YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Süleyman Kasım Şener

ZOR GÜNLER

Hükümetin kurulup-kurulaması, seçimlerin ne zaman yapılacağı, terör derken hep ikinci planda kalan ekonomi ve verileri şimdilerde canımızı acıtmaya başladı. Dolar ve Avro'nun psikolojik sınır olan 3 lira üzerine çıkması, altının da bunlara ayak uydurarak 3 yıl önceki seviyesine ulaşması başta ekonomi dünyası olmak üzere genel olarak bir karamsarlığa neden oluyor. Hele bir de dün Moody's'in zayıflayan Türk Lirası'yla ilgili açıklaması tüm bunların üzerine tuz-biber oldu.

Moody'in analizine göre, dış borç ülkemizin üzerinde kara bir bulut.

Moody's ne demek istiyor derseniz, işin uzmanları ekonomide fırtına öncesi sessizlik diyorlar. Peki bizler neyle uğraşıyoruz? Daha doğrusu yetkililer, devlet büyüklerimiz bu durum karşısında ne yapıyor? Bilen var mı?

Şu anki durum sanki "saldım çayıra Mevlam kayıra"dan farklı bir tutum mu?

Elbette içinde bulunduğumuz durum da terör olayları birinci önceliğimiz. Erken seçim de önceliğimiz. Ama aynı ölçüde ekonomi de birinci önceliğimiz olmalı. Ancak baktığınızda maalesef ekonomi oldukça alt sıralara düşmüş durumda.

Oysa, bundan yıllarca önce başbakanlık önünde yazar kasayı fırlatan esnafın o eylemi yaptığında dövizdeki artış yanlızca yüzde 18 idi. Ocak 2015'den bu güne dövizin Türk Lirası karşısında yaklaşık yüzde 22 değer kazandığını düşünürsek tablonun ne kadar vahim olduğunu anlamakta biraz daha doğru olur diye düşünüyorum. Tabi ki o dönemdeki özellikle finans sektörünün zayıf olduğunu, bugünkü anlamda güçlü bir yapısının olmadığını da hatırlatalım. Ancak özellikle dış borç stoğunun çok fazla olmasının da önemli bir zayıflık olarak görülmesi gerektiğini bizler değil, işin uzmanları söylüyor.

Ekonomide yaşanan kırılganlıkların bedelini sadece bir kaç finans kuruluşu değil, ülkenin tamamı ödüyor.

Başa dönecek olursak Moody's açıklaması aynı zamanda ülkemizin bu yılki ve sonraki yıldaki büyüme tahminlerini de etkiliyor.

İşte bam telide burada zaten.

Büyüyemiyoruz demek aslında küçülüyoruz, işsizliğimiz artıyor, ödeme dengelerimiz bozuluyor demek. Yani fakirleşiyoruz. Alım gücümüz azalıyor. Mutlu olanların oranı mutsuzların oranının çok altında kalıyor demek.

Önümüzdeki günlerde ülkemiz ve insanımızı zor günler bekliyor.

22.08.2015
Bu yazı 898 defa okundu.

Diğer Yazıları