YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Süleyman Kasım Şener

Sarı İmam

Öyle bir vatanda yaşıyoruz ki herkesin gözü üzerimizde. 

Bu dünde böyleydi bugünde böyle.

Kimi zaman işgal edilmeye kalkışılan, kimi zamanda hain saldırılara maruz kalan bir vatan.

Bizim vatanımız.

Daha dün, 15 Temmuz’da dış destekli hainler bu vatanı ele geçirmeye çalışırken 248 can toprağa düştü.

Bundan 97 yıl önce ise Yunan çizmesini, Yunan mezalimini gördü bu topraklar.

Dün de, bugün de vatanımıza sahip çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz.

Çünkü burası bizim VATANIMIZ.

Tapusu da; Karatepe, Erbeyli, Germencik ve Gözpınarı.

Bugün 22 Ağustos 2016. Bundan 94 yıl önce Gözpınarı’nda yaşananlar, orada ki mezalim..

Unutmayacağız.

Unutturmayacağız..

Bugün Gözpınarı’nda, vatan uğruna toprağa düşen tüm şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz.

 

SARI İMAM

22 Ağustos 2015 tarihli makaleden

Komutanın canı bal istemişti. Öyle ya o Yunanlı Komutandı. Buraları O’ndan soruluyordu. Hemen atına bindi. “Ben size balın hasını getircem komutanım” diyerek gözden kayboldu.

Atını doğruca Araplı Köyü’ne sürdü. Araplı Köyü’ndeki balcı Halil Ağa’dan komutanın istediği balı alırım diyordu.

“Ağa, bana bal lazım” dedi, Araplı Köyünde, balcı Halil Ağaya.

“Elimde bal kalmadı, geçen gün sattım. Ancak birkaç gün beklersen sana balın hasını veririm” dedi Halil Ağa.

Canı sıkıldı.

Köy Kahvesine geçti.

“Sen ne arayın len burada?”

Vatanını savunmak için dağlara çıkan bir grubun içinden gelmişti bu ses. Tesadüf ki onlarda erzak temini için köye gelmişlerdi.

“Len bu Sarı İmam dedikleri dönek! Yunanlıların işbirlikcisi! Hain len bu!”

Sarı İmam, titredi. Kendine doğru doğrultulan mavzerin ucu gözünün önüne geldi.

“Len sen ne yapıyon, Yunanı başımıza mı toplecen?” diyerek mavzere dokunan köylü, Sarı İmam’ın canını kurtarmıştı. Mavzer ateşlenirken, köylü dokunmuş, mermi Sarı İmam’ı sıyırmıştı.

Can havliyle koşmaya başladı Sarı İmam.

Atını unuttu. Kendini unuttu. Koştu. Koştu.Koştu…

“Komutanım. Canımı zor kurtardım. Size karşı mahcubum, istediğiniz balı getiremedim. Araplı Köyü’nde çeteler vardı, az daha beni öldürüyorlardı” derken hala göz göze geldiği o mavzerin etkisi altındaydı.

Yunanlı komutan hemen emrindeki askerleri topladı. Araplı Köyü’ne vardıklarında, köylüler kadın ve çocukları köyden kaçırmayı başarmışlardı.

Köy meydanında erkekleri topladılar. Yunanlı komutan köylülerden 5 kişiyi gösterdi. Hemen ellerinden ayaklarından bağlanarak, pinar ağacına baş aşağı bağladılar. Bu esnada köyde direnmeye çalışan 12 kişiyi katlettiler.

“Bağlayın bunları” dedi Yunanlı komutan, meydanda toplanan erkekleri göstererek.

Elleri arkadan bağlanmış 44 adam mezarlığa doğru yürütüldüler. Komutanın, “Ateş serbest” dediği anda bir kıyamet koptu Araplı’da. Bir bir düşerken canlar yere bir gelincik fışkırdı topraktan. Bir can daha düşerken bir gelincik daha.

***

Günlerdir dağdaydı Araplının kadın ve çocukları. Korkuyorlardı. Ancak babaları, kocaları, ağabeyleri köyde kalmışlardı. Gavur Yunan onlara bir şey yapmasa bari diyorlardı içlerinde.

“Yürüyün. Ölecesek hep birlikte ölelim. Gidip bakalım bizimkilere” dedi kadınlardan biri.

Köyün girişindeki pinar ağacı karşıladı onları. Elleri ayakları bağlı, baş aşağı asılmış 5 yiğit vardı onları bekleyen. Kadınlar, çocuklar ağlamaya başladılar. Ağıtlar yükseliyordu gökyüzüne.

“Bizim adamlar nerdeki?” dedi içlerinden biri. İsimleriyle bağırarak seslendiler ancak cevap alamadılar. Çoluk çocuk aramaya başladılar köyün içinde.

***

“Allah” diye bir çığlık yükseldi köyün mezarlığı tarafından. Köylü kadınlar, çocuklar bulmuşlardı kocalarını, babalarını, efelerini. Sıcaktan kokan cesetleri elleriyle oracığa gömdüler kadınlar. Kimisinin babası, kimisinin kocası, kiminin efesi. Sene 22 Ağustos 1922’ydi. Yer Aydın’ın Araplı Köyü’ydü…

Yıllar sonra öğrenildi Araplıların başına gelenler. Adını değiştirdiler. Gözpınar koydular. Ağlamaktan gözpınarı kuruyan insanların anısına, pinar ağacında elleri ayakları bağlı baş aşağı asılan 5 erin adına.

Sarı İmam’a ne oldu derseniz, kaynaklarda bir bilgi yok hakkında.

Amma. Siz yine de etrafınıza bir bakın.

Belli mi olur, buralarda bir yerdedir belki de.

Ne dersiniz?

***

Gözpınar’da Yunanlılar tarafından katledilenlerden 42 sinin ismi belirlendi:

Softaoğlu Ali, Köy İmamı, Hırbeşoğullarından Koca Ahmet’in babası Mestan, Matrak Hüseyin, Karahaliloğullarından Halil,  Halil’in karısı, Hırbeşlerin gelini, Hacılardan Mehmet, Gülizar’ın 11 yaşındaki kızı Arzu, Osmanoğullarından Mehmet, Karabacaklardan Gülizar’ın babası, Karınınoğlu Mehmet Efe, Mestan’ın Ali Köselerli Osman (Aygün), Köselerli Hüseyin (Aygün), Köselerli Mehmet (Aygün), Köselerli Mehmet (Aygün) karısı Hafize, Eminelerin torunu Salih, Köselerli Osman’ın karısı, Köselerli Hüseyin’in karısı Gülizar, Avcılardan eski muhtar İsmail Avcı’nın dedesi, Avcılardan eski muhtar İsmail Avcı’nın ninesi, Karınınoğlu Mehmet’in karısı, Kamil Akçay’ın babası, Köselerli Mehmet’in 6 aylık kızı, Karahaliloğullarından  Halil’in karısı, Hacı Osman’ın kızı Nefise, Hacının gelini Hafize.

Şehitlerimizin ruhları şad olsun.

Süleyman Kasım Şener

 

22.08.2016
Bu yazı 1313 defa okundu.

Diğer Yazıları