Ne olacak göreceğiz. İyi haftalar.

18.05.2015
Bu yazı 957 defa okundu.

Diğer Yazıları