YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Süleyman Kasım Şener

SAAT

Özellikle çocuklarını okula gönderen veliler, daha güneş doğmadan çocuklarını okula gönderdiklerinden dolayı isyanlarda. Karanlıkta çocuklarını okula gönderdiklerini belirten veliler, saatlerin yeniden ayarlanması için imza kampanyaları bile düzenlediler. Bakanlık ise 'saat ayarını' değiştirmeme' kararı aldı.
Veliler bu karar tepkili.
Aydın'da Milli Eğitim Müdürlüğü bu sıkıntıyı bir şekilde çözmeye çalışıyor. Daha önce 7.30'da başlayan dersler 8.00'de başlatılıyor. Ancak yine de özellikle uzak yerlerden çocukların gelip gittiği düşünülürse bu ara çözüm tam olarak sorunu çözmüş değil.
Ancak atılan iyi niyetli adım bir nebzede olsun Aydın için sorunu çözmüş görünüyor.
Yaz saati kış saati derken meselenin aslında neredeyse yüz yılı aşkın bir süredir sürdüğünü görüyoruz.
Yaz saati fikrini Benjamin Franklin'in 1784 yılında ortaya çıkarsa da, tatbikatın asıl başlangıcı Birinci Cihan Harbi'nin hüküm sürdüğü yıllara dayanıyor. Harbin tüm hızıyla devam ettiği günlerde bazı ülkeler, elektrikten tasarruf için saatlerde ayarlamalar yapmayı planladı. İlk defa Almanya, müttefikleriyle beraber, 1916-1919 yılları arasında yaz saatini tatbik etti. Savaşın bitmesiyle de tatbikattan vazgeçti. Fakat bu uygulama sonraları diğer ülkelerden de kabul görerek, Afrika dışında hemen hemen bütün dünyaya yayıldı.
İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanı olduğu dönemde mevzu masaya yatırıldı. Nihayet 1 Temmuz 1940 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla uygulama başladı. Fakat halktan, beklenen rağbet gelmedi. Özellikle Anadolu'da saatlerle hiç oynanmadı. Zaten Adnan Menderes'in iktidara gelmesiyle birlikte (1952) bu benimsenmeyen uygulamaya son verildi.
Türk siyasetinde sağ ve sol iktidarlar arasında gizli bir inatlaşmaya dönen yaz saati meselesi, İnönü'nün iktidar olmasıyla birlikte tekrar gündeme geldi. Yaz saati, 1962 yılında uygulandı ise de bu ancak bir sene sürdü. Bülent Ecevit'in iktidara gelmesinden sonra yaz saati uygulaması son yıllardaki şeklini aldı. Turgut Özal hükûmeti iş başına gelince, Batı'yla irtibatı zorlaştırdığı ve yapılan enerji tasarrufunun çok küçük bir rakam olduğunu gerekçe göstererek “yaz saatini” yine kaldırdı. Bunun yerine dönüşümlü olarak kış ve yaz saati uygulandı ve günümüze gelindi.
Enerji tasarrufu sağladığı gerekçesiyle uygulanan yaz saati tatbikatının, günümüzde fonksiyonunu kaybettiği tartışılıyor. Zira, elektrik 70 yıl öncesindeki gibi sadece aydınlatmada değil, hayatın her sahasında kullanılıyor. Yaz saati uygulamasıyla Türkiye'de yapılacak elektrik tasarrufun %0,69 olacağı tahmin ediliyor. Fakat bu uygulama ile ülkemizin, ithalat ve ihracatının % 68'ini yaptığı Batılı ülkelerle saat farkı 2 ila 4 saat arasına çıkıyor. Bu da ekonomik münasebetleri ve işlemleri zora sokuyor. 
2015 yılında ülkemizde toplam 264 Milyar kWh. elektrik tüketildi. Bu elektriğin (% 91.1) 238,6 milyar kWh'lik kısmı, (GMT+2) zaman dilimindeki illerimizde, kalan 25,4 milyar kWh'lik kısmı da (%8,9) (GMT+3) zaman dilimimdeki illerimizde harcandı. (GMT+2) zaman dilimi içinde kalan coğrafyada, 53 vilayet yer alıyor ve burada 64 milyon kişi yaşıyor. Ülkemizin küçük bölümü ise (GMT+3), yani C standart saat diliminin batısında yer alıyor. Bu coğrafyada, 28 vilayet bulunuyor ve burada 16 milyon kişi yaşıyor. Yani nüfusun % 20,75'i, sanayinin %10'u, bu bölgede bulunuyor.
Tasarruf mu yoksa başka bir şey mi?
Her ne sebepten dolayı olursa olsun insanımız özellikle çocuklarını karanlıkta okula göndermekten dolayı mutsuz. Çocukların uyuyacağı saatte, daha hava aydınlanmadan yollara düşmesi herkesi kaygılandırıyor. Ve bu uygulamanın derhal sonlandırılması isteniyor.
Türkiye, 17 milyon 544 bin konutun bulunduğu saat dilimini değil, 2 milyon 965 bin konutun yer aldığı dilimi tercih ediyor.
Yani asıl çoğunlukta olan, 19 milyon öğrenci ve öğretmenin yaşadığı alan sabah karanlığına teslim ediliyor.
Yönümüzü batıya değil de doğuya döndürdük.
Her sabah, yeni bir gün. Kuşku yok.
Lakin, saat kaç?

19.12.2016
Bu yazı 774 defa okundu.

Diğer Yazıları